1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. DAÜ’nün şerefine rakı-balık!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

DAÜ’nün şerefine rakı-balık!

A+A-

DAÜ rektörü Abdullah Öztoprak’a hiç yakıştıramadık doğrusu!

DAÜ’de yaşanan peşkeş rezaleti için değil…

Önceki günkü kavga gürültü için değil…

Halkı salak yerine koyup, kandırdıkları için hiç değil!

Basından herkes okudu, önceki gün DAÜ-SEN ve bazı siyasi partiler ile sivil toplum örgütleri DAİ ve DAK’ın Doğa okullarına devredilmesi nedeniyle büyük bir eylem gerçekleştirdiler.

Havada sopalar ve yumurtalar uçuştu…

Polis ve eylemciler boğaz boğaza geldi…

Olayın çatışmaya dönmesine ramak kaldı!

Buraya kadar olanı hadi bir yana koyduk…

Sonuçta ortada okulları yasal olmayan yollardan birilerine peşkeş çekmek isteyenler ile buna mani olmaya çalışan, mücadele eden bir halk kitlesi var…

Ama işin asıl ayıbı, DAÜ Rektörü Abdullah Öztoprak ile Doğa Okulları yetkilisi Okar Dilik’in, önceki gün bu olaylardan birkaç saat sonra İskele boğazında Neşe restoranda bunun şerefine kadeh tokuşturması oldu!

Hem de vatandaşın gözünün içine baka baka…

Siz isteseniz de istemeseniz de, biz bildiğimizi okuruz dercesine!

Bir yerlerini yırtsanız da, biz kafamıza koyduğumuzu yaptık diye nispet ederek…

O gece kadehler DAİ ve DAK için kalktı sadece!

Belli ki bir kutlamaydı bu…

Bir kadeh Abdullah Öztoprak’ta, bir kadeh Okan Dilik’te…

Bir kadeh de rektör yardımcısı Derviş Ekşici’de…

Serin bir İskele akşamında denize nazır…

Sanki bir zafer edası vardı yüzlerinde!

İşte o kadehlerin tokuştuğu ses aslında, Kıbrıs Türkünün içinden kopan bir parçanın sesi gibi geldi diyor, gördükleri karşısında dehşete düşen vatandaş!

Hayatımda çok rezalet gördüm ama bunun gibisine ilk defa kendi gözlerimle şahit oldum diye hayıflandı!

Üzülme Kıbrıs Türkü hiç üzülme!

Daha nice kadehler kalkacak bizim şerefimize…

Sen üç kuruşluk, kişisel menfaatler uğruna, iş bilmez, pısırık, beceriksiz ve basiretsiz yöneticileri seçmeye devam et yeter ki!

Sevgili okuyucu, bu ülkede yanlış şeyler oluyor.

Dün ülke turizminin emekçilerinden Zekai Altan aradı…

Sesinden kötü bir şeyler olduğunu hemen anladık.

Teriyle, tırnaklarıyla ülke turizmine kazandırdığı eko turizmin en güzel örneklerinden birisi olan Nitovikla Garden otelin elektriklerini kesmişler önceki akşam, hem de hiç haber vermeden.

Öyle içine oturmuş ki, gitti otelin anahtarlarını bakan Üstel’e teslim etmek istedi.

Yerden göğe kadar hakkı vardı.

Evet, kuruma borcu az değil 60 bin TL imiş.

Ama birkaç gün önce üç tane çek yazıp vermiş kuruma

Buna rağmen hem de otelde yabancı turistlerin olduğu bir akşam insafsızca kesmişler hattını.

Söyler misiniz Allah aşkına bizin başınıza böyle bir şey gelse, anahtarları teslim etmez de ne yapardınız?

Burada Zekai’nin elektrik borcunu ödememe gibi bir borcu elbette yoktur.

Ama suçlu o değil, bu kadar borç birikene kadar gerekli ihtarı yapmayanlardır.

Böyle despot bir davranış, hem de otelin içinde Portekizli, İtalyan ve Alman turistler varken yapılırsa, bunun adı insafsızlık değil de nedir acaba?

Bu ülke insanını, vatanından, doğduğu topraklardan, soğutmak için niçin bu kadar ısrar edersiniz ki?

 

Bazı vekiller CTP’nin adayına oy verince UBP karıştı!

 

Sayıştay üyeliği seçimi UBP içinde mini kriz yaşattı.

Bazı UBP’li vekillerin, CTP’nin desteklediği aday olan Ahmet Güvensoy’a oy vermesi 5 UBP’li vekilin grup toplantısını terk etmesiyle sonuçlandı.

Başta Hüseyin Özgürgün olmak üzere, İlkay Kamil, Necdet Numan, Mutlu Atasayan, Ahmet Çaluda’nun CTP’nin adayı olarak bilinen Güvensoy’a oy verdiğinin belirlenmesi üzerine partilerini protesto eden 5 UBP’li vekil buna tepki olarak grup toplantısını terk ederek gösterdiler.

 

 

Uçaktan inip 100 metre yürümek!

 

Başka bir ülkede var mı bilinmez!

Ama biz hiç şahit olmadık…

Ercan’a inen bazı uçaklar giriş salonuna o kadar çok uzak mesafede duruyorlar ki, yolcuların bazen 100 metreye varan yürüyüşleri tepki almaya devam ediyor.

Yolcular, yürüyüş mesafesi binanın içinde olsa bir sıkıntı olmayacak ama açık havada, çeşitli havaalanı araçlarının arasında cambazlık yapıp da giriş binasına gitmenin büyük sakıncaları olduğunu ifade ediyorlar.

Ayrıca yağışlı havalarda gelen ziyaretçilerin iç çamaşırlarına kadar ıslanması da cabası!

Allah için birisi çıkıp söylesin, böyle bir uluslar arası havacılık kurallarıyla bağdaşır mı?

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Abdullah ÖZTOPRAK, bir yerler yazın DAK ve DAİ konusunda hükümet sizi tek başınıza bırakacak ve bir gün rakı kadehlerini zafer için değil, kederden kaldıracaksınız. Söylemleriniz ve tavırlarınız akademik bir kişiye hiç yakışmıyor.

Sayın Ferdi Sabit SOYER, Asım Akansoy’u genel sekreter seçtirerek partide halen önemli bir yerinizin olduğunu da göstermiş oldunuz. Ancak bu tür inatlaşmalar CTP’yi iyi yerler götürmez, her halde onun da hesabını yapmışsınızdır değil mi?

Sayın Ersan SANER, eşiniz Bahar hanımın birkaç gündür yüksek ateşi nedeniyle Mağusa Devlet Hastanesi’nde yattığını üzülerek öğrendik. Büyük geçmiş olsun diyoruz. Umarız en kısa zamanda sağlığına kavuşur ve sizin de moraliniz yerine gelir.

Sayın Erkut ŞAHALİ, CTP genel sekreterliği adaylığı için teklifleri niçin kabul etmediğiniz merak konusu olmuş. Bu konuda çeşitli hesaplaşma iddiaları olduğu ve birilerini kıramadığınızdan dolayı geri adım attığınız söyleniyor.

Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, Sayıştay üyeliği seçiminde büyük gayretleriniz neticesinde sonuca ulaştığınız söyleniyor. Ancak parti içinde birkaç vekilin büyük öfkesini aldınız bunu da yabana atmamak gerek değil mi?

Sayın Ahmet KAŞİF, hastanelere ve sağlık ocaklarına yaptığınız baskın ziyaretler ve özellikle hemşirelere yaptığınız uyarılar vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılanıyor. Vatandaşa kötü muamele yapanlara anladığı dilden konuşmak doğru bir yaklaşım.

Sayın Oktay KAYALP, kanalizasyon çalışmaları vatandaşı bezdirirken, hatalı bir çalışma nedeniyle AB’den 100 bin Euro ceza kesildiği söyleniyor doğru mu? Bu konuda açıklama yaparsanız çeşitli spekülasyonları da önlemiş olursunuz.

Sayın Ceyhan ÜMİTER, siyasi farklılıklar nedeniyle bir bakanın geldiği vakit onu karşılamamak size hiç yakışmıyor. Bu konuda mesai arkadaşlarınızda sizi eleştiriyor bilesiniz…

Sayın Mutlu ATASAYAN, sizin falda yine bakanlık çıktı. Hem de üç vakte kadar. Olmaz olmaz demeyin, yakında kabine değişikliği var ve artık kimse sizi görmemezlikten gelemez…

Sayın Suat GÜNSEL, Elektrik kurumuna olan yüksek borcunuzdan dolayı dün biraz kulislerde eleştiriler yapıldı ama bir de açıklasanız devletin size ne kadar borcu var? Bence artık susma zamanı değil.

Sayın Ahmet BÜLENT, LAÜ’de Nijeryalı öğrencilerin eylemi sırasında babacan davranışlarınızla olayların önüne geçtiğiniz gözlemlenmiş. Umarız olumsuz olaylardan ders çıkarılır ve bir daha da tekrarlanmaz.

Sayın Ahmet TUĞUCU, Bakan Atun sizi iyi bir yere atadı ancak diktatör olun demedi her halde. Ülke çok küçük ve vatandaşa karşı daha ılımlı ve sevecen olmanızda yarar görüyoruz. Size güvenenlerin yüzünü kızartmayın sakın.

Sayın Sevgi GÜRPINAR, Güzelyurt Özgürlük İlkokulu Müdürü olarak kolej sınavlarında gösterdiğiniz başarıdan dolayı sizi tebrik ederiz. Sizin gibi eğitimciler ne kadar çoğalırsa ülke gençliğinin geleceği o kadar garanti altına girer.

Sayın Zekai ALTAN, şu anda hissettiklerini neredeyse tüm Kıbrıs Türk halkı hissediyor. Ancak mücadeleyi bırakmak yok. Yerli yatırımcıya devlet katkısı olmasa da ülke insanı size sahip çıkacaktır.

Sayın Tunç ERTAN, gördüğümüz kadarıyla siyasilere karşı öfkeniz artık son bulmuş ve onların uğrak yeri olmuşsunuz. Ama siz siz olun, onların yandaşlarını işe almak için, başkalarının ekmeği ile oynamayın, büyük günaha girersiniz.

Sayın Asım AKANSOY, genel sekreterlik göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun. Sizin de beklemediğiniz bir sonuçtu ama bu görevden büyük rahatsızlık duyanlar var ve anında düğmeye bastılar bilesiniz.

Sayın Hasan Basri BEYCANLI, sigortacılık sizin işiniz değil ama, sevecen ve güler yüzünüzle sigorta çalışanlarının gönlünü fethettiğiniz gözlemleniyor. Kolay gelsin diyoruz.

Sayın Güvenç CANTAŞ, Kurucu Cumhurbaşkanı hastaneyi yatalı, siz de orasını mesken tutmuş ve halen evinize bile gitmemişsiniz. Vefanızdan dolayı tebrik ederiz.

Sayın Mehmet SAYDAM, Estonya ziyaretinde yemeklerden çok hoşlanmamış olsanız gerek ki soluğu Dereboyu restoranlarında almışsınız. Peki orada yemekleri beğenmediniz bari beğendiklerinizi anlatsanız diyoruz.

 

 

Günün Fıkrası

 

Hapis cezası

 

Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz.

Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla sorar:

- "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası:

- "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin ya da 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak:

- "Eeee ne oldu?" Adam:

- "Bugün, hapisten çıkmış olacaktım"

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.