1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Çevre sorunlarının çevresinden dolanıyoruz…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çevre sorunlarının çevresinden dolanıyoruz…

A+A-

Birkaç gün önce Ercan Devlet Havaalanı’na gidip dönmem gerekti. Kaç zamandır bu yolu kullanmıyordum… Bir de ne göreyim!.. Haspolat’la Ercan arasındaki orta refüjde bulunan ağaçlar, oralardan geçmediğim süre içinde yok edilmiş. Çırılçıplak bir yolda, alıştığımızdan çok farklı bir manzara…Ve beni rahatsız eden bir eksiklik; o yemyeşil ağaçların trajik eksikliği!.. Oysa o yolda yıllarca gidip gelirken refüjün içinde yavaş yavaş büyüyüp gelişen bu ağaçları gördükçe nasıl mutlu oluyorduk!.. Yetiştirilmesi yıllar alan ağaçlar bir anda yol manzarasının içinden acımasızca kazınıp yok edildi…
  
Az sonra arabamı yol kenarındaki bir restoranın park yerinde durdurup oradakilere “yahu ne oldu o güzelim ağaçlara?” diye sormaktan kendimi alamadım. Acı gerçeği öğrenmek üzüntümü daha bir derinleştirdi. Meğer anayolun çehresini olumsuz şekilde değiştiren ağaç katliamını Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın ekipleri yapmış!.. Orta refüje beton bariyerler yapılacakmış da, bu ağaçlar artık gereksiz görülmüş!..
  
Hey Tanrım; nelere tanık oluruz bu gariplikler ülkesinde!.. Bu dizi halindeki ağaçlar doğal bariyerdiler zaten. Geceleri de ışık kırıcı rolünü üstlenip o çok işlek yolda karşılıklı yol alan sürücülerin güvenliğini sağlarlardı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri arasında bu gerçeği bilen ve katliamı durduracak bir yetkili yok muydu?.. Varın beton bariyerlerinizi dikiniz efendiler; ama varsın ara yerde o güzelim ağaçlar da yaşamlarını sürdürselerdi. Yazıklar olsun!..  
     *       *       *
  
Bu ülkenin çevre sorunları, yeşile düşmanlık artık başa çıkılmaz boyutlarda. Çevreye duyarlı olanlarımız açısından 2011’in başları umutlar taşıyordu. 2011 çevre yılı ilan edilmişti ya, o yüzden... Başlangıçtaki umutlar da, artık çevreye ilişkin güzel ve etkin işler yapılacağına dairdi.
  
Aynı yılın içinde çevreyi katledenlere karşı ciddi yaptırımlar içeren ve Çevre Dairesi’nin çevresel sorunlarla mücadelede yetkilerini artıran yasa da geçirildi. Gelgelelim, geçirilen yasaya karşın ilan edilmiş çevre yılında da ülkemizin kronikleşen ve utanç veren çevre sorunlarına dair dikkate değer hiçbir şey yapılmadı.
  
Acı gerçeğimiz şu ki, var olan çevre sorunlarımız bir yıldan öteki yıla daha da yoğunlaşmış olarak aktarılmaktadır. Kaderimize dönüşen bu çağdışı süreç karşısında ülkemiz çevrecilerinin mutsuzluğu her yıl biraz daha fazla artmaktadır. Çevre magandacılığı gönüllü ve duyarlı çevrecilerimiz karşısında orantısız bir güç olarak kendini göstermekte ve ülkenin berbat edilmedik köşesini bırakmamaktadır. Denizlerimizin, havamızın ve toprağımızın sorumsuzca kirletilmesi yanında, modernleşme adına doğamız da katledilmektedir.
    *       *       *
  
Çevre katliamının çoğu zaman devlet eliyle yapılmakta olması olayın bir diğer dramatik yönüdür. Haspolat - Ercan anayolu orta refüjündeki ağaçların katledilmesi gibi… Dağların ve tepelerin, bitki örtülerinin ve çeşitli ağaç türlerinin coğrafyamızdan kazınmasına gösterilen devletsel duyarsızlık, gelecek adına karamsarlığa yol açıyor. Yurdumuzun tarihe karışan nice doğal güzelliğini ve zenginliğini gelecek kuşaklarımız ancak fotoğraflardan ve ekranlardan izleyebilme şansına sahip olacaklar.
  
Gelecek kuşakların çevre ve doğa konusunda bizleri yargılarken kullanacakları ifadeleri de ırgalamıyoruz. Bir de her fırsatta bu ülkede ne yapıyorsak hep çocuklarımız için yaptığımızı söyleyip dururuz. Çocuklarımız için neler yaptığımız işte ortada: Çölleştirilmekte ve acımasızca kirletilmekte olan bir yurt!..
  
2011’de turizm hareketinin iyi gittiğiyle böbürlenenlere, turistlerle yapılan anketlere bakmalarını da öneririm. Yapılan her ankette turistler çevre rezilliklerimizin ve yeşile karşı yürütülen katliamların altını çizdiler. Çevre duyarsızlığımızla ilgili olumsuz propagandayı turistlerin döndükleri kendi ülkelerinde de yaptıklarına kuşku yoktur. Turistlerdeki bu olumsuz etkilenişimin turizmimizin geleceği açısından taşıdığı riskleri görebilmeliyiz.  

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.