1. YAZARLAR

  2. Ceren Güven

  3. Çocuklar, Kadınlar, İşitilen Hikayeler
Ceren Güven

Ceren Güven

Sözcüklerin Rengi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuklar, Kadınlar, İşitilen Hikayeler

A+A-


Uzun süren tatilimde kısa bir süre önce minik bir arkadaşım oldu. İsmi Belinay. Henüz 4 yaşında. Son derece geveze ve sevecen bir kız. Oturdu yanıma ve sohbet etmeye başladık. İsimlerimizi paylaştık sonra ufak ufak hayatlarımızı. Anneler, babalar, yaşanılan şehirler, sayılar falandı bahsettiklerimiz.

O küçük kız birden ''Baban ne kadar tatlı dedi''. Şaşırdım. Küçük çocuklar genelde kendi anne ve babalarını anlatır, kendi kahramanlarından söz eder, onları överler. Bende gayriihtiyari ''Senin baban da tatlıdır. Babalar öyledir'' dedim. Birden babasının olmadığını söyleyince sızladı birden içimde bir şeyler. Nasıldı, neden yoktu, ölmüşmüydü, boşanmış mıydı anne ve babası?

Ama birden sorulmaz ya böyle şeyler, incelik ister, sarsmadan, üstelemeden, incitmeden sormak gerekir. ''Babam öldü'' dedi. Benim babam öldü, yok. Daha da yakın olmak istedim ona, belki yarasının hassasiyeti sebebiyle. Benim babam şehit dedi; şehitin ne demek olduğunu bilmiyordu belki. Onu öldürdüler dedi.Birden iyi olanı görmek,göstermek istedim üzüldüğümü belli etmeden.Annesinin onu çok sevdiğine inandığımı söyledim. O da annesini deliler gibi sevdiğinden bahsetti. Sonra uzakta olan anneannesine baktı ve bana yalan söylediğini itiraf etti. Aslında bu hikayeyi ona anneannesi uydurmuş, sorulduğunda anlatsın diye.

Asıl hikayeyi en iyi o kız biliyormuş meğer. Her şey onun dahil olduğu zamanlarda gerçekleşmiş. Babasını ''O kötü'' diye tanımlıyor. ''O çok kötü biri, benim annemi dövdü. Kötü davrandı. Eğer bana kahve yapmazsan seni camdan atarım, öldürürüm dedi.''diye devam etti hikayeye. Dondum kaldım, düğümlendi çocuğun karşısında sözcüklerim. Evet belki babası ölmemişti ama ölü diye anlatmak onlara daha iyi gelmişti belli ki. Olduğu gibi anlatsaydı insanlar annesine , belki küçük kıza daha farklı bir gözle bakacaklardı. Utanılacak bir durum gibi görünür bizim toplumumuzda şiddet. Özellikle küçük yerde yaşıyorsan. Bir kişi bilir durumu olaylar hızla yayılır o kızın hikayesini herkes birinci ağızdan anlatmaya heveslenir. Daha çok dedikodu niteliği taşır. Belinay sonra benim üzerimi çekiştirmeye başladı. Kapat şu kollarını yakanı dedi. Karşımda yaşlı bir kadın var sandım bir an. Daha sayı saymayı öğrenememiş şu kıza, kadınların kapalı giyinmeleri gerekliliğini öğretmişler ve yazın sıcağında elbisesinin altına kalın bir çorap giydirmişlerdi. Sonra küçük kızla vedalaştık ve annesinin yanına gitti hızlıca. Annesi henüz 20 yaşında var-yok gibiydi. Büyük ihtimalle kızına tek başına bakmak için çalışıyordu ve anneannesinin yanında büyüyordu Belinay. Bu öğütleri de o vermiş olmalı torununa, tıpkı babası için yazdığı hikaye gibi.

Şiddet sorunu özellikle toplumun zihniyet sorunuyla bağlantılı bir sorundur. Toplumun ahlak ve politikadan yoksunluğu bu sorunun önünü açmaktadır. Asıl ahlak ''üst baş- kılık kıyafetle'' ilgili değildir aslında. Daha kaç hikaye böyle bastırılmaya çalışılırsa bu sorun tekrarlanacak elbet. Bu olaydan sonra gazetede bir haber okudum. Yeni bir feminist enerjiden bahsediyordu, yürüyüş  Washington da gerçekleşen Slutwalk ( Kaltak Yürüyüşü) adını taşıyor. Kanada’nın Toronto Yok Üniversitesinde bir polis müdürünün “Kadinlar cinsel tacizden kurtulmak istiyorsa, kaltak gibi giyinmemeli…” demesinin ardından genç kadınlar tepkilerini sokaklarda gösteriyorlar.

Türkiye'de son zamanlarda konuşulmaya başlanan bu durum bizde ağırlaştırılmış şekilde örnekleriyle mevcut; fakat çabuk unutuluyor.

Kadınlar istediği gibi yaşayabilmeli artık, başkalarının istediği gibi değil. Ahlak,namus kılık kıyafetle ölçütlenmemeli. Zihin,düşünce önem kazanmalı. Gazetelerde hikayeleri okuyoruz ama bunu bir kız çocuğundan dinlemek daha da ürkütüyor insanı. Tacizde de dayakta da suçlanan kadınlar olmamalı artık. Çocuklar anlatacakları başka hikayeler çalmamalı başka tabaklardan.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.