1. YAZARLAR

  2. Ali Tekman

  3. Çuvaldız-iğne muhabbeti ve KKTC’nin yeni “Beylikleri”…
Ali Tekman

Ali Tekman

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çuvaldız-iğne muhabbeti ve KKTC’nin yeni “Beylikleri”…

A+A-

Çuvaldızı önce kendimize batırdık…

Kıbrıs dışından buralara gelip turistik tesis, otel, motel, tatil köyü, casino v.s. gibi şaşaalı yatırımlar yapan sermayenin, maddi bakımdan cılız ülke basın-yayınını da para gücüyle vereceği reklâma esir etmesi kaçınılmazdı. Nihayetinde o camianın mensuplarını “itip-kakma, darbeleme ve aşağılama” hakkını(!) kendinde bulmasının başlıca sebeplerinden birinin de, bizzat bizim “medya” tarafından reklâm alma uğruna verilen kişilik tavizlerinden kaynaklanan pervasızlık olduğunu anlatmaya çalıştık.

Fazla uzatmayacağım… Ne demek istediğimi iki gündür anlatmaya çalışıyorum, “bizim medyanın” da büyük hataları bağlamında…

Tamam… Çuvaldızı kendimize batırdık da… İğneyi kime batıracağız?

Elbette dıştan gelen ve bu adanın doğal nimetleriyle potansiyel turizm olanaklarından faydalanarak buraya yatırım yapan ve fakat adeta bu ülkeden bağımsız, kendi egemenlik alanlarını ilan ettikleri mekânlarında çalıştırdıkları bazı “görevlileri” ülkenin basın-yayın mensuplarına saldırmasını engelleyemeyen veya görmezlikten gelen işletmelerin yönetimlerine, patronlarına…

Zaten kaç gündür basında hemen herkes, - özeleştiri zahmetine de katlanmadan - bu durumu protesto ediyor.

Şimdi gelelim esas meseleye…

Çuvaldızı batırdık… İğneyi de batırdık…

Velâkin hala birşeyler eksik…

Unutmadık ama birkaç gün biraz göz ardı ettik galiba…

Çuvaldızın esaslısını aslında bizim KKTC devlet yönetimine batırmak lazımdı herşeyden önce… Anormal bir rejim ve onun siyasi bekçilerine…

Çünkü dıştan gelip bu adaya yatırım yapan sermayeyi, öylesine tavizler verip şımarttı ki, bizim devlet ve hükümet yetkilileri…

Adamlar buralarda üzerine tesis kurdukları alanları neredeyse “egemen İngiliz üslerinden” de egemen hale getirdiler.

Güvenlik” ya da yaygın yabancı ifadeyle “security” adı altında kendi ordularını bile oluşturdular.

Sıkıysa bu memleketin insanı, basın-yayını, onlardan “vize almadan” buralara girsinler, görev yapsınlar…

Oysa “devlet gibi devletler”, kendi topraklarına sırf dışarıdan sermaye getirdi diye – gerçi bu ada insanının işine de yaramıyor ya – yabancı yatırımcı ve yatırımı kollamaktan önce, kendi kurumlarını, kuruluşlarını ve elbette – olmazsa olmaz – kendi vatandaşını korumakla mükelleftirler.

Örneğin Malta deyip geçmeyin… Bizden çok daha küçük bir adacık…

Lakin… Onuru, bizimkinden çok daha büyük bir devlet duruşu var…

Bırakın kendi vatandaşlarını veya basın-yayın mensuplarını dıştan gelen sermayenin adamlarına dövdürtmeyi…

AB üyeliğinde kalıcı birtakım “derogasyonlarla” kıta Avrupası’nın dev sermayesinin Malta’daki yatırımlarına bile sınırlama getirmeyi başarmış.

Çünkü kimilerinin beğenmediği Malta devletinin de bir otoritesi var. Ve bu otorite asırlara dayanan köklü Avrupa devletlerindeki sermayeyle pazarlık dahi yapmıyor, “bu adada egemen Malta devletidir, Maltalı sermayedir” demektedir.

Evet ama burası işte KKTC…

Biz “dıştan yatırım gelmesin” demiyoruz.

Elbette gelsin ve bu toprakları hepimiz adına değerlendirsin…

Ama hepimiz adına… Bu ülkenin insanına da değer versin bunun yanında… Kurumlarına, kuruluşlarına ve vatandaşlarına da…

Velâkin… Burada doğru dürüst bir devlet otoritesi yok ki…

Zaten uluslararasında “meşruiyet sorunu” olan bir idaremiz var… Kendi topraklarında otoritesi de olmayınca;

Dileyen gelir, tesisini kurduğu toprak parçası üzerinde kendi “beyliğini” kurar, kendini orada egemen ilan eder, güvenlik adı altında kendi ordusunu da oluşturur, ondan sonra “haddine mi düştü KKTC devletinin kurum-kuruluşlarıyla onların mensuplarının ve vatandaşlarının buralara yan bakması?”

Tarihten biraz nasibini alanlar, Selçuklu Devleti’nin zayıflayıp, otorite kaybetmeye başlamasıyla Anadolu topraklarında küçük küçük ne kadar “Beylik” kurulduğunu hatırlayacaklardır.

Kendi toprakları üzerinde egemenlik ve otorite zafiyeti yaşayan KKTC devleti de böyle giderse;

Dıştan gelen sermayenin KKTC’nde tesis kurduğu alanlar üzerinde yüzlerce küçük ölçekli “egemen casino-otel” beylikleri oluşacak ve bırakın Kıbrıslı vatandaşlarla basın mensuplarını, KKTC devletinin makamları bile buralara “vize alarak” girmek durumunda kalacaklardır.

* * *

Bir devlet düşünün ki sadece adı devlet…

Bir devlet düşünün ki, otoritesinin dişleri sadece kendi işsiz ve mağdur insanlarını kesebiliyor.

Bir devlet düşünün ki, uluslararası hukukun, uluslararası gözetim ve denetimin dışında…

Neydi olacağı?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.