1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Çözüm aramak şarttır ama...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm aramak şarttır ama...

A+A-

Dünkü yazıda, bizim bu devlete endeksli iş yaşamı anlayışımızın kökeninde yatan, tarihsel bir durumu anlatmaya çalıştım. Sebebi ne olursa olsun, devlet sektörümüzün gereğinden çok fazla yüklü ve hantal olduğu, meydanda… 

Nitekim, bu yazının kaleme alındığı ana kadar gelen iki okur mektubu, “Mazaret üretme, çare söyle” demekteydi. Mazaret üretmeye niyetim yok çünkü hiçbir mazaret, gerçeği değiştirmez! Ben cevaben yazdığım blogda, “yarın da çare önerilerini konuşuruz madem ama çoğunluğun hoşuna gitmeyecek” dedim.

Hükümette bizim bulunduğumuz dönemde, bu “fazlalık” için çare öneren bir rapor okuduydum. Üç bin memurun yapabileceği iş için, otuz bin memur istihdam ettiğimizi ileri sürerek, geriye kalanlara kapıyı göstermemizi tavsiye ediyordu! “Geriye klanlar ne olacak?” dediğimde aldığım cevap da “Artık AB vatandaşısınız… Emeğin serbest dolaşımı var. Gider iş imkânı olan bir yerde çalışırlar, ne olacak?” şekilndeydi… “ İyi ama bunlar dil de bilmezler ki!” deyince, suratıma çok fena bakılmış ve “ Bulaşık yıkarlar o zaman…” diye, veciz bir biçimde aydınlatılmıştım. Yetenekleri sınırlı bir kitleyi, kimsenin ödemeye niyeti yoktu! Konuştuğum yabancı ve liberal uzmana göre…

Çözüm mü bu? “ Altında kalanın boynunun kopmasında hiçbir mahzur yok” anlayışına göre , çözümün dikalâsıdır… O zaman bizim aklımıza yatmadı, konuşturmadık bile…

İçinden çıkamadık, seçimi de kaybettik…

Bugünlerde, ortalıkta bir başka rapor dolaşıyor… Daha yazan uzmanlarla konuşma fırsatım olmadı! Olur mu da bilmem… Bu raporda da eğer bu kamu açığı politikasına devam ederse, 2030’a doğru batar, 2040 doğru da dilenseler kurtulamazlar gibisinden bir tespit var! Aradan geçmiş nerdeyse on sene… Üzerinde “yazanı bağlar” gibisinden bir not var ama yetiştirene gönderiliyor… Kuzey Kıbrıs ekonomisi ve kamu sektörünü, güney Kıbrıs’tan bağımsız olarak inceleyen bir rapor bu! Yirmi sene önce, “iki ayrı ve bağımsız Pazar oluşuyor” dedik diye sövülmedik kulağımızın arkası kaldıydı… Demek ki geç olsun da güçolmasın diyenler, birşeyler bildi da söylediydi…

Bunda da çözüm önerileri var ama önce tespitleri aktarayım:

Deniyor ki: Bu kadar kamu görevlisi, hiçbir yerde yoktur! Pardon varmış, Letonya’da… O da geçen sene batmış! Hiçbir yerde, böyle yüksek emekli maaşı da yokmuş! Hiçbir yerde, böyle yüksek memur maaşı da yokmuş! Ben raporun yalancısıyım, bizim öğretmenler ve hekimler dünyadaki meslektaşlarının iki katı gelire sahipmişler, der bu rapor! Daha neler… Sendikalarımız hakkında söyledikleriniyazıp da asabınızı bozmayayım…

Çare? Çare de var tabii…

Önümüzdeki on yıl içinde, kamu görevlileri ve emeklilerin geliri ve yaşam standardı, yarı yarıya aşağı çekilmezse, yanmışmış gülüm, keten helva! Yukarıda yazdım… Ayvayı, yermişiz… Dilenmek ne fayda ondan sonra…

Şimdi bu durumu gerçek kabul edersek,ki etmemek imkânsız çünkü rapor “bilimsel” ve bizde de “bilim” denilince akan sular durur; bu belâdan nasıl sıyrılacağımızı sorunca; “Çözüm ve Avrupa Birliği” demek, Allahın emridir ama rapor bir AB Raporu’dur; haberiniz ola…

Öyle ezbere, bilim, AB, şu bu diye slogan atanlarımıza duyururum… Çünkü ekonomi insana bağlı bir faaliyet alanı olması bakımından, yönetimi de subjektiftir…

Bakalım ne denilecek ve devam etmek gerekecek mi? Buyrun size, çözüm…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.