Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Cinayet Adası…

A+A-

Ne garip bir ülke burası…

Nasıl da şaşkınlık yaşatıyor bizlere.

Yıllar yılı oldu.

Birbirine dayanamayan insanlar topluluğu doldurdu her yanı.

Ve birbirini çekemeyenler memleketine dönüştü.

Oysa sakinliği ile tanınıyor hala burası.

Kalabalık şehirlerin insanları, ilk görüşte âşık oluyor buraya.

Bir gelen bir daha gelmek, hatta buradan ev almak ister.

Ki son deminde ömrünün rahatlık içinde olsun.

Oysa bilmez nereye geldiğini…

Bilemez burada nelerin yaşandığını…

Ekip kurdular.

Dağları, taşları eşeleyip kemik arıyorlar.

1974 ve öncesinden kalma gizli kalmış bilinmeyen cinayetleri ortaya çıkartmaktır amaçları.

Ancak ortada kemikler varken cinayeti kimin işlediği gerçeği unutuluyor.

Oysa o cinayeti işleyen de kemikleri oraya koyan da birileri idi.

Elleriyle hem de.

O geceyi düşünün.

Hafif alacakaranlık geceyi...

Adamı arabanın arka koltuğuna koymuşlar…

İki kişi arasına oturtmuşlar.

Sağında tabanca, solunda bıçak...

Gık dese delik, gak dese kurşun…

Gergin bir gece ile giderken sonunu bilmiyordu adam.

Nerede bitecek?

Hangi bölgede sonlanacak?

Sabah çocukları yeniden görebilecek mi?

Onları tekrar okşayıp sevebilecek mi?

Bilinmeze giderken, bilinemeyecek düşünceler geçiyordu o kemiklerin sahiplerinin akıllarından.

Ve o gecenin sabahı olmadı onlara.

Bir daha düşünemediler bir şeyi.

Bunun gibi olmadı elbet tüm cinayetler.

Bazen yoldan geçerken vurdular, bazen yol keserek.

Bazen arkadan dolanarak bıçakladılar, bazen savaştan esir diye aldıklarını kestiler.

İncir ağacını biliyorsunuz.

Adam incir yediği gün öldürüldü.

O gün midesinde incir olan adamı katlettiler, deniz kenarına attılar.

Kimse görmeyecek, kimse bilmeyecekti cinayeti.

Yıllar sonra mideden yeşeren o incir tohumlarından ağaç çıktı ortaya, ağaç.

Bölgede incirden başka ağaç olmadığından şaşırdılar, araştırdılar ve buldular kemikleri…

Yaşadığımız topraklar ne yazık ki cesetlere yeteri kadar doydu.

Her yerde var onlardan.

Her yer kemik, her yer ceset.

Eskiden mezardan geçerken korkardık.

Islık çalardık.

Meğer her yer mezarlıkmış.

Dilim varmıyor söylemeye.

Elim varmıyor yazmaya…

Ama son okuduğum cinayetler iyice üzdü beni.

Yasadışı denilse de…

Yasal da olsa…

Doğmaya fırsat bile bulamamış o bebeklerin toprağı kemiğe doymuş bu adanın topraklarına gömülmeleri içimi incitti.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.