1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Cumhurbaşkanının sorumluluğu!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanının sorumluluğu!

A+A-

Serhat bekçileri her gecen gün kan kaybediyor...

 “Serhat Bekçileri” tanımlaması bize ait değil!

Bazı sendika başkanlarının CTP hükümeti döneminde kendilerine yakıştırdıkları bir söylem...

Dönemin hükümeti sıfır maaş zammı çekince, bazı sendika başkanları başbakan ve bakanları köşeye sıkışıtırıp, ‘gidin Ankara’dan isteyin” diye tuturmuşlar!

Yani, dışarıda başka, içeride başka!

Sokakta Ankara’ya ‘defol’ çekiyorlar, içerde ‘biz bu ülkenin serhat bekçileriyiz, Ankara bizi ödemeye mecbur’ diyebiliyorlar!

İplikleri pazara çıkınca da önce siyasi partiler, sonra da kamuoyu desteği arkalarından eriyip gidiyor...

...

CTP ve TDP ortak bir karar üreterek 24 Nisan’da miting yapacaklarmış...

Yani 2004 referandumundan tam 7 yıl sonra!

Belli ki daha fazla sendikaların kuyruğu olmak istemiyorlar.

Sendikaların lokomotif oldukları bu platformu da böylelikle dağıtacaklar...

Niçin sadece ikisi böyle bir karar aldı, diğer siyasi parti ve sivil toplum örgütlerini de davet etmediler bilmiyoruz ama artık bu işin fıcırığı çıkmıştır...

Her halde üç ay içinde dört büyük miting yapılan başka bir ülke daha yoktur düşüncesindeyiz...

Bunların yapacağı mitingten de, bizzat biz  bir beklenti içinde değiliz...

...

İnancımız odur ki, ülkede yaşanan sıkıntılar eylem ve mitinglerle çözülemediğine göre bunun başka formülleri aranmalıdır.

Bugün UBP hükümeti istifa etse ve yerine başka parti ya da partiler gelse, hiç bir şey değişmeyecek aynı sorunlar yaşanıp havanda su dövmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Bundan bir kaç ay önce yazdık bir kez daha hatırlatmakta yarar var;

Sevsek de sevmesek de, siyasi çizgilerimiz kesişmese de ülkede yaşayan hiç bir kesimi dışlamak gibi bir lüksümüz olmayan bir sürecin içinden geçmekteyiz.

Bu sancılı dönemde ne kadar çok siyasi oluşum ve sivil toplum örgütü taşın altına elini eşit bir şekilde sokarsa, ülkenin sil baştan yapılanması o kadar daha kolay olacak ve en azından toplumsal huzurumuz bu kadar bozulmayacaktır.

...

Daha önceki sıkıntılı dönemlerde Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş ile 2. Cumhurbaşkanı Talat’a da sıraıs geldikçe defalarca çağrıda bulunduk...

Şimdi de seslenme sırası Sayın Eroğlu’na geldi...  

Ülkenin en tecrübeli siyasetçilerinden birisi olarak inancımız odur ki ülkede yaşananlardan zevk almıyordur.

Ama sırf izlemek ve bir kaç demeçle geçiştirmek yetecek gibi değil.

En azından denemelidir, birbiriyle hır gür olan ülke insanını, sorunların bir şekilde çözümü için, bir çatı altında toplama görevi artık onundur.

Başarılı ya da başarısız olur o ayrı bir konu...

Ama oturduğu o yüce makamın görevleri arasında ülke insanının yararına her türlü görev ve sorumluluk mevcuttur...


Okur görüşü

“Yeni bir sendika, yeni bir Hür- İş”

 

“Sayın Özadam,

Bir Hür-İş sendikası üyesi olarak, sendikamızın esas meydanlarda olması gereken bu günde bir köşeye sinip kalmış olmasından dolayı büyük bir utanç içindeyim. İlk başta sendikadan istifa etmeyi düşündüm. Fakat daha sonra asıl yapmam gerekenin Hür-İş’te kalıp yönetimi değiştirip, gerçek sendikacılardan oluşan bir sendika haline dönüştürmek için uğraşmak olduğuna karar verdim...”

(Funda-Lefkoşa)

 

Okur Görüşü

“Kopacak fırtınanın habercisi!”

 

“Sevgili Levent Özadam,

7 Nisan tarihli ‘Dağ Tavşan Doğurdu’ isimli yazınız çok güzeldi tebrik ederim. Siz kabinede fazla bir değişiklik olmadığını görünce şaşırdınız ancak toplum olarak bizler ise Başbakanın yürekli davranıp istifa etmediğini gördüğümüz zaman şaşırdık. Yeni bakanlara gelince ‘şaka gibi’ benzetmesi yapsak herhalde yalan olmaz. Hiçbir planlama programlama yapılmadan, tamamen kişilere özel bir kabine oluşturulmuş.

 Başbakan Küçük kabineyi açıkladıktan sonra gelen gök gürültüsünün ardından “bu sefer tamam kabine bereketli geldi” yorumunda bulunmuştu. Oysa Başbakan Küçük işaretleri daha dikkatli okumalı çünkü o gök gürültüsü ancak “bundan sonra kopacak fırtınanın habercisi” olur...”

(Sessiz çoğunluk)   

 

Günün Karnesi:

Kurtuluş Lisesi

10

 Atletizmde erkekler ve bayanlarda şampıyon oldular

Kamu-İş

9

Tüp gaz zammana tepki koyan tek örgüt olurken diğerleri bu konuda uyudu

YDÜ

8

Ülke çapındaki kanser tarama etkiniliğine koyduğu katkılardan dolayı

Efkan BİLGİ

KKTC Tanıtma D.Bşk

1

Facebook paylaşım sitesinde hakaret ve tehdit içeren yayınları nedeniyle tutuklandı

Osman HACIEMİN

Gümrük Memuru

1

Evrak sahteleme ve yolsuzluk suçlamaları nedeniyle tutuklandı

 

MESAJ  KUTUSU

 

Sayın Ünal ÜSTEL, kendinize yeni bir müsteşar aramak için ilk günden arayış içine girdiğiniz söyleniyor. Ancak bunu sakın denemeyin ne gücünüz yeter ne de makamınız. Bakanlığınız süresince de yükseklerden gelecek talimatlara alışmalısınız.

...

Sayın İlkay KAMİL, yeni kabine dışında kalınca dostlarınıza yaptığınız yorumlar bizim de kulağımıza gelmeye başladı. Burada yazmayı etik bulmuyoruz zira ortalık toz duman olur ve partinizle ilişkileriniz kopma noktasına gelebilir. Bu sıralar herkese sırrınızı vermeyin...

...

Sayın Kemal DÜRÜST, bölge vekilleri ile zaten aranız limoniydi, şimdi kezzap suyu gibi oldu. Perde gerisinde size karşı çok güçlü bir muhalefet başlatılıyor. Umarız önemli bir açığınız yoktur.

...

Sayın Tevfik DİRENÇ, özel kalemlik kısa sürdü ama önemli tecrübeler edindiniz. Zaten dünya görüşünüz nedeniyle bazıları sizi kolay sindirememişti. Bu ülkede siyaset maalesef böyle bir şey. Geçmiş olsun diyoruz...

...

Sayın Savaş TİLKİ, Kiler marketin açılışında başkan Benli size trafik polisliği görevi vermiş ki gelen araçları iyi idare ediyordunuz. Görenler bir düdüğü eksikti diyorlar.

...

Sayın Derviş EROĞLU, yeni kabineyi onayladınız diye size de eleştiri mesajları gelmeye başladı. Partililer kızgın ve müdahale etmediniz diye sitem ediyor. Karışsanız vay karışmasanız vay değil mi?

...

Sayın Pervin GÜLER, meclis önündeki dikenli tellere bazı sendikacılar tepki gösterse de halkın büyük bir çoğunluğu yerinde bir karar olarak değerlendirdi. Başarılı yönetiminizden dolayı tebrik ederiz.

...

Sayın Özdemir TOKEL, kabine açıklandıktan sonra  kapsama alanına çıktığınız ve gözlerden kaybolduğunuz söyleniyor. Fazla üzülüp de kendinizi hırpalamayın boşuna. Bu kabine 6 ayı çıkarırsa size bir fırın kebabı ısmarlarız.

...

Sayın Güvenç CANTAŞ, torun daha bir haftalık bile olmadan bebeğe özel yüzme havuzu yaptırmaya başlamışsınız. Artık ufaklığı kıskanmaya başladık bilesiniz. Gördük ama bu kadar torun sevgisini de ilk görüyoruz...

...

Sayın Barış MAMALI, polisin yetkileri konusunda yaptığınız son açıklama biraz duygusal ve vitrine oynayan bir açıklama oldu. Binlerce polis memuru elma toplasın diye eğitilip maaş almıyor değil mi?

...

Sayın Şahap AŞIKOĞLU, charter seferlere uygulanan özel teşvik sistemi için çok ilginç ihbarlar gelmeye devam ediyor. Bu kıyağın seçimlere yönelik bir ayrıcalık  olduğu söylentileri ayyuka çıkmış durumda bilesiniz.

...

Sayın Ata ATUN, geçmiş olsun, personelinizin bir telefon uyanıklığı size 16 bin liraya mal olmuş. Otomatik ödeme talimatları bazen böyle insanın başına dert açıyor değil mi?

...

Sayın Fayka KİŞİ, dünkü gazetede bir sayfada “Kişi”, diğer sayfada “Arseven” oldunuz yine. Artık şu soyadı konusunda bir karar verseniz diyoruz.

...

Sayın Mustafa ARABACIOĞLU, evinizin bir odasına yürüme bandı aldığınızı ve spor etkinliklerini artık evinizde yaptığınızı öğrendik. Siz de haksız değilsiniz, Gönyeli’nin çamurlu yollarında yürümek bu sıralar cesaret ister değil mi?

...

Sayın Yusuf KAÇMAZ, mevsim hastalığı olan ağır gribe yakalandığınız ve günlerce evden çıkmadığınız söyleniyor, büyük geçmiş olsun. Grip aşısı olmanızı salık veriyoruz. En azından yatakta değil ayakta atlatırsınız.

...

Sayın Olgun AMCAOĞLU, masterler maçı için İstanbul’a gittiğiniiz öğrendik.Yurt dışı için Kanlıköy’den aile eşrafından izin kağıdı aldığınız iddia ediliyor doğru mu?

...

Sayın Zorlu TÖRE, devir teslim törenine gitmemeniz yakışık almadı. Bunu telafi ederek yeni bakanı ziyaret etmeniz bekleniyor. Pazartesi günü ise yurt dışında olacağınızdan meclise gitmeyecekmişsiniz. İyi yolculuklar dileriz.

...

Sayın Mehmet BENLİ, marketçilik konusundaki atılımlarınız diğer büyük işletmeleri tedirgin etmiş ve fiyatlarını kırarak büyük rekabete girmeye hazırlanıyorlarmış. Rekabetin olmadığı yerde rehavet olur değil mi? Hayırıl işler dileriz...

...

 Günün Fıkrası

 

İnat

 

Bir gün üç arkadaş birbirlerine ne kadar inatçı olduklarını ispatlamaya çalışıyorlar ve herkes en çok inat ettiği anısını anlatıyormuş.

Birinci inatçı anlatmaya başlamış: "Bir gün evi telefonla aradım, hanım alo demedi, ben de cevap vermedim, telefon sabaha kadar açık kaldı" demiş. İkinci inatçı "O da bir şey mi?

"Ben bir gün eve geldim, kapıyı çaldım, hanım kimsin demedi, ben de kim olduğumu söylemedim, sabaha kadar kapının önünde yattım"
Üçüncü inatçı " O da bir şey mi" demiş?

Biz evlendiğimizde karım bana dokunmadı diye ben de ona dokunmadım ve hala daha da dokunmuyorum" demiş.

İki inatçı birden; "Olur mu yahu sizin iki tane çocuğunuz var" demişler. İnatçı; "İnat ettim onları da sormadım" demiş.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.