1. YAZARLAR

  2. Ali Tekman

  3. CTP kurultayı, Beratlı ve doktriner sosyalizm…
Ali Tekman

Ali Tekman

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

CTP kurultayı, Beratlı ve doktriner sosyalizm…

A+A-

Tarih yaklaştıkça CTP’nin kurultay süreci de daha çok gündeme yerleşmeye başlıyor.

Partinin bir dönemine artık damgasını vurmuş olan ve önümüzdeki kurultayda – hala tam olarak anlamakta güçlük çektiğim gerekçelerle – aday olmayacağını önceden açıklayan mevcut Genel Başkan Ferdi Sabit Soyer’in yarışmayacağı koşullarda gönlümden Dr. Nazım Beratlı’nın CTP Başkanlığı geçiyordu.

Lakin yüzde yüz kendi iradesiyle ve de çok ulvi gerekçelerle o da yarıştan çekildi. Elbette CTP’nin geriye kalan dört adayı da, birtakım kendilerine özgü donanım, yetenek ve birikimleri bakımından saygın insanlar…

Hepsine tek tek saygı sunar, başarılar dilerim…

Lakin benim Dr. Beratlı’ya olan sempatimin bir sebebi;

- Doktriner sosyalizmi hatmetmiş olmasının yanısıra;

Tarihe yönelik araştırmacı-yazar nitelikleri, akademik vasıfları ve partide gerçekten yıllar yılı, yakınmadan, yüksünmeden bir nefer gibi çalışmaya baş koymasıydı.

Ayrıca temelde ideolojik bakımdan sosyalizmi benimseyen bir partinin, daha Sağ’a veya Merkeze kaymadan da geniş kitleleri kucaklamasını sağlayacak kadrolar içinde, toplum katmanlarında en rahat diyalogu kuranlardan da birisidir Dr. Beratlı…

Ve benimle genelde Lefkelilerin özel nedeni;

Mevcut acımasız siyasi rejimin yıllar yılı itip kaktığı;

Sistemin iktidar kadrolarının kafalarında Kuzey Kıbrıs sınırları dışına çıkardığı;

Ve de hala o bölge insanıyla alay edercesine adeta “siz bizden değilsiniz” yaklaşımıyla mağduriyet ve mahrumiyetin en katmerlisiyle tecrit politikalarını Lefke’ye karşı uyguladığı şu koşullarda, Lefke’den bir CTP Genel Başkanı müthiş olurdu.

* * *

Baksanıza… Hala daha rejimin merkezi iktidarı, Güzelyurt’taki yerel iktidarın da olağanüstü lobi faaliyeti sonucunda, sadece Güzelyurt odaklı birtakım hareketlenmeler içerisine girerken;

İlçe statüsü gaddarca ve adaletsiz biçimde elinden alınıp Güzelyurt’a verilen ve bu yüzden parlamentoya bir tek Lefke Milletvekili dahi gönderemeyen Lefke, yine rejimin iktidar bekçilerinin ellerinin tersiyle itiliyor, adeta “sizin KKTC ile ilginiz yok” mesajı veriliyor o yörenin halkına…

Rumlara toprak tavizi konusu gündeme geldiğinde, “Güzelyurt’u vereceğimize, Köşklüçiftlik’i verelim” diye öneren Çaluda bile;

Güzelyurt sanki cenaze evidir, Lefke’nin durumu daha da kötü” diyerek, Lefke’nin de adeta bir “cenaze” konumuna sokulduğunu ima etmiş oldu, sadece Güzelyurt’un sorunlarının konuşulduğu genelde UBP etiketli bir toplantıda…

Böylesine gaddarlık, böylesine diskriminasyon ve böylesine düşmanlık görülmemiştir ülkenin bir bölgesine ve kasabasına karşı…

Çaluda’ya gelince… “Köşklüçiftlik’i verelim” önerisine şu şartla katılıyorum:

- Yanında da “bonus” olarak KKTC’ndeki Allahsız kitapsız rejim ve derebeylerinin karargahı olan Dereboyu’nu da verirsek eğer kabulümüzdür…

Nereden nereye geldik… Dr. Nazım Beratlı’nın CTP Genel Başkan adaylığından çekilmesine üzüldüm aslında…

Bir “Lefke Milletvekili” olarak görmek isterdim artık onu Meclis’te…

Lefke’nin yeniden ilçe olması ve merkezdeki rejimin sistematik diskriminasyonla tecrit politikalarına karşı elini güçlendirmesinin yolunu da açardı bu durum belki…

Ama dediğim gibi… Beratlı’nın adaylıktan çekilme gerekçelerine saygı duymaktan başka da yapacak bir şey yok…

* * *

CTP ile başladık, CTP ile bitirelim…

Ortalığın küresel emperyalist sistemin sersemlettiği liboşlardan geçilmediği ve liberal etkilerin CTP’ni de sarmalına almaya çalıştığı şu dönemde partinin yaklaşan kurultayı, çok önemli bir dönüm noktasıdır demokratik sosyalist düşünce bağlamında…

Normalde herşeyi, her bir değeri ve bir ülkenin bütün stratejik üretim alanlarıyla aslında sosyal devletin ta kendisini;

Özelleştirme” adı altında pazara çıkaran “neo-liberal” sapmalar ve salt paraya endeksli komprador politikalara özünde “milliyetçi-muhafazakâr” denilen akımlar da ideolojik bağlamda karşıdırlar.

Lakin anlaşılıyor ki, onlar da küresel “satış furyası” içinde liberal pazar eğilimine girmiş bulunuyorlar.

Geriye kaldı doktriner sosyalist düşünce…

CTP’nin verdiği demokratik mücadelenin omurgasını teşkil eden doktriner sosyalizmin, küresel emperyalist sistemin kompradorlarına ne kadar dayanacağını ise kurultayla birlikte devam eden süreçte göreceğiz.

Kurultayda önemli olan ise, kimin kazanacağından çok, liberal saldırılar karşısında CTP’nin demokratik sosyalist kimliğinin kazanıp kazanmayacağıdır.

Meselenin özü de bu değil mi zaten?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.