1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Çocuktuk, oynadık, bitti (!)
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuktuk, oynadık, bitti (!)

A+A-

Pirili’ oynarken yaşadığım heyecanı, emniyet tekerlekleri çıkarıldığında ilk kez iki tekerlekli bisikleti babam ‘sella’yı tuttarken sürdüğüm heyecanı, uçurtma ile ilk tanışma heyecanımı unutmam mümkün değil.

Oyunlar sadece eğlecneli değildi aslında. Her biri gizli mesajlarla bilinçaltımıza temeller atıyordu.

Pirili oynarken, ‘yütme-yütülme’ arifesindeki hırsın, hayatın ta kendisi olduğunu yıllar sonra anladım. Yaşamın her evresinde yütüyor ya da yütülüyoruz. Bilemezdim ki o oyunla geçirdiğim zamanda, bu hırslarımı da dengelemeyi öğrendiğimi. İlk yütülüşümdeki hüznü de o oyun kadar unutamam. Sonrasında yütmelerim ya da yüttüklerime üzülmelerim de aynı yaşam stajının en kıymetli parçalarındandı.

 

*

Bisikletin iki tekerlekliye geçtiği an gibi, beni selladan tutan babama duyduğum güven ve kendime duyduğum güvensizliğin, kısa sürede kendime güvene dönüşmesi gibi bir deneyimden başka bir şey değildi.

Küçük bir desteğin ardından, kendi ayakları üzerinde durmak!

Ya uçurtma?

Yükselişin ihtiyaç duyduğu rüzgâr olmadığı zamanlarda, uçurtmamın yükselememesine duyduğum öfke, bir sabır testi gibiydi. Doğru yerde ve doğru zamanda rüzgârı uçurtmama doldurmamla yükselişine hayran hayran bakışımı ve bu bakış esnasındaki mutluluğumu tanımlayamam bile. Ama bilirim ki, bir uçurtma uçurmak, tıpkı diğer oyunlar kadar yaşamın stajının yapıldığı anlardan biri.

Salıncakta da çok sallandım. Hızlanışlar, yükselişler, içimde hissettiğim o garip ama heyecan verici hava baskısı büyük bir deneyimdi.

Birinin beni ittiği zaman rahatça yükselişime karşın, yükselmek için kendi kaslarımı kullanma zorluğu ama kendi kendime yükselerek vardığım noktadan daha büyük bir haz alışımı da yaşam tanımlarına eklemem mümkün.

 

*

Çocuktuk, oynadık, bitti. Öyle değil işte.

Çocukluğumuzun karakterimize yansıyan oyunlarıyla tanışmamızdan bu yana geçen zamanda, hayatlarımızla oyunlarımızın nasıl örtüştüğünü görmemiz mümkün. Bilinçaltımıza yerleşen bir eğitimdi oyunlar. Her biri, hep devam ediyor.

Şimdilerde çocuklar, bu oyunları kaybettikçe, hayatlarındaki temeller de değişiyor. Teknolojiden şikâyetim yok. Ondan faydalanmak çağın insanı olmakla örtüşüyor. Ancak, teknolojinin tek başına çocukları kuşatmazına, bu saf oyunların deneyimlerine girmesine engel olmasına karşı durmak llâzım.

Özellikle bu oyunları doya doya oynayan bir nesilden gelmiş olarak, bunların kaybına acı duymaktayım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.