1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Çözüm şekilleri (1)
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm şekilleri (1)

A+A-

Kıbrıslıtürklerin içinde bulunduğu durumdan kurtulmasının tek yolu Kıbrıs sorununun çözümüne mi bağlı?

Bu konuda siyasetçiler ve aydınlar ikiye bölünmüş durumda...

Sadece konuşmalar üstünden gittiğimiz de, çözüm "istemiyorum" diyen bir kesim göremezsiniz.

Herkes "çözüm istiyorum" diye sözüne başlar fakat, cümlenin devamında "ama" kelimesini kullanır.

Bu kesimlerin Konuşmalarına ve düşüncelerine baktığımızda, farklı farklı "çözüm şekilleri" ortaya çıkıyor...

- "KKTC"nin, Türkiye'ye bağlanıp 82. il olmasını...

- Garantörsüz 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'ne dönülmesini...

- Garantörler ile kurulacak yeni bir federal cumhuriyetin kurulmasını...

- Garantörler ile kurulacak yeni bir konfederal cumhuriyetin kurulmasını...

Peki bu dört "çözüm şeklinden" hangisi Kıbrıslıtürklerin bu yapıdan kurtulmasını sağlayacaktır...

Bunların içinde son dönemlerde en moda olan "çözüm önerisi" ise "konfederal" bir çözüm, yani "KKTC"nin de tanınması ile iki bölgeli, "gevşek bir cumhuriyet" kurulması...

Bunun anlamı, "uluslararası hukuğun içine girip Kıbrıs Cumhuriyeti'nin haklarından yararlanmak istiyoruz ama bir yandan da kuzeydeki yapının devam etmesini de savunuyoruz"dur...

Yani kim "çözüm olmadan da "KKTC" tanınabilir" diyorsa, aslında toplumu bu tür bir çözüme hazırlamaya çalışıyor anlamına gelmektedir...

Bu "çözüm şeklini" yıllardır Serdar Denktaş ve partisi savunuyordu. Rumların çözüm istencine inanmadıklarını her ortamda vurgulayan Denktaş, " görüşmeler durmalıdır çünkü bu zeminde görüşmelerin sürmesi artık anlamsızdır. Yeni bir süreç başlatılmalıdır." gibilerinden yıllardır açıklamalarda bulunmuştur.

Rauf Raif Denktaş'ın izinden bir adım bile geri atmadan yoluna devam eden Serdar Bey, Talat'ı da taviz vermekle suçlamıştı...

Ülkemizdeki "güvenilir" akademisyenler ile konuştuğumuz da, " çözüm olmadığı bu süre içerisinde geldiğimiz durum ortada, bu sebep ile Kıbrıslıtürklerin bir an önce kalıcı bir çözüme ihtiyacı vardır" yönünde ortak bir fikir çıkıyor.

Yani Serdar Bey'in aksine, ayrılıkçı değil birleştirici bir durumun ortaya çıkmasının her iki taraf için daha iyi olacağını savunuyorlar...

Peki tüm akademisyenler, aydınlar ya da siyasetçiler aynı görüşte mi?...

Farklı düşünen akademisyenlerin içinde en çok göze batan kişi, 10 yıl boyunca bir şekilde müzakere heyetinin içinde bulunan Kudret Özersay...

Özersay, cumhurbaşkanlığındaki görevini bıraktığı daha o ilk günlerdeki açıklamalarına karşı "Kudret Denktaş" başlıklı bir yazı yazmıştım.

Özellikle Serdar Denktaş ile bire bir aynı düşünceye sahip olduğunu sanırım kamuoyunda çıkan haberleden herkes farketmiştir.

Hem iç meselelerde, hem de Türkiye ile ilişkiler ve Kıbrıs konusunda bire bir benzer açıklamalarda bulunuyorlar. Çözümden daha önce "KKTC"nin tanıtılmasına önem vermeleri ise bu ikilinin en benzer noktaları...

Şimdi "temiz toplum" ve "yeni siyaset" isöylemleri ile yola koyulan Özersay'ın denenmediğini kimse savunmamalı, çünkü bu toplum Serdar Denktaş'ın da bu söylemler ile hükümette bulunduğu dönemleri çok iyi hatırlıyor.

Geçtiğimiz günlerde ise Kudret Özersay'ın, Rauf Denktaş'ı övücü bir yazısının içinde "bir çok görüşüne katılmadığım Denktaş" diye bir cümle gördüm. Şunu çok net söyleyebilirmki, Özersay'ın çalıştığı üç cumhurbaşkanı içinde düşünceleri ile en benzer ve yakın olduğu özellikleri taşıdığı kişi Sayın Denktaş'tır.

Sanırım Sayın Denktaş'ı Mehmet Ali Talat ile karıştırmış olmalı. Bu da gayet normaldir çünkü bir ara bizde ikisini çok karıştırır olmuştuk!

Bu çözüm şekli ile tamamı ile 82. il olma arasında çok ince bir çizgi vardır. Gelecek günlerde bu ince çizgiyi değerlendiririz ama...

Şimdi bu "çözüm şeklini" değerlendrdiğimizde, "tamamı ile Ankara'ya bağlı olmasakta ,talimatları karşısında boynumuz kıldan incedir" durumu ortaya çıkıyor.

Yani bu çözüm şekli toplum için değil, tamamı ile bireyler ve Ankara için düşünülmüştür...

Devam edecek...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.