1. YAZARLAR

  2. Fatih Akın

  3. Çok söyleme arsız olur, aç koyma hırsız olur
Fatih Akın

Fatih Akın

Empatik Bakış
Yazarın Tüm Yazıları >

Çok söyleme arsız olur, aç koyma hırsız olur

A+A-

Geçti mi geçecek mi derken Fransa sonunda yapacağını yaptı. 

Fransa Senatosu, 1915 olaylarını “soykırım” olarak kabul etmeyenleri hapis ve para cezasına çarptırmayı öngören yasa teklifini sonunda kabul etti.

İktidar partisinin hazırladığı ve Senato Anayasa Komisyonu'nun karşı çıktığı tasarı Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'ye sunuldu. 

Top şimdi Sarkozy’de.  

Türkiye son dakikaya kadar yoğun bir lobi faaliyeti yürütmüş olsa da, maçın normal süresinde aradığı son dakika golünü bir türlü bulamadı. 

Ama bu tarih yazma mücadelesi, ne bir günlük bir süreçten ibaretti, ne de son dakika golüyle galip gelinecek bir mücadeleydi. 

Uzun soluklu bir mesele olan 1915 olaylarını her platformda anlatması gereken Türkiye Cumhuriyeti Devleti görevini belki de tam anlamıyla yerine getiremedi. 

Bu mücadelede siyasiler kadar üniversiteler de sınıfta kaldı belki de. 

Asala gibi bir terör örgütünün arkasında kimlerin olduğunu da unutarak ne gerekli akademik çalışmaları yapabildik ne de kendimizi anlatacak lobi faaliyetlerini yeterince yürütebildik. 

Maçı kaybetmesine kaybettik ama şimdi de rövanş arayışı başlayacak.  

Neden mi böyle oldu?

Her gülücük dağıtana kucak açan Türk milleti içinde bulunduğu gerçekliği bile fark edemez hale geldi. 

Kesin olan bir durum var ki millet olarak çok konuşan fakat kin tutmayı beceremeyen bir milletiz. 

Bundan dolayı bizim siyaset anlayışımızla Avrupalınınki bir değil. Avrupalı kinci, gaddar, bel altından vurmayı çok seviyor.   

Aslında atalarımız çok yaşamış çok da görmüş, bizi uyarmak için çok da özlü sözlere can vermiş. 

"Çok söyleme arsız olur, aç koyma hırsız olur".

Fransa'nın üzerinde fazlasıyla durduğu Ermeni meselesinde kuru sıkı bir silah gibi sadece patladık durduk. 

Fransa’yla tam da bu şekilde bir olay yaşıyoruz.

Fransa alamadığı devlet ihalelerinin hesabını soruyor şu anda. Hatta, Türkiye ile olan ilişkilerini seçimlerdeki Ermeni oyuna tercih eder hale geldi.  

Görüldüğü üzere o derece önemsiziz Fransa ve Fransızlar için.  

Biz ne yapıyoruz peki?

Ona ambargo uygularız, buna milli tepkimizi yansıtırız demekten başka hiç bir şey. 

Yapamayız kardeşim yapamayız, millet olarak balık hafızası var hepimizde. 

Fransız marka otomobillere bindikçe, havacılık sektöründe Fransız uçaklarıyla ayaklarımızı yerden kestikçe, Fransız market zincirlerinden alışveriş yapıp bu zincirlere bir yeni halkayı da biz ekledikçe bu iş çözülmez. 

Hükümet, ortaya koyacağı tepkileri çok da fazla dillendirmeden hemen hayata geçirmeli. 

Çok konuşmadan icraatlar sıralanmalı. Bu saatten sonra boş konuşmak, haklıyken bizi haksız duruma da düşürecektir.

Yüzsüz olanı daha da bir arsızlaştıracaktır.  

Bu tepkinin verilmesi bugün için çok önemli.

Çünkü yakın gelecekte bu yasanın bütün Avrupa genelinde kabul edilme ihtimali var.

Türkiye’nin, elindeki bütün kozlarını gecikmeden hayata geçirmesi şart. 1915 olaylarının 100. yıl dönümü olan 2015 öncesinde yapılması gereken çok şey var. 

Siyasilerden, akademisyenlere, iş adamlarımızdan vatandaşlarımıza kadar hepimize büyük görevler düşüyor. 

İş işten geçmeden bütün bunları fark edelim artık. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.