1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Çöplerden kurtuluş yok
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çöplerden kurtuluş yok

A+A-
Hem çağdaşlaşmak istiyoruz, hem Avrupa standartlarında bir memlekette yaşamak istiyoruz, hem de yerel yönetimlere katılım konusunda, memleketimize olan sevgimizi yaşamak konusunda sınıfta kalıyoruz!

Olmuyor!

Olmaz a dostlar, olamaz!

Açık açık söyleyebilirim ki, her şeyi belediye başkanının kontrolünde, belediye çalışanlarına bırakarak istediğimiz gibi bir belediyeye veya başkente sahip olabiliriz sanıyorsak daha çok bekleriz!

***

Biliyoruz ki yerel yönetimlerin çevre ile ilgili görev yetki ve sorumlulukları var.

Biliyoruz ki, AB'ye girme gayretimiz ve isteğimiz var! Kendimizi onlarla eş tutuyor, o kalitede bir yaşamı kendimize yakıştırıyoruz!

Yerel yönetimlerden fiziki planlama bekliyoruz.

Yerel yönetimlerin temiz su sağlamasını bekliyoruz.

Yerel yönetimin hizmette sınır tanımamasını bekliyoruz.

Yerel yöneticilerin ve yerel yönetim emekçilerinin gece demeden gündüz demeden çalışmasını, şehri daha yaşanası, hayatımızı daha kolaylaştırmasını bekliyoruz. Turistler geldiğinde utanmayacağımız, yurt dışından misafirlerimiz geldiğinde gururla, mutlulukla gezdireceğimiz bir şehrimiz olsun istiyoruz!

Bir hizmet sunulması gerektiğinde, hele bir de vergisini ödemişsek, eğer kaliteli bir hizmetin bize ulaşmadığı konusunda şüphelerimiz varsa, eleştirmekten kaçınmıyor, eleştirinin en acımasızını yapıyoruz.

Ama arabamızın camını açıp dondurma kağıdını kolaycacık  atıyoruz sokağın orta yerine.  Sigara paketini,  çaktırmadan sokağın ortasına bırakırken onun oradan nasıl temizleneceğini, kimin onu temizleyeceğini hesaba katmıyoruz.

Günboyu temizlenen sokağa, kahvaltımızın paketini bırakıvermekten hiç rahatsız olmuyoruz!

Bizim bu rahatlığımız, bu vurdumduymaz tutumumuz ile 24 saat çalışıp başka hiç bir şey yapmasa bile, belediye emekçileri Lefkoşa'yı temizleyemezler söyleyeyim!

Hala ana caddelerde uçuşan naylonlar, cips paketleri, dondurma kağıtları olduğunu görmek ne zaman bizi rahatsız edecek merak etmekten kendimi alamıyorum doğrusu!

Arabasının kül tablasını, arabayı  park ettiği yolun kenarına dökenler oldukça, Lefkoşa'nın temizliği bitmez. Biz de temiz görünen bir başkentin huzurunu yaşamayız!

Evini tamir edenlerin yayalara ait kaldırımlara yığdığı molozları, bahçesindeki ağaçları budadıktan sonra yolun kenarına attığı dalları saymıyorum bile!

****

Tamam!

Yerel düzeyde etkin bir kent, ancak etkin kentsel çevre planlaması ve yönetimi ile hayata geçer. Fakat hayatta kalabilmesi kentsel düzeyde, ulusal düzeyde, özel ve kamu kuruluşları ile işbirliğinde sürdürülebilir. 

Kent sakinlerinin bireysel ve toplumsal katılımı olmadan ise bir adım ilerlenemez!
 ***

Artık Girne'ye Mağusa'ya, Güzelyurt'a gittiğimizde, çevrenin temizliğini görüp, içimizin sızlamaması için, çöpümüzü sokağın ortasına fütursuzca bırakmamamız gerektiğini bilmeliyiz!

Çatalköy halkı gibi çevre temizliğine duyarlı olmalı, Kalavaç köyü sakinleri kadar temiz bir çevreyi hak ettiğimizi, temizliği istediğimizi, çöpümüzü sokağa atmayarak göstermeye başlamalıyız.

Lefkoşa bir başkent!

Kim olursa olsun, nereden geliyorsa gelsin! Ve hatta nereye gidiyorsa da gitsin! Çöpünü Lefkoşa'mızın sokaklarına atmasın!

Atıyorsa da bunu engelleyen bir şeyler olsun.

Engeller, her çöp atanın ensesinde soğuk bir nefes olarak kendini gösteriversin!

Açıkçası Lefkoşa Belediyesi hemen harekete geçmeli! Geç bile kalındığı açık.

Çevre konusunda gerçekten duyarlı ise,  Lefkoşa'yı hayal ettiğimiz temizlikte ve düzende bir kente dönüştürmeyi gerçekten yürekten istiyorlarsa, yaptırımlar uygulayacak, caydırıcı önlemler yaratacak bir dizi uygulama için kollar hemen sıvanmalıdır!
Yaptırım eğer ceza ise ceza, çevre kirliliği yaratanı deşifre etmek ise deşifre etmektir.

Çevreyi kirletmekten utanmıyor, sıkılmıyorsak, o zaman deşifre olmaktan da utanmaz sıkılmayız! Cezası da varsa katlanırız.

Değil mi ama?

Unutmamalıdırlar ki yerel yöneticiler için sağlıklı bir çevre politikası oluşturma ve uygulamanın temel koşulu bu konuda gösterecekleri kararlılıktır.

Temizlik ve düzen bekleyen bizlerin, çevre temizliği için üzerimize düşeni yapma konusundaki tembellik ve vurdumduymazlığımız affedilmeyeceği gibi, yerel yönetimlerin mali sıkıntı içinde olmalarını gerekçe göstererek, çevre sorunları ile ilgilenmemesini haklı görmek affedilemez.

***

Demek ki neymiş?

Tek başına yerel yöneticiler ve belediye emekçileri ile bu iş olmuyormuş!

Aslında sorumluluğun büyük bölümü bize aitmiş!

Değil mi ama?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.