1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. DAÜ Dünya Aıds Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu
DAÜ Dünya Aıds Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu

DAÜ Dünya Aıds Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mevhibe B. Hocaoğlu 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu.

A+A-

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mevhibe B. Hocaoğlu 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Yrd. Doç. Dr. Hocaoğlu yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi:

HIV cinsel yolla buluşan bir virüs olup kan ve vücut sıvıları aracılığı ile geçiş yapmaktadır.  Uzun süren bir kuluçka döneminden sonra ise bağışıklık sistemi yetmezliği ile sonuçlanıp, AIDS dediğimiz sendromlar kümesi ile kişinin ölümüne sebep olmaktadır.  Bir kişinin HIV taşıyıcısı olup olmadığını üç testle belirlenebilir bunlar Antikor testi, Kombinasyon ya da 4. Jenerasyon hem antikor hem de antijen tespit eden ve NAT diye bilinen virüsün kandaki varlığına bakan tespit eden testlerdir.  Hiçbir test virüs bulaştıktan hemen sonra tespit edemez.  Antikor testi bulaşmadan 3-12 hafta sonra, Kombinasyon testi 2 -6 hafta sonra ve NAT testi ise 1-4 hafta sonra virüsü tespit edebilir.  KKTC’de antikor testi kullanılmaktadır.  KKTC’de 35 takibi yapılan toplam vaka, TC’de 7882 toplam vaka ve güney Kıbrıs’ta 500 toplam vakadan söz edilmektedir. Gerçek vaka sayısının bu miktarların üzerinde olduğu ve çoğu taşıyıcı kişinin damgalanma ve dışlanma korkusu ile HIV testi yaptırmadığı düşünülmektedir. Dünya genelinde bakıldığında toplam 36.7 milyon kişi HIV/AIDS ile yaşmakta,  yılda 2 milyon yeni vaka ortaya çıkmakta ve 1.1 milyon AIDS’e bağlı ölüm olmaktadır.  Sahara Altı Afrika ülkeleri salgının merkezini oluşturmakta ve Ortadoğu ülkelerinde çatışmalar ve şiddete bağlı olarak vaka sayısında %33 artış gözlenmektedir.  Dünya genelindeki vakaları %50’si Amerika’da ve %25’i Fransa olduğu görülmektedir.  Kişileri HIV ile karşı karşıya getiren ve yaygınlaşmasını tetikleyen risk faktörleri az gelişmişlik, yoksulluk ve cehalettir. 

KKTC’ye has risk faktörleri ise politik çözümsüzlük sonucu iki toplum arasındaki ortak sağlık problemi olan HIV/AIDS konusunda işbirliğinin resmen yapılmaması ve çifte standartların varlığının ortaya çıkması, AB dışında kalan veya bırakılan bir toplum olarak daha tutucu bir topluma dönüşmek ve sorunların diğer Avrupa Birliği ülkeleri ile konuşulmaması, İnsan ticareti ve seks çalışanları konusunda yasal zeminin ve insan hakları ihlalleri, uyuşturucu kullanımı ile yetersiz mücadele ve cezaevlerindeki koşullar olduğu söylenebilir. 

KKTC’de gerçekleştirilen iyileştirmelerden en önemlisi HIV pozitif sonucu alan kişilerin mahrumiyeti ile ilgili atılan adımlardır. Mecliste bekleyen Bulaşıcı Hastalıklar Yasa Tasarı’sının ve orda öngörülen sürveyans  sistemlerinin kurulması çok önemlidir.  HIV üç şekilde önlenbilinir – fiziksel engeller (prezervatif), biyokimyasal engeller (PrEP veya PEP gibi) ve immunojik engeller (aşılar).  Şu anda Johnson ve Johnson firmasına ait aşı denemeleri devam etmektedir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.