1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Dakika bir gol bir...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Dakika bir gol bir...

A+A-

Mecliste, Milletvekilliğini en çok hakkedenlerden biridir. Çok beğenir ve takdir ederim…

Çok zekidir ve son derece iyi yetişmiştir. Ve bundan dolayı, “aykırı”dır… Gramsci’yi, ben ondan öğrendim… Ama düşüncelerinin tümüne katıldığımı söyleyemem… Daha doğrusu, “anladım” diyemem… “Aykırı”yı zaten bu anlamda kullandım… Her zeki ve iyi yetişmiş insan gibi, bazı şeyleri, toplumdan çok önce görür… Ve “dilini tutmayı” da kendine hakaret saydığından, ortalamaya göre, “erken” konuşur… Çünkü, ortalama değildir… En çok da onu “anlayamadığım” zamanlarda severim… Bana da “aykırı” geldiğinde…

Doğuş Derya’dan bahsettiğimi, anladınız mı?

Milletvekili seçildiğinde, benim evden tebrik giden tek vekildir, Doğuş…

Kendisini ve meclisi tanıdığımdan, evde “ Bekleyin üç konuşma yapsın, bu mecliste ne şamata çıkaracağını göreceksiniz…” dediydim… Vallahi beklemedi… “Dakika bir, gol bir!” Kürsüye çıktığı anda, ayağının tozu ile ortalığı birbirine kattı…

Siyasette “türlü/çeşitli” insan olur… Milletvekilliğini bir terfi makamı sanan memurlar… Prestij makamı sanan kasaba eşrafı… Kurulu düzen içinde ön sıralara çıkmak zanneden kifayetsiz muhterisler… Maaş kapısı zanneden “profesyoneller”… Meslek zannedip de kaybedince sudan çıkmış balığa dönüp, hayata küsenler… Hayatta yapacak başka iş bulamamış mesleksizler…

Bunlar hayat boyu her seçimi kazanmış olsalar bile, gün gelip de hayatları nihayete erdiğinde, dönüp geriye bakınca, bir hayatı boşuna geçirdiklerini anlarlar…

Bir de başka tür vardır ki kendince düşünceleri için meclise girerler… Bakın bu meclisin tutanaklarına, yalnız onların yaptıklarının değeri olduğunu göreceksiniz. Her tartışmada, “zurnanın zırt dediği yer”i, onların bulup da söylediğine tanık olacaksınız. Bütün fikirlerine sizin de katılmanız, şart değil… Arif Hasan Tahsin böyle bir vekildi, örneğin… Alpay Durduran böyleydi… Mustafa Akıncı… Naci Talât… İsteyen huylansın ve istediği kadar kavgalı olayım, Ferdi Sabit Soyer… Bunlar, özel bir cinstirler. Hem altı dolu konuşur ve hem de konuştuğunu dinletir… Aslında “meclis” denilen kurum da bu gibilerin yüzü suyu hürmetine saygınlık kazanır… Ki giderek sayıları azalmaktadır…

İşte bu son mecliste, bu görevi yapacak en azından iki milletvekilinden biri Doğuş Derya’dır… Öteki de Tufan Erhürman, göreceksiniz…

“ Dakika bir, gol bir…”

Hem “anayasayı değiştirmek istiyoruz” diye yalan söyleyip; hem de sanki Allah kelâmı imiş gibi, dokunulmaz bir kutsallık atfedenlere, daha şimdiden duyurmak lâzım ki bu dönem biraz sıkıntı çekecekler…

Feminizm denilen akımı hiç benimsemedim... Kadınların iki kat sömürüldüğüne amenna ama bence toplumun kurtuluşu cinsle bağımlı değildir…

Ancak, dervişin fikri ne ise zikri de o olmalı…

Bağırıp çağırmayı bir yana bırakıp, sevgili Derya’yı hem fikri ve hem de zikri için kutlarım… KKTC meclisinde ilk defa “vicdanım bana bunu emrediyor” diyebilen bir milletvekilimiz var! “Aferin” diyeceğim ve o da kızacak, biliyorum… Ama AFFERİN…

Hoş geldin… Seni izlerken gurur duymamıza neden oldun, sağol…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum