1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Çevresel sorunlarla boğuşan eski Girne Limanı…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çevresel sorunlarla boğuşan eski Girne Limanı…

A+A-

  Çevre meselesi bağlamında herkes bugünlerde petrol dolum tesisi projesine odaklanmış durumda… Ne ki, ülkemizin yüreğinde kronikleşen ve gittikçe dal budak salan bir başka çevre sorunu daha var ki, hak ettiği ilgiyi ve girişimi göremiyor… Bugünkü yazımın amacı, çevreye duyarlı olanlarımızın dikkatini işte bu soruna da çekebilmek…  

   Ortaçağ’dan kalma ender Kıbrıs mekânlarından biri olan otantik Girne yat limanından adeta fışkıran çevre sorunlarına ısrarla duyarsız kalıp henüz tasarım aşamasında olan petrol dolum tesisi için bu kadar gürültü koparılmasını şaşırtıcı bir davranış biçimi olarak algılıyorum. Bir yanda henüz tasarım aşamasında olan bir tesis, öte yanda ise boyumuzu aşan çevresel sorunlarıyla gerçeğin, somutun ve güncelin ta kendisi olan şu Girne yat limanı…

   Ben inanıyorum ki, mutasavver petrol dolum tesisi için başlatılan kampanyanın bir benzeri Girne yat limanı için uygulansa, oradaki sorunlar en kısa sürede tümden çözülmüş olacak. Ama çevresel ve kitlesel ilgisizlik nedeniyle Girne yat limanı orada kaderine terk edilmiş durumda ne yazık ki... 

   Hepimiz söz birliği etmişçesine “Girne yat limanına gitmek artık içimden gelmez” deriz de, bizi o güzel yurt köşemizden soğutan nedenlerle mücadele etme kararlılığını göstermeyiz. Bu olumsuz tavrımız sürerse gün gelecek çok istesek bile artık Girne yat limanına hiç gidemeyeceğiz. Çünkü orayı sarmalına alan ve gittikçe büyüyerek dokuyu kemiren çevresel sorunlar, bizi bu mekânın dışında zorunlu olarak tutacak…

   Girne yat limanı öyle bir mekân ki, sadece Girne’nin ve o mekân içinde yaşayanlarla ekmek yiyenlerin değil, hepimizin. Ülkemizin, Kıbrıs’ın ve hatta Akdeniz havzasının sembol köşelerinden biri. Ortaçağ’dan kalma bir dünya kültür mirası… 1974’ten sonra o limanın özlemiyle, o atmosfer içinde kahvesini yudumlamak üzere gelen ünlü Rum siyasetçisi Glafkos Klerides’in sözleri kulaklarımıza küpe olmalı: “Burası, uğruna savaşılacak bir yer!..”  

   Özellikle KKTC’nin tanıtımı için yapılan görsel yayınlarda Girne yat limanının panoramik görüntüsü mutlaka kullanılır. O görüntünün albenisinden büyülenerek ülkemize gelen turistlere düş kırıklığı yaşatmak, bağışlanamayacak fiyaskomuzdur. 

   Kafasında oluşan muhteşem düşe koşarcasına gelen turistler nelerle karşılaşıyorlar orada? Kirlilikle, bakımsızlıkla, harabiyetle, karmaşayla, yoz kültürle… Liman içinde yürümeye çalışanlar, bazı restoranların görevlileri tarafından ellerinden kollarından içeriye çekilmeye çalışılarak taciz edilirken, denizden gelen çirkef kokusundan burun kemiklerinin kırıldığını duyumsarlar… Hijyeni ara ki bulasın!.. Hoparlör destekli müzik ortalığı birbirine katmakta, orada huzuru arayanlara kaçacak yer aratmakta… Tarihi yapıların gölgesine oturup nostaljiyi teneffüs etmek ne mümkün… Bakımsız binaların sıvalarının ve çürümüş balkon tahtalarının başa düşme tehlikesi var… Yatların, teknelerin önünde iskele namına çakılmış tahtalar darmadağın olmuş durumda. Kıyıdan akıtılan kirli atıklar ve atılan çöpler denizin rengini çirkefe dönüştürmüş… Yol kenarlarında biriken çöpler, içki şişeleri, meze artıkları zamanında toplanmıyor, çevreye yayılıyor. Tarihi Girne kalesinin devasa duvarları dahil, tüm binaların duvarlarında ağaca dönüşmeye başlayan bitkiler fışkırmakta…

   Son zamanlarda, elimizden ve yüreğimizden kayıp gitmekte olan bu eşsiz tarihi mekânın kurtarılması adına bazı umut verici adımlar atılmaya başlandı. Bu adımların hedefe ulaşabilmesi için ülkeye, kültüre ve çevreye duyarlı tüm insanlarımızın desteğine ihtiyaç var. Örneğin Eski Girne Limanı ve Çevresini Koruma Derneği, tüm duyarlı insanlarımızı bu derneğin çatısı altında birleşmeye, üye olmaya ve mücadele vermeye çağırıyor. Derneğin başkanı İsmail Sabbar, aynen bu yazımın başında vurguladığım gibi “Eski Girne limanı sadece biz burada yaşayanların değil, her Kıbrıslının öz malı. Eşsiz bir dünya kültür mirası olan bu mala hepimiz elbirliğiyle sahip çıkmalı, onu kurtarmalıyız” diyor. Girne yat limanındaki yetki karmaşasına son verilerek buranın doğrudan doğruya Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı’na bağlanması Derneğin çabalarının ilk meyvesi. Artık bu mekândan sorumlu bir muhatap vardır. Girne yat limanı için hazırladıkları bir “koruma ve kullanma” tüzüğünün hükümete sunulduğunu ve bu tüzüğün kısa sürede Bakanlar Kurulu’nca onaylanmasını beklediklerini belirten Sabbar, “Amacımız bu kültür mirasımızı hak ettiği düzeye getirmek ve gelecek kuşaklara geliştirerek taşımaktır” diyor.  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.