1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. CTP'nin müzakerelerde etkili olma çabası!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

CTP'nin müzakerelerde etkili olma çabası!

A+A-

Güney Kıbrıs’taki Politis gazetesi, bizim tarafta hiç bir gazetede yer almayan ilginç bir yorum yaptı...

Bu gazeteye göre, CTP’nin Dışişleri Bakanlığı’na Özdil Nami’yi getirmesi, partinin müzakere sürecinde etkili olmak istemesinden kaynaklanıyor...

Normal demokratik hukuk devleti “olma” koşullarda bu yorum doğrudur... Çünkü, Politis’in de vurguladığı gibi, bu ülkede müzakere sürecini en iyi bilen, en iyi çalışan bir kaç kişiden biri Özdil Nami’dir...

Rauf Denktaş’tan beri vardır... Mehmet Ali Talat’a ve CTP’ye “Birleşik Güçler” konsepti ile gelmiş ve partinin son yıllardaki “liberal” görüntüsüne de çok yakışan bir duruştadır...

Ancak CTP, müzakere sürecine, çok değerli bir bilgili vekili bakan yapmakla müdahil olamaz...

Kaldı ki; müzakereci sıfatı taşıyan Dr. Derviş Eroğlu bile müzakere sürecinde “bağımsız – bağlantısız ve etkili” değildir.

Şunu kabul edelim ve lütfen tartışmayalım ki; müzakere sürecinde Kıbrıslı Türklerin çıkarlarıyla ilgili bir sıkıntı yoktur.

Müzakere sürecinin tüm tıkanma noktaları, Türkiye ile Güney Kıbrıs’ın çıkarları noktasındadır.

Lütfen, ama lütfen bu konuda tartışmayalım... Demokrasiyi tanımam bu noktada... Çünkü Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün sorumlusu, Kıbrıslı Türklerin arzuları veya ihtirasları değildir.

Kıbrıslı Türklerin müzakerelerde kabul edilmemiş bir talebi yoktur.

Bakın tıkanma noktalarına lütfen...

Birinci tıkanma noktası “garantiler”dir...

Garantilerin bizimle bir alakası yoktur... Garantiler, Türkiye’nin Ada’da kalıcı olup olmamasıyla alakalıdır. (Rumlar bizi keser demeyin – anında ‘keşke kesse de kurtulsak’ derim)...

Toprak ve mülkiyet de bizimle alakalı değildir. Bu konu, daha çok Rumlarla Türkiye’den gelen göçmenler arasında çözülmesi gereken bir konudur. Ve son olarak; sıkıntılı konulardan biri olan “göçmenler” ya da Rumların tabiriyle “yerleşikler” konusuna bakacak olursak; bu da kesinlikle bizimle alakalı olmayan bir başka başlıktır...

Sakın, biri kalkıp da “vaaay, Türkiye’den gelen göçmenler geri dönsün diyor – biz ve onlar ayrımı yapıyor” demesin... Çünkü dediğim o değildir... Dediğim; müzakerelerin, aslında Rumların ve Türkiye’nin Ada üzerinde ve bölgedeki çıkarlarını sağlama alma ihtirasından çıkmazda olduğudur...

Bu noktada, bir Kıbrıslı lider – müzakereci ya da dışişleri bakanının masada yapacağı fazla bir şey yoktur... Aslında “olmalıdır”... Hatta şunu belirtelim; CTP’nin, 2000’ler öncesi tavrı bu yöndeydi. Talat’ın lider olduğu günlerde beklentimiz de buydu; akabinde hayal kırıklığımız da haliyle...

Kısacası; Politis’in yorumu; üzgünüm ama sadece ya illüzyondur ya da deli saçması...

Anlaşma olacaksa, Türkiye ile Rumlar arasında olacak... Biz seyirci ve piyon olabiliyoruz...

İşte bu noktada CTP bir şeyler yapmak istiyorsa ki aşırı milliyetçilerin dolu olduğu DP ile ortaklıkta bunu yapamaz; parti olarak yapabilir mi? Bilemem... Gönlüm, “evimizi temizleyelim” yalanı ile uğramasından değil, müzakerelerde ağırlıklı rol oynamasında yana ama...

Şairin dediği gibi; Gönül hicranla dolu...

Ya da, Aşık Veysel’in dediği gibi; “Beni boşa yorma gönül.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.