1. YAZARLAR

  2. Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

  3. Değişen İklimler Üzerine
Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Bana Sorarsanız...
Yazarın Tüm Yazıları >

Değişen İklimler Üzerine

A+A-

Ne kadar güzel olur Kıbrıs’ta yaz akşamları. Hafifçe bir rüzgar eser bazen, seviniriz. Güneşin tüm etkisini kaybetmesini ne de çok isteriz sıcak yaz günlerinde. Ve kapılarımızın önüne çıkarıp sandalyelerimizi sabahlara kadar çoluk çocuk otururuz. Sohbetler de tatlılaşır. Hep eski yazlar anlatılır. Damlarda yatırmış dedelerimiz. Kerpiçten evler varmış köylerde üstelik oralar daha serin olurmuş. Keşke biz de kerpiçten evlerde yaşasak diyor insan ister istemez. Her akşam sevgili yeğenim Sevgi ile birbirimiz arar, esintinin nerede daha yoğun oluğuna karar vermeye çalışırız. Ne de olsa hafif bir rüzgar bile olsa bize yeter biz orada toplanamaya kararlıyız. Has bahçelerimiz yok belki ama en azından muhabbetimiz tamam.

Şimdi diyeceksiniz ki ne olmuş yani. Olan çok basit iklimler değişiyor. “İklim Değişikliği” kavramını, okuduğunuz zaman veya uzaktan duyduğunuz zaman masum bir kavram olarak algılayabilirsiniz. Sonuçta hayatımızda ve çevremizde her şey değişiyor. Ne olacak iklimler değişirse diye düşünebilirsiniz. Fakat, durumun ciddiyeti halen bazı toplumlar tarafından kabul görmemektedir. Evet insanlık var olduğundan bu yana birçok şey değişime uğramıştır. Fakat insanların bilerek ve de isteyerek dünyadaki doğal dengeyi koruyamamaları veya bir başka deyişle bozmaları ekonomik olarak kısa vadede kazanç sağlasa da uzun vadede ekoloji ve ekonomi bunun acısını bizlerden çıkarmaya kararlı görünmektedir.

Bilim insanları inatla ve ısrarla iklim değişiklilerinin nelere neden olabileceğini bizlere anlatmaktadır. Değişen doğal denge, çevredeki tahribat ve ozon tabakasındaki incelme gelip geçici bir olay gibi görülmemektedir. Üstelik bu durumların küresel ısınmaya da neden olacağı da aşikardır. Küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği ise bu senaryonun kaçınılmaz bir parçasıdır. Ürkütücü olan insanlığın bunun farkında olduğu halde önlem almakta zorlanmasıdır. Zorlanması kelimesini kullanmamı nedeni bazı ülkelerin ve uluslararası kuruluşların bu konuyu ciddiye alıyor olmasıdır. Gerçekten de küresel ısınma ve iklim değişikliği konularının bazı uluslararası kuruluşlar tarafından ele alındığını görmekteyiz. Özellikle Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler bu konu üzerinde birçok araştırmalar yapmakta, insanlığa yol gösterici raporlar sunmaktadır. Bunu uygulayıp uygulamamak da birçok noktada ülkelerin taktirine bırakılmaktadır.

Bana sorarsanız, uluslararası çevre politikaları dikkate alınmalıdır. Bu dikkat ise yalnızca gelişmekte olan ülkeler için olmamalıdır. Dikkat özellikle  gelişmiş ülkeler için geçerli olmalıdır. Yoksa, gelişmiş ülkeler uluslararası çevre politikalarını dikkate almadan “bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” mantığı ile devam ederlerse, gelişmekte olan ülkeler önlem almış ne fayda.

Kıbrıs’ta Ağustos sıcaktır ama olsun bize akşamları da yeter…Hayırlı Ramazanlar dilerim…

Dr. Deniz İşçioğlu 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.