1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Değirmencioğlu’nun yorumu…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Değirmencioğlu’nun yorumu…

A+A-

ETİ’nin ve Akdeniz Garanti Bankası’nın eski müdürlerinden, kıdemli ekonomist Yusuf Değirmencioğlu, bir yazımdan yola çıkarak yaptığı yorumda, yaşamsal konulara değindi. Değirmencioğlu’na teşekkür ederim. Göndermek duyarlılığını gösterdiği görüşlerini okurlarımla paylaşıyorum:
   “Sn. Ahmet Tolgay, 'Türkiye'deki Olaylar ve Ekonomi' başlıklı yazınızı okudum. Vurgulamış olduğunuz hususların tümüne, yüzde yüz, katılıyorum. Yaklaşık 70 yıl önce, İkinci Dünya Savaşı’nın patlak verişinden sonra, Avrupa'nın Amerika'ya olan ekonomik bağımlılığını izahta kullanılmış olan tabirin, 'When United States sneezes, Europe catches cold', Türkiye ile Kuzey Kıbrıs'ın 1974 sonrası ekonomik ilişkilerini izahta da kullanılması tesadüf değildir. Hatta, Türkiye hapşırdığı zaman, KKTC nezle değil, doğrudan zatürree olacak ve yoğun bakıma kaldırılacak kadar TC'ye bağımlı duruma geldi.
   Sizin de o yazınızda vurgulamış olduğunuz gibi, ‘Türkiye’ denen büyük geminin içinde KKTC halkının ve ekonomisinin olması, ister istemez, olumlu veya olumsuz faktörlerden etkilenmemiz sonucunu doğurmaktadır. Son 10 yılda ekonomisinin birçok alanlarında Türkiye'nin almış olduğu mesafe küçümsenemez. Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın, ‘ekonominin başkomutanı’ olarak ekonomik istikrarı sağlamış olması bile, başlı başına, bana göre, bir başarıdır. Sn. Erdoğan'ı seversiniz veya sevmezsiniz; Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerekir. Akdeniz Garanti Bankası'ndaki 10 yıllık Genel Müdürlüğüm dönemimde, basın danışmanlığımı da yapan değerli dostum emekli deniz binbaşı Sn. Mesut Günsev'in her zaman bana söylediği gibi, 'bir birliğin yaptığı ve yapamadığı her şeyden komutan sorumludur' deyişinden hareketle Sn. Erdoğan'ı, bu yönüyle, ekonomide başarılı buluyorum.
   Fakat, Sn. Erdoğan'ın Gezi Parkı Direnişi’nde patlak veren krizi sonlandırmakta sergilemiş ve sergilemeye devam etmekte olduğu politikaları son derece başarısız buluyorum. ‘Başkomutan’ın ekonomiye indirmiş olduğu darbe küçümsenemez. Geçen hafta, TC Merkez Bankası bir günde beş kez döviz satış ihalesi düzenledi. TL'nin değer kaybını frenlemek için 250 milyon dolar sattı. TCMB Başkanı Başcı'ya göre, TCMB'nin rezervlerinde 7-8 milyar dolarlık bir düşüş oldu. Borsa düştü. Faizler yükselme trendine girdi. Teknik detaylara girmek istemiyorum. Fakat ekonomik sıkıntıların arttığı gözlemlenmektedir. Kamu malının uğradığı zarar, protestolar ışığında, 100 milyonu, eski para birimi ile, yüz trilyonu, aşmıştır. Sn. Erdoğan bu olayları faiz lobisine bağlama hatasına düşmüştür.
   Ülkenin birçok yerinde Hükümet karşıtı protestolara dönüşen Gezi Parkı Olayları ile Türkiye yeni bir sınav ile karşı karşıyadır. Haklı olan haklı durumunu koruyamıyor. Asgari müştereklerde buluşamıyor. Hiç değilse, uzlaşma konusunda olsun AB örnek alınamıyor. Tarafların dediği dedik.
   Bu durum bana, 55 yıl önce, İlkokulda okutulan bir hikâyeyi anımsattı. Yağan şiddetli yağmurlar sonrası gümbür gümbür gelen dereler, derenin birinin üzerine devrilen bir ağaç kütüğü, dereyi geçmeye çalışan ve birbirlerine yol vermeyen iki inatçı keçi ve ikisinin birden azgın sulara düşerek telef olmaları… Sn. Erdoğan ve direnişçilerin durumlarına uygun olduğuna inandığım eski ama hâlâ daha geçerliliğini koruyan bir hikâyeyi paylaşmak istedim.
Temennim, sizin de belirttiğiniz gibi uzlaşı kültürünün yerleşmesi ve kalıcı olmasıdır. Bu iş Hülya Avşar ile Necati Şaşmaz ile Sn. Erdoğan'ın görüşmesinden geçmiyor. Hürrem Sultan'ın koyacağı bir katkı, Sn. Erdoğan'a sağlayacağı bir fayda da olamaz!... TC ve KKTC'nin yüce menfaatleri için her zamankinden daha fazla sağduyuya ihtiyaç vardır. Bu inatlaşma daha uzun sürerse, Tanrı ne TC'yi ne de KKTC'yi koruyacaktır.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.