1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Çevre sevgisi, evlât sevgisine eştir…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çevre sevgisi, evlât sevgisine eştir…

A+A-

Çevre değerlerimizin artan şiddette saldırıya, yıkıma ve talana hedef olması, ülkemizin en ayıplanacak hallerinden biridir. Çevre bilinciyle donanmış olanlarımızın gücü, artan sayıdaki magandalıklarla başa çıkabilmekte başarılı olamıyor. Çevreyi kirletmek ve bozmak doğal bir davranış biçimiymiş gibi algılanmakta ve bu davranış biçimine karşı itiraz etmek isteyenlerimiz de, çevrenin yanı sıra saldırıya uğramaktadır. 
   Birkaç ay önce Lefkoşa’da çevreye duyarlı bir gencin yediği dayağı öğrendiğimde, çevre magandalığının ulaştığı boyut karşısında ürperdim. Meydan dayağı atılan bu gencin tek suçu, kendi yaşındaki birkaç gencin arabalarındaki çöpleri bir poşet içinde yola savurduklarına tanık olduktan sonra “Siz ne yapıyorsunuz böyle?” anlamında onlara kendi arabası içinden el – kol işaretinde bulunmasıydı. Çevreyi kirletenler tarafından izlenen genç, arabasını park ettiği sırada takipçileri tarafından yakalanmış ve acımasızca dövülmüştü.   
   Çevre bilinci temel bir öğreti olarak algılanıp daha ilkokul yıllarında çocuklarımızın öğretim programına konulmalı. Topluma yönelik örgün eğitimin de temel konusu yapılmalı. Bunu başaramazsak, tüm çevre ve doğa değerlerimizi yitirdiğimizi göreceğimiz günler uzak değildir. Çevre sevdası herkeste bir yaşam biçimine dönüştürülmeli. 
             *       *      * 
   Çevre yıkımı, hem de her alanda, iflah olmaz duyarsızılar tarafından o kadar hızlı biçimde yapılmaktadır ki
Çocukluğumuzda tanık olduğumuz biyolojik çeşitliliğin olgunluk yaşlarımızda alabildiğine yoksullaştığını, temizliğin ve düzenin yok edildiğini, doğa zenginliklerimizin dağ, taş, ağaç ve orman demeden ülkemizin haritasından silindiğini, kültürel mirasın güneşe terk edilen buz misali eridiğini büyük bir acıyla gözlemliyoruz. Bu kadar kısa zamanda yaşamımızda böylesine bir çevresel yoksullaşma oluşabiliyorsa, geleceğe kaygıyla ve hatta dehşetle bakmamak olanaksızdır… 
   Temel ve örgün eğitimle, çevreciliğin evlât ve yurt sevgisinin, medeniyetin, toplumsal sağlığımızın ve Tanrı’ya şükranın gereği olduğu yediden yetmiş yediye tüm insanlarımıza öğretilmelidir.
   Yeni nesillere yıkılmış ve talan edilmiş bir çevre, körletilmiş ve yoksullaştırılmış bir doğa, çürütülüp eritilmiş bir kültürel miras bırakmak evlât sevgisiyle de bağdaşmaz. Evlâdını seven, evlâdının çevresel mirasına da özen gösterir. Yurdun çevresel, doğasal ve kültürel zenginliklerini talan etmenin yurtseverlikle bağdaşır yanı var mıdır?.. “Yurt” dediğimiz zaten o çevresel değerlerin toplamından başka nedir ki?..  Çevre, doğa ve kültürel miras duyarlılığı, medeniyetin ta kendisidir... 
            *       *       *
   Medeniyetin ruhuna saldıranların medeniyetle ilgisi olamaz… Dengeleri bozulmuş, kirletilmiş sağlıksız bir çevrede birey ve toplum sağlığının sürdürülebilmesi olanaksızdır. Tanrı’nın yarattığı değerlere kastetmek, o değerleri haritadan silmek, Tanrı’ya duyduğumuz şükranla örtüşemez. Tanrı, yarattıklarından ve yarattıklarını bize hem nimet ve hem de emanet olarak sunmasından dolayı kutsaldır ve büyüktür.
   Çevreye dair kaygılarımızdan kurtulabilmek için, yediden yetmiş yediye herkesi bu bilgilerin öğretisinden geçirmeliyiz. Öğrenen ve öğrendiğini yürekten özümseyen insan, donandığı bilgileri mutlaka yaşam biçimine dönüştürür. Ve donatıldığı bilgiler çevre bağlamındaysa eğer, çevrecilik de mutlaka onun için yaşam biçiminin ta kendisi olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.