Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Daimici olmak…

A+A-

Sibel Hanım Londra’da Kıbrıslıtürklerin sivil toplum örgütleri ile görüştü…

Kucaklaştılar.

Epeyce muhabbetten sonra, “İzolasyonlar altındayız, kalkmalı” dedi…

Alkış aldı.

Sevindi.

Özdil Bey Almanya’daydı…

Orada bir gazeteye beyanat verdi…

“Kıbrıslı Türkler izolasyonlar altında” dedi…

“Kuzey Kıbrıs’a doğrudan uçuşlar yapılamıyor” dedi.

Ve altyapı, idare, eğitim alanlarında AB standartlarına erişebilmek için özel bir programa ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Trabzonlu yerleşik bey…

O da KKTC’de bakan, her ülkede var böyle şeyler, dedi…

Dağları gösterdi…

Taş, çakıl, kum, toprak kullanılmalıymış.

En nihayetinde inşaat sektörü, dedi…

Sonra biraz daha gerindi…

Dağları un ufak yapmazsak, ithal ederiz, çok paramız gider, dedi.

Trabzonlu bizi düşündü.

Ve dağların delik deşik edilmeye devam edileceği sinyalini verdi…

Arkadaşlar, “Baf’a gidelim” dediler…

-Neden gidecekmişiz, dedim…

-Görelim, dediler.

Görelim de, görmekle yâr özlemi gider mi?

Gidebilir mi?

Öpmeli yani...

Koklamalı…

Bilmeli ki ayrılık kolay olmayacak.

Bir ömür sürmese de uzunca bir süre bir arada olunmalı.

En son geçen yıl oradaydık.

Topluca gitmiştik.

Bir otelin restoranında bir arada toplanmıştık.

Yemek yedik.

Rumca, Türkçe şarkılar çaldılar.

Kimisi göbek attı.

Kimisi sadece baktı.

Sonra Baf limanı gezildi.

Mutallo’ya geçildi...

Keyif aldık.

Kuzeyde birbirini göremeyen aynı mahallenin çocukları,  Baf’ta aynı mahallede toplandılar…

Yıllarca görmemişlerdi…

Birbirlerini gördüler.

Aynı kahvede oturdular, eskilerden bahsettiler.

Torunları anlattılar…

Birbirlerine kahve ısmarladılar.

Bazıları bira içti hem de öğlen sıcağında.

Dağıldılar.

Dağınık gezerlerken tesadüfen bir sokakta gene karşılaştılar.

Yeniden kucaklaştılar.

Güzel bir duyguyu orada yaşadılar.

40 yıl sonra aynı toprağa, aynı anda bastılar.

Ve dönüşe geçtiler, hem de gece başlamadan…

Çünkü kuzeyde kendilerininmiş gibi kullandıkları evler, kendilerini bekliyordu.

Kuzeye geçtiler.

Bir sene sonra Baf’ta görüşmek üzere ayrıldılar.

Veda idi bu, veda etmemesi gerekenlerin…

Sibel Hanım Londra’daydı…

Özdil Bey Almanya’daydı…

İkisi de Kıbrıs’taki karmaşık durumu düzeltmek için koşuşturuyorlar.

Koşarlarken kuzeyde daimici olmak adına çalışıyorlar…

İzolasyonlardan, limanlardan ve yolların iyi olmadığından bahsettiler…

Güya çevre bakanlığı görevindeki Trabzonlu…

Bir yere gitmedi…

O zaten bir yerden geldi…

Trabzonlu, oturduğu koltuk ve topraktan hiç kalkmadan, dağları deleriz, ufalarız, ortadan kaldırır, yerine ağaç dikleriz demeye getirdi…

O da Sibel Hanım ve Özdil Bey gibi kuzeyde daimici olmaya çalışanlardan…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.