1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. ÇEVRE BASKISINA DİKKAT…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇEVRE BASKISINA DİKKAT…

A+A-

“Ne hakları var buna…

Orası benim de sayılır ve benim yokluğumda batıracak duruma getirdiler.

Ne yüzlerini, ne kendilerini görmek isterim.”

Haksız sayılmazdı benim gibi Baflı olan kişi…

Konu 5 Mayıs’ta Baflıların Baf’a düzenledikleri toplu geziye katılalım mı, sorusuyla tatlı başlamı,ş o cümleye kadar tatlı gelmişti. “Gitmem artık,” diyordu Baflı ve “ne yüzlerini ne kendilerini görmek isterim”…

Sonradan hak verdim ona.

Söylediklerinde %100 doğruydu.

Ama…

Bırakıp gitmek olur muydu sevgiliyi, git dedi diye…

Unutmak, sırt çevirmek…

Ve bir daha görmemeyi göze almak…

Mümkün müydü?

Nokta.

Yine benim gibi bir Baflı…

İstanbul’da okurken, Baf’ta olduğumuz gibi hiç ayrılmamıştık.

Hatta aynı evde kaldık bir dönem.

Doktor oldu…

Evlendi…

Eşi TC’li…

Türkiye’de çalışabilmek için gösterilen şehre çalışmaya gitti.

Sonra TC vatandaşı oldu, eşinin memleketine yerleşti.

 Ve irtibatımız uzunca bir süre koptu.

Derken telefonunu buldum.

Aradım.

Şaşırdı.

İlk aradığımda Baf’ta olduğu gibi muzipçe, “Sesimi duymak istersen sen ara, ben aramam” demişti.

Aklıma her geldiğinde ararım…

Uçak korkusu olduğu için Kıbrıs’a seyrek gelebiliyor.

Geldiği zamanları kollayıp arkadaşlarla buluşmak için ben de o günlere denk getiriyorum gelişlerimi…

Arkadaşlarla buluşup eskilerden bahsediyoruz.

 Sanırım bir ay kadar önceydi…

Lise arkadaşların toplanacağını, onun da gelmesini söylemek içi aradım.

-Umre’ye gidiyorum Allah sana da nasip etsin” dedi.

Şaşırdım, çünkü camiye bayramdan bayrama bile gitmezdi.

-Hayırlısı olsun, dedim…

Dün.

Özlemişim, yolda giderken aradım yine.

Eşi çıktı.

-Buyurun, dedi.

-Arkadaşıyım kendisi yok mu, dedim.

-Camiye gitti, dedi.

Telefon elimden düştü.

RTE…

AKP hükümeti…

Ve diğerleri…

Kıbrıs’ta Kıbrıslı olarak yaşayan bizleri kendilerine benzetmek için her şeyi yaptılar.

Hala yapıyorlar…

Çünkü biliyorlar ki o bahsettiğim arkadaşım gibi çevreye uyum sağlamak için farkında olmadan onlar gibi olursun.

Biz bukalemun değiliz oysa.

Her kıyafete giremeyiz ama zayıf halkalar elbet bulunur…

Uymayanlar da zaten çekip giderler.

“Orası benim de sayılır, ne hakları var bunu yapmaya” dedi ve “bir daha gitmem” diye devam etti…

İki Baflı için de…

Bırakıp gitmek olur muydu sevgiliyi, git dedi diye…

Unutmak, sırt çevirmek…

Ve bir daha görmemeyi göze almak…

Mümkün müydü?

Diyebilirim ancak…

Taşınan nüfus…

Yapılan camiler…

Ve işlenen her suç…

Ne içindir sanıyorsunuz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.