1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Cinayet mahalli…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Cinayet mahalli…

A+A-

Ülkedeki otorite boşluğunun yarattığı çok ciddi sorunları görmezlikten gelen yöneticiler, bu duyarsız halleriyle o boşluğu doldurmaktan da aciz olduklarının mesajını vermektedirler. Gündeme eklenen ve boyut kazanan her sorun bu acizliği derinleştirmektedir.

Onlar hâlâ yılan hikâyesine dönüştürdükleri kurultayla uğraşa dursunlar ve bu bağlamda politika tarihinin en vahim trajikomedisini oynasınlar... Ülke tüm maddi ve manevi değerlerin kıyım alanına dönüştü…
Ülke baştan başa cinayet mahalli… 
Evet cinayet mahalli!.. Neden yaptım bu benzetmeyi?.. “Cinayet mahalli”, kriminal literatürde polisin denetim altına alıp üzerinde incelemeler yaptığı “cinayet yeri” demektir. Etkin bir polis çalışması o mahalden mutlaka çözümler üretip cinayetleri çözer. 
Oysa maddi ve manevi değerlerimizin kıyımdan geçirildiği, insanların biteviye canından, malından, geleceğinden ve huzurundan edildiği bu devasa cinayet mahallimizde hiçbir akılcı denetim ve sonuç getirici inceleme yok…

    *       *       * 

Yığınla kıyımın sahnelendiği devletsel cinayet mahalli kendi haline bırakıldı. Kendi haline bırakılan bu devasa alanda da, suça ve kuralsızlığa eğilimli olanlar atlarını diledikleri gibi oynatmaktadırlar…
Kâh cinayetlerle, kâh intiharlarla sarsılmaktayız… İnsan canına kıyım, savaş günleri hariç, tarihimizde hiç bu kadar yoğunlaşmadı…
Psikiyatrislerin kapılarının aşındırılması, yatıştırıcı ilaç satışlarında patlama olması, uyuşturucu salgınının dal budak salması ruhlarımızın da kıyımdan geçirildiğinin kanıtıdır. Ruh ve sinir hastanesindeki hasta sayısının gittikçe arttığının kaç kişi farkında?  
Bugünün ve gelecek nesillerin vazgeçilmez yaşam alanı olan çevrenin acıklı haline bakınız. Çevrenin bağrında yıkım, talan, kirletme ve yok etme yoluyla işlenen kıyım, hiç bu dönemdeki kadar ağır olmamıştı…
Karpaz’daki feci yanlış yüzünden yöre halkıyla çevrecilerin karşı karşıya getirilmesi çevre bağlamındaki devlet ciddiyetsizliğinin son örneğidir. Çevre kıyımının dişleri, insanlarımızın etine, kemiğine, yüreğine de geçti. Çevre sorunları bağlamındaki görüş ayrılıkları yüzünden halk, ilk kez birbirine girdi.
Trafik anarşisi başlı başına bir cinayet mekanizması…
Bürokrasinin kıyımı, vatandaşları devlet dairelerine gitmekten korkar duruma getirdi. Kıyılıp çürütülen bürokrasi, vatandaşlara işkence aygıtına dönüştürüldü.
Bürokrasinin haksız ve adil olmayan istihdamlarla, partizanlığın ve popülizmin en ilkel darbeleriyle daha bir paralize edilmesi, adalet ve demokrasinin kıyımıdır. Adaletin ve demokrasinin yere serildiği bir cinayet mahallinden her türlü şer fışkırır.
Sağlık sektörünü darmadağın eden sistemsizlik ve çözülmeyen kronikleşmiş sorunlar, toplumsal sağlığın kıyımıdır. 
Eğitimdeki kıyım, nesillerimizi de çürütecek bir fecaate dönüştü. Kıyılan eğitimin mazlum mağdurları çocuklarımız, tıknefes olmuş ve parkurunu şaşırmış yarış atları gibi sağa sola yalpalarken, eğitimdeki bozulmanın hazin sonuçları çeşitli şekillerde tezahür ediyor.   
Ve başkent Lefkoşa’da tavan yapıp koskoca kenti bir Afrika köyüne dönüştüren belediye kıyımı. Diğer belediyelerimiz içinde de tehlike çanları çalanların sayısı az değil.

    *       *       *

Sayalım sayabildiğimiz kadar ülkesel cinayetleri…
İşte böylesi devasa bir cinayet mahallinde kısılıp kalan halk yığınları, bunalımdan bunalıma, kaygıdan kaygıya sürükleniyor…
Kıyımların ve cinayetlerin ipuçları ve kanıtları ortada…
Ama bunları toplayıp değerlendirecek, analiz edecek ve çözüm getirecek yetkililer, ki ben onları bu cinayet mahallinin içinde basiretsiz polislere benzetiyorum; tam bir vurdumduymazlıkla ahkâmlarını kesiyorlar. Ahkâmlarının adı da “politika.” yere batsın insaniyetten, vicdandan ve adaletten soyutlanmış böylesi bir politika…      

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.