Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

DEĞİŞEMEMEK…

A+A-

Akşama doğru, dışarıdan araba seslerinin giderek kalabalıklaştığı saatlerde, kapı çaldı…

Genelde bu vakitlerde kimse gelmezdi.

Kapıyı çalan ya önceden aramış olurdu ya da çok yakın birisidir çat kapı gelebilen.

Meraklandım.

Beraber olduğum arkadaşla göz göze geldik.

Birbirimize gözlerimizle, “Acaba kim olabilir ki?” diye sorduk.

Açsak mı açmasak mı diye bir an durakladık…

Sonra bakışırken açalım mı diye düşündük.

Açalım, dedik.

Açtık.

 Gelen,” Pardon abi yanlış kapıyı çalmışım” dedi gitti.

Hem rahatladık hem kızdık.

Sonra bir olay hatırladım.

Yıllar önceydi.

Çok yakınım telefon açmıştı.

Sesi ağlamaklı, hafif feryat eder gibiydi.

Duyarken daha , “Eyvah” dedim “bizimkilerden birisine bir şey oldu”…

Yakınım komşusunun öldüğünü söyledi…

“İyi” dedim…

Şaşırdı.

“Adam öldü diyorum, sen iyi diye cevap veriyorsun, ayıp” dedi kızdı.

Her neyse…

Gün bitmek üzereydi.

Zaten günler uzasa da, güneş battı mı gün artık geceydi.

Ve gece oldu mu ne arabanın farları, ne gözlerin şafkları para etmezdi karanlık caddelere.

Ki insanoğlu onun da çaresini bulurdu.

Buldu da.

Caddeler, sokaklar hep aydınlık, tüm gece boyu.

Öyle de olsa insan ilk çağlarda ne ise öyle olmak ister.

Yaradılışı böyle.

Genlerinde, yapısında, karanlık gecelere alışık bir yapı gizlidir.

Onun bir santim dışına çıkamaz.

Geceleri gözlerini kapadığında tık diye ses, pat diye ışık istemez.

İlk çağlardan beridir böyleyiz.

Zaman her şeyi değiştirse de zamanın bile zamana ihtiyacı vardır.

Mesela cep telefonları, önceden yoktu.

Geçen arkadaşın biri diğerine, “Şu telefonlar olmadığı zamanda biz nasıl yaşıyorduk? ” diye sormuştu.

Gerçekten elektrik olmadığı zamanlarda biz nasıl bir hayat yaşıyorduk?

Mesela içkiye soğuk su…

Yaz aylarında buz gibi dondurma.

Kar gibi, dişleri oynatan kola nasıl bulurduk…

İnsan her şeye alışır ya…

Benim çağlarım tam geçiş dönemiydi.

Benden az önce elektrik yoktu, benle beraber ufaktan ufağa bağlanmaya başlamıştı.

İslimleri hatırlarım pompalardık…

Lambasuyu ile yanan lambaları ve daha sonraları pompalayarak çalışan lüksleri hatırlarım

Haberleri, Yunanca şarkıları dinleyerek uyuduğumuz küçük radyolar ne kadar inanılmazdı.

Zamanla her şeye alıştırdılar da bizleri.

Şu genler var ya…

Yüzyıllar içerisinde değişen bu yapımız.

Yaptırılmaya çalıştıkları bir sürü değişikliğe bir türlü alışamadı.

Bu yüzdendir ki dağdan gelip bağdakilere ne yapmaları gerektiğini anlatmaya çalışanlar başaramayacaklar.

Pardon kapı çaldı…

Beklediğim kimse yoktu ama…

Bir bakıp dönüyorum…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.