1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Cesurer: “Özelleştirme değil, peşkeş ve çıkar"
Cesurer: “Özelleştirme değil, peşkeş ve çıkar"

Cesurer: “Özelleştirme değil, peşkeş ve çıkar"

Cesurer, Hükümet programında yer alan “Elektrikte üretim, iletim ve dağıtım birimleri ayrıştırılacaktır” noktasına değinerek, ayrıştırmanın özelleştirmenin ilk adımı olduğunu belirtti

A+A-

Eniz Orakcıoğlu

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) Başkanı Çağlayan Cesurer, Yeni Bakış gazetesine konuşarak özelleştirmeler, hükümet, hükümet programı ve ekonomik protokolle ilgili değerlendirmelerde konuştu.

Cesurer,hükümet programında yer alan “Elektrikte üretim, iletim ve dağıtım birimleri ayrıştırılacaktır” noktasına değinerek, “Ayrıştırmalara baktığımız zaman dünyadaki örneklerinde enerji sektörünü özelleştirebilmek için öncelikle üretim, iletim ve dağıtım olarak bölerler, şirketleştirirler ve gereğini yaparlar. Bu nedenle biz programın ve hükümetin neye hizmet edeceğini, amacın ne olduğunu gayet iyi bilmekteyiz. Gerekçe belirtilmeden hükümet tarafından atılan bu adımların sebebi kurumların elden çıkartmaktır ki maalesef bugüne kadar hep orta yere konulan politikalar kurumun elden çıkarılmasıyla ilgiliydi. Ama geçmişte battı denilen ve geçen dönemlerde tahsilat yapamaz o yüzden biz tahsilat ayağını özelleştirelim denilen KIB-TEK, yıllardır sendikanın talep ettiği elektrik sayaçlara geçme noktasında ortaya koyduğu performansla sayaçların yüzde 99’unu değiştirdi ve bugünkü tahsilat oranları da yüzde 96’ları aşmış durumdadır. Dünyadaki örneklere bakıldığında ise bu oranlara çıkmak hayaldir, Örneğin Türkiye’de özel şirketler olmasına rağmen bazı bölgelerinde yüzde 60’lara varan kaçak var” dedi.

“KIB-TEK’in sorununun yönetseldir”

Şu anda KIB-TEK’in sorununun yönetsel olduğunun altını çizen Cesurer, “Yönetsel olan sorun da ancak özerk ve profesyonel bir yapıyla güçlendirilebilir. Siyasilerimizin bu noktada net olarak bilmeleri gereken bu kurumlar kimseye babalarından miras kalmamıştır, o yüzden toplumun malı olan bu kurumları da en iyi şekilde nasıl yönetebilirizin çalışmasını yapmaları gerekir” şeklinde konuştu.

“Özelleştirme değil, peşkeş ve çıkar vardır”

Bugün bu ülkede hiçbir yerde özelleştirme yapılmadığını vurgulayan Cesurer, “Yapılan şeyin adına özelleştirme denmektedir. Ercan örneğine bakıldığı zaman orada özel bir firmaya 25 yıllığına yeni bir havaalanı açma imtiyazı sağlanmıştır. AKSA örneğinde ise alım garantisi verilmiştir. Adına özelleştirme denen bu örneklerde rekabeti artırıcı unsurlara rastlanmamaktadır, bu yüzden de genel olarak bakıldığında bizim ülkede özelleştirme değil, birilerine çıkar, peşkeş sağlamakla ilgili ve kurumları devretmekle ilgili bir çalışma vardır. Bizim bu noktalarda bu adımlar atılırken seyirci kalmamız mümkün olmayacaktır, o yüzden de yine söylüyorum bu kurumlar kimsenin babasından miras kalmamıştır” diye konuştu.

“Hükümette de ciddi belirsizlik var”

Cesurer, sözlerine şu şekilde devam etti; “Özelliklede birileri sırf bir sonraki seçimde aday olacağız diye 3 gün önce istifa ettikleri partiye dönüp güvenoyu veriyorsa bu hükümete de ciddi bir belirsizlik olduğu anlamına gelir. Eğer birileri toplumun geleceğini karartmak için ve bir sonraki seçimde ben aday olurum hesabıyla gözü kapalı her şeye onay verecekse bizlerin bunlara seyirci kalmayacağımızın bilinmesinde fayda var.”

“Protokol gözü kapalı imzalanırsa gidilecek nokta bellidir”

Ekonomik protokole de değinen Cesurer, “Bugüne kadar imzalanan ekonomik protokollere baktığımız zaman özellikle kurumlarımızın ve ülkenin bütününün geldiği nokta bellidir. Protokolü gözü kapalı, hemen imzalarım denilen noktada ise gideceğimiz köyün minareleri de bellidir. Geçmiş dönemlerde, özellikle 2012 yılında yapılan protokollerde ‘kamu eli ile santral yapılamaz’ ifadeleri vardı. Ne ilginçtir ki o dönemde Sayıştaylık raporu vardır ve bu rapor diyor ki; ‘Eğer siz kamu eli ile santral yapmaz ve bunu özel firmaya verirseniz 1 Milyar 85 Milyon Amerikan Doları ekstradan ödeme yapacaksınız.’ Buna rağmen 2012 yılındaki Sayın Büyükelçinin imzalanan protokollerle ilgili KIB-TEK’in iyi yolda gittiğini söylemişti” dedi.

Cesurer, sözlerine şu şekilde devam etti; “Böyle bir yapıda bizim yapılan protokollere güven duymamız ya da topluma yapacağı zararları göre göre devam etmenizin topluma hiçbir faydası yoktur. Zaten bugüne kadar her imzalanan protokolde daha iyi olacağız dediğimiz noktada maalesef bir kurumumuzu kaybettik ve kaybetmeye de devam ediyoruz. Bu nedenle orada ne yazdığı değil kimin ne yapacağı bizim için çok daha önemlidir, çünkü geçmişte de belirttiğim gibi çok ifadeler yazılıp çiziliyor, özellikle de kurumlarımızla ilgili ciddi bir saldırı var. Maalesef telefon, elektrik ve limanlarla ilgili yıllardır yatırım yapılmamasının altında yatan gerçekte budur. Geçmiş yıllarda yatırım yapan KIB-TEK’e baktığınızda yönetim kurulunun gözünü kapatıp bu kararları hayata geçirdiğini söyleyebilirim. 2015 yılında bu ülkede 35 megabyte santral yapıldı ve hiçbir siyasetçimiz bu açılışa katılmadı. Bugün bu ülkede bir çiçekçi dükkânı açılırken hepsi turnalar gibi dizilirken, 35 megabyte’lık santral bu ülkeye geldi ve santralleri bu ülkeye getirenleri görevden almaya çalışanlar, maalesef açılışlara da gelemedi. Bunun sebebi de imzalanan protokollerdir. Doğru yapanın yanında olacağız, yanlış yaptığı gün de gerekli mücadele yapılacaktır. Çalışma barışı bozulursa da bunun sorumlusu bizler olmayacağız.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.