1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Çivi çıkar izi kalır
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çivi çıkar izi kalır

A+A-

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba ve bir de tahta parçası vermiş. 

"Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak" demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış.

Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. 

Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüş. Gence: "Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkar sök" demiş. 

Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki tüm çiviler çıkarılmış. Babası ona "Aferin iyi davrandın ama,  bu tahtaya dikkatli bak. Çok delik var. Artık asla geçmişteki gibi güzel olmayacak" demiş. 

***

Kıbrıs'ın Kuzey'ini işte bu tahta parçasına benzetebilirsiniz. Üzerinde milyonlarca çivi deliğinin olduğu bir tahta parçası...

Doğal afetlere karşı alınmamış önlemlerle, savaşlarla, anlaşmazlıklarla, bilgisizliklerle, öfkeyle, hırsla açılmış milyonlarca delik.

Sanki aynı memleket için yaşamıyormuşçasına , farklı çıkarlar uğruna katlettiğimiz yurdumuzun hâli, işte bir daha asla aynı olamayacak şu tahta parçasından farksız.

Evet, bu deliklerin kapanma ihtimali artık yok!

İnsanların güvensizliklerini ortadan kaldırmak, olan bitenlerden sonra herşeye sil baştan bakabilmenin imkanı yok!

Artık sil baştan yapılacaksa bile, o delikli tahtayı ortadan kaldırmanın imkanı yok!

Kıbrıs'ın Kuzey'inde yapılan hatalar, bozulan etik kurallar, ahlaktan ve insanlıktan uzak bireysel çıkar arayışları tahtanın üzerindeki delikleri derinleştirdi, kalıcılaştırdı ve çoğalttı.

Son bir kaç yıldır yaşanmakta olanların Kıbrıslı Türkler üzerindeki etkisi, 1963 ve 1974 olaylarına taş çıkaracak kadar keskin.

Doğruyu söyleyin. oklayın şöyle bir aklınızı ve kalbinizi! Yaşanmakta sosyal bunalımlar, yaşanmakta olan ekonomik buhranlar, yaşanmakta olan siyasal meseleler hepimizi geleceğe bakarken daha ümitsiz yapmıyor mu?

***

En son, geleceğimizle ilgili bize yetkili ağızlar tarafından söylenen  neye şüphe etmeden bakabildiniz?

Ben kendim adıma ne zaman olduğunu hatırlamıyorum!

Medyada açıklanan herhangi bir meselenin, "daha aslını" öğrenmek için, içine karıştırılmış bit yenikleri olup olmadığını anlamak için en son ne zaman hareketlenmediniz?

Belki de hiç bir zaman!

Şimdilerde Kıbrıslı Türklerin tarihine Işık tutan kitaplar yazılmaya, anılar açıklanmaya başlandı ya... Ortalık daha da bir karışacak hazırlanın...

***

Hiçbir Kıbrıslı Türk tersini söylemez biliyorum!

Biz yaşadığımız toprakları seviyoruz. 

Eğer yalanlar ve yurttaşın kendini dolandırılmış hissedeceği tutumlar meşrulaşmasaydı bu sevgi inanılmaz sonuçları beraberinde getirecek, Kıbrıs'ın ve Kıbrıslı'nın birlikten doğan gücünü inanılmaz noktalara ulaştırabilecekti. 

Kimbir belki de birilerini korkutan da bu sevgi olmuştur...

Fakat memleketimizin, avuçlarımızın arasından kayıp gittiğini hissettikçe, mücadelelerimiz, birlik ve beraberliğimiz zarar görüyor.

Gücün, emperyalizmin, sömürünün kurbanı olduk, olmaya devam ediyoruz. Oyun hiç değişmedi: Önce kişileri ele geçiriyorlar sonra da kanser hücreleri gibi toplumun geneline yayılıyorlar.

***

Karamsarız elbet...

Elimizde cilalı, pırıl pırıl bir tahta vardı. Bizler bu tahtayı delik deşik ettik ve şimdi de onu eski haline sokmaya çalışmak istiyoruz. Olur mu?

Olmaz elbet...

Yamalanır, delikler kapatılır, astarlanır, boyanır ve bir süre sonra gözümüz alışır belki... O zaman, belki delikler dikkatimizi çekmez.  O zaman unuturuz bir zamanlar bu tahtanın üzerinde milyonlarca delik olduğunu. O zaman düzeldiğini ve yeniden astarlanıp boyanacak kadar güvenilir bir tahta olabileceğine karar verebiliriz.

****

Dedim ya memleketimizi seviyoruz.

Kıbrıslı olmak bizim için bir onur kaynağı.

Bütün varlığımız ile geleceğimizi kurgulamak, adadaki köklerimizi kuvvetlendirmek, her türlü enerjimizi ve kaynağımızı burada yetiştirmek istiyoruz. Fakat eğer inancımızı, güvenimizi, geleceğe bakışımızı sarsmaya devam edecek şeyler sürerse; inancımız da, enerjimiz de, aşkımız da söner. 

Bu hali ile karşımızda pırıl pırıl bir yurt yerine delik deşik hayaller görürüz.

***

Yeter artık!

KTHY çalışanları hiçe sayılmıştı. Belediye çalışanlarına da aynısını yapmayın.

Yeter artık!

Dağılan yuvalara, yıkılan hayallere, sorun yaşayan bir genç nesile açık kapı bırakmayın, vesile olmayın, ortam oluşturmayın.

Daha memleketimizde, adamızda Kıbrıslılar olarak, Kıbrıslı Türkler olarak geçireceğimiz çok günlerimiz var. 

İzin vermeyin yok oluşa, öfkeye, hırsa, düşmanlığa, çözümsüzlüğe, ümitsizliğe...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.