1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. ÇÖZÜLMEYE KURULMUŞSA ÇÖZÜLÜR…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇÖZÜLMEYE KURULMUŞSA ÇÖZÜLÜR…

A+A-

Türkiye, Yunanistan, İngiltere…

Üç kafadar bir araya geldiler…

Birisi “kaç”, diğeri “tut” dedi, bir diğeri de tutup tencereye attı.

Birisi Kıbrıs’ta sömürgeciydi, diğerleri adada yaşayan halkın güya vasileri…

Sahiplenmişlerdi yani.

Ada halkı onları istiyor muydu, ada halkı bağımsız yaşamayı düşünmemişler miydi soran olmadı.

Birisi “kaç”, diğeri “tut” dedi bir diğeri de tutup tencereye attı…

“Alın size bağımsız bir devlet, hayırlı olsun” dediler.

Hani çocuk evlenir ama oturduğu ev babanın, tencerede kaynayan aş annenin.

Otur dediler mi oturur, kalk dediler mi kalkar çocuk.

Çocuk çocuk olmaktan kurtulamaz.

Bunlar ada halkını öyle gördüler.

Sömürülen ada halkı yüzyıllarca ne sanayisini, ne tarımını ne de başka bir işini yoluna koyamaz.

Sömürgeci parayı alır, onlara kendi istediği doğrultuda hizmet sunar.

Hizmet iyidir kötüdür tartışması zaten beklenmez.

İnsafına kalmışsındır sömürgecinin.

Mesela İngiliz döneminde İngiliz uygun gördü, biz Müslümanlığımızı devam ettirdik.

Lütfetti yani.

Aynı şekilde Osmanlı uygun gördü, Hıristiyanlar Hıristiyan olmaya devam ettiler.

Bu durumdaki halkın pat diye bağımsız bir devlete sahip olup devleti yürütebilmeleri beklenemez.

İlle ki bir yerlerden destek almaları gerekir.

Öyle şartlarda vasiliğe soyunan ülkeler bir araya gelerek, cumhuriyeti “uygun” gördükleri biçimde sundular.

Yaşamayacağı belliydi ilk günden.

Nitekim yaşamaması için kurdukları topu topu üç yıl sonra açığa çıktı.

Ve dağılmaya başladı cumhuriyet.

Çatışmalar.

Silahları gönderen de vasiler, askeri komutanları da.

İyi niyet olsa silah göndermeden bu işi çözebilirlerdi oysa.

Oturun derlerdi oturur kavga etmezdik.

Çözülmeye kurulmuş bir devleti, çözülmeye kuran devletler, çözülmesini engellerler mi hiç?

Engellemediler ve dağılmasına sebep oldular.

Sonuç ortada.

Komşularla sıfır sorun deyip hep soruna gelen Türkiye’nin Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile Nami görüştüler.

Ve açıkladılar: 4 Kasım’da görüşmeler başlar; Kasım ayında hazırlıklar yapılır; Martta da referandum ile bu iş biter.

Bu arada başka bir açıklamaları daha vardı gözden kaçabilecek…

“KKTC, bir taraftan müzakere yürütürken diğer taraftan da haklı davasını anlatmak ve eşit toplumlar olarak herkesle ilişki kurabilme hakkını sürdürmek inancındadır.”

Kendilerini vasi bilen üç kafadar bir araya geldiler.

Bozulacağını bile bile Kıbrıs devletini kurduk dediler.

Şimdi de 50 yıl daha sürmesin ha çözelim dediler.

Çözülmeye kurulmuş bir devleti, çözülmeye kuran devletler, birleşmesini isterler mi hiç?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.