1. YAZARLAR

  2. İsmail Bozkurt

  3. CTP Kurultayı’nın düşündürdükleri
İsmail Bozkurt

İsmail Bozkurt

Vatan Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

CTP Kurultayı’nın düşündürdükleri

A+A-

Aylardır konuşulan CTP+BG Kurultayı, iyi organize edilmiş, düzenli, disiplinli, kırıcı olmayan, ancak coşkudan yoksun ve pek de renkli olmayan biçimde tamamlandı.
Başkanlık için dört aday vardı ama sürecin kamuoyuna yansımış yönü itibarıyla bu adaylar arasındaki farkı anlamak kolay olmadı. Adaylar, “CTP+BG’yi ben daha iyi yönetirim” söylemini pek de aşamadı.
Sonuçta Başkanlığa Özkan Yorgancıoğlu seçildi.
Partiye ve topluma hayırlı olsun!
Siyasal Parti Yelpazemizdeki “Dengesizlik”
1976’dan başlayan bir süreçle bu güne kadar oluşan siyasal parti yelpazemiz, uzun yıllar çok da dengeli olmadan, değişik bir anlatımla yelpazede iki ana parti dengesi oluşmadan, daha çok UBP’nin hegemonyasında gelişti.
Başlangıçta TKP, UBP karşısında dengeyi sağlar gibi oldu ama bunu sürdüremedi.
Ve uzun bir süreç sonunda, bu kez CTP+BG de dengeyi yakaladı gibi! TKP’ye hiç nasip olmayan biçimde, iktidarı neredeyse tek başına alarak yelpazenin iki ana parti dengesinde yerini alır gibi oldu. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanlığı’ndan Meclis Başkanlığı’na, Hükümet’ten Devlet’in bağımsız organlarına kadar Devlet’e egemen oldu.
Ama yalnızca tek bir dönem için! Bir dönemi tamamlamadan oyları dramatik biçimde gerileyerek iktidarı yitirdi.
DP’nin KADEM’e yaptırdığı ve bence güvenilir olan son kamuoyu araştırması, bugün seçim yapılsa CTP+BG’nin oy oranın, ana muhalefette olduğu sürede de %29.3’ten %26.9’a gerilediğini gösteriyor. Bunu, “önemli ve anlamlı” bir gerileme olarak nitelemek gerekir.
Bir iktidar partisinin, hele son bir yıllık gelişmelere bakıldığında oy oranının düşmesi kadar olağan sonuç olamaz. Buna karşın (aynı kamuoyu araştırmasına göre), bugün seçim olsa, UBP’nin 2009 Nisan seçimlerinde %43.9 olan oy oranı %37.2’ye düşmüş olsa bile, hâlâ daha “dominant” durumda olduğu açık!
İki başka muhalefet partisi DP ile TDP’nin oy oranlarını, sırasıyla %31.1 ve %38.9 artırması, olaya dramatik bir öge de eklemekte; yelpazenin iki ana parti dengesinin bozulabileceğinin sinyalini vermektedir. Bunun anlamı, iktidar partisi UBP kan yitirirken kazananın ana muhalefetin değil, başka bir muhalefetin olduğudur. Bunu, halktaki yeni dengelere eğilim potansiyeli ile ilgili anlamlı bir gösterge olarak da değerlendirmek mümkündür.
CTP+BG Kurultayı Ne Getirecek?
CTP+BG’nin köklü bir parti olduğu yadsınamaz.
Demokrasimizin CTP+BG’ye gereksinimi olduğu da kesin!
Göstergeler, CTP+BG’nin, uzun bir süreç sonunda yakaladığı demokrasimizin iki ana partisinden biri olma durumunun “sürdürülebilir” olması için değişime gereksinimi olduğunu, “bir şeyler” yapmasının şart olduğunu anlatıyor.
CTP+BG Kurultayı ve yeni Genel Başkan fırsattır.
Tabii bunu halka anlatmak, hem de tek dönemde CTP+BG’yi alaşağı etmesini sağlayan kızgınlık ve kırgınlığını tersine çevirebilecek biçimde anlatmak gerekecektir.
Bu fırsat kullanılacak mı, yeni başkan o potansiyeli yaratabilecek ve gösterebilecek mi? Halk, yitirdiği güveni, CTP+BG’ye yeniden gösterecek mi?
Bu konuda karar vermek için bir süre beklemekten başka çaremiz yoktur.
Son Olarak
Rum parti sistemi epeyce kemikleşmiş durumdadır. Seçimden seçime, partilerin oy oranlarında dramatik değişmeler görülmez.
Türkiye’de durum bunun tam tersidir. Seçimden seçime büyük oranda ve dramatik değişmeler olabiliyor.
Bizim sistemimiz, daha çok Türkiye’deki gibi! Seçimden seçime partilerin oyları, yüksek oranda değişiyor.
Bu eğilime göre, tüm partilerimizin ve elbette CTP+BG’nin oy oranı, ilk seçimde yüksek oranda yükselebilir veya düşebilir.
Bu da halkımızın partilerimizi algılayış biçimi ve bu algılayışa duyacağı güvenle doğru orantılıdır.
“Ben şöyleyim, ben böyleyim” demekle olmuyor bu işler!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.