1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Çözüm dili...
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm dili...

A+A-

“Kudret Özersay onun adamı”…

“Kudret Özersay’ın arkasında şu var”…

Ve dahası…

Hepimiz az, çok onunla uğraştık…

Yanlış anlaşılmasın, hata yaptık veya şu anda da devam edenler hata yapıyorlar demiyorum…

Sonuçta Kudret Hoca bu eleştirilerin yapılması için açık kapılar bırakmıştır…

Ve de bırakmaya devam ediyor…

Tabii biraz da bizlerin takıntıları etken olmadı değil…

Her şeyin altında bir şeyler aramak artık bizlerde hastalık olmuş durumda…

Hatta bazıları ara sıra kendilerini bile “ben kimin adayıyım” diye sorguluyorlar…

Şaka değil, gerçekten geçmişte durduğu yeri unutan ve günün koşullarına ayak uyduran çok kişi var…

***

Dün Kudret Hoca kişisel hesabından, “sabahtan bu yana ofiste çalışıyoruz. Pazartesi toplantısına hazırız ama muhatabımızı alt etmek için değil, Atina öncesi bir ilerleme elde etmek için” diye bir paylaşımda bulundu…

Doğrusu bu paylaşımı benim çok hoşuma gitti…

Çünkü uzun zamandır müzakere masasında bulanan bir kişinin “çözüm dili” kullandığını hatırlamıyorum…

Bakınız Kudret Hoca, “muhatabımızı alt etmek için değil, Atina öncesi bir ilerleme elde etmek için hazırız” diyor…

İşte Kıbrıs’ta tarafların neden müzakere ettiğini anlamak diye ben buna derim…

Bu her iki toplumunda kabul etmesi ve kafasına yerleştirmesi gereken bir olgu olmadır…

Masada bir taraf kaybetmeyecek…

Ya da bir taraf kazanmayacak…

Sonuç ne olursa olsun her şey ortak olacak…

Yani ya iki taraf kazanacak ya da iki taraf kaybedecek…

Tıpkı “Annan Planı”nda olduğu gibi!..

İlk zamanlar Rumlar kazanmış gibi görünse de, aslında süreç bizlere referandumun kazananı olmadığını gösterdi…

En azından Kıbrıslılar için bunu söyleyebiliriz…

Kısacası çözümsüzlük iki tarafında işine gelmiyor…

Bir kesim “yardakçının” dışında…

Her iki toplumda da var olan bu “yardakçıların” dışında geri kalan tüm kesimler artık ayni takımın oyuncusu olduklarını kavramalıdırlar…

Yoksa sürekli bir şekilde kendi kalemize gol atmaya devam edeceğiz…

***

Daha önce de yazdım, çözümü kimin yapacağı umurumda bile değil…

Çünkü en kötü çözümün bile şimdiki yapıdan daha iyi olacağını biliyorum…

En azından denemeye değer olduğunu düşünüyorum…

Bu anlamda Özersay ve Mavroyannis’in, Atina ve Ankara ziyaretleri küçümsenmemeli…

Evet, şu anda müzakere masasında bir etkimiz yok…

Ancak bu hiç olmayacağı anlamına gelmiyor…

Bazıları, “Özdil Nami Ankara’ya gidip Davutoğlu ile görüştü ve sürecin hızlanmasını sağladı” diyorlar…

Ama ayni kişiler dönüp, “Özersay Ankara’ya talimat almaya gitti” diye yorumda bulunuyorlar…

Sevgili arkadaşlar, ben Özersay birinden talimat almıyor demiyorum…

Ancak gözümle görmeden ve de canlı olarak yaşamadan alıyor diye de iddia etmeyeceğim…

Ha tahmini olarak bir cevabım vardır elbet…

Fakat CTP’nin ve eski lideri olan Talat’ın Türkiye’den talimat aldığına hepimiz canlı olarak şahitlik ettik…

Geçmişte, “AKP otur derse otururum, kalk derse kalkarım” diyen Talat’ın ta kendisiydi…

Kısacası kıskançlığın ve gereksiz eleştirilerin zamanı değil…

Üstelik bu eleştirileri yapan kişilerin önce bir aynaya bakması gerekiyor…

Tabii bakacak yüzleri kaldıysa!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.