1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Delegelerine git...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Delegelerine git...

A+A-

Bugün de UBP’nin mahkemelik hallerini yazmazsak, herhalde hiç yazmayacağız! Konu ekşidi ama izninizle…

Lefkoşa Kaza Mahkemesi, geçen UBP Kurultayı’nda, gündemdeki Genel Başkanın Seçimi maddesinin tamamlanmadığına, 10 gün içerisinde, aynı delegelerle kurultayın toplanıp, 2.tur başkanlık seçimi yapılmasına, karar verdi!

İşin başında, mantığın katılanların salt çoğunluğunu emrettiğini yazdık! Sonra da arayan bazı UBP üyelerinin, partilerinin tüzüğünden ilk tur için bu anlamı çıkarmanın mümkün olmadığını anlattıklarını ilettik! Kim karar verecekti, kimin haklı olduğuna? Mahkemeden önce, aslında UBP delegeleri! Böyle bir meselenin, parti içinde çözülmesi en iyisi idi… Olmadı! Mahkemeye gittiler… Mahkeme, “yürütmenin durdurulması” kararını verirken, gerekçede aslında nihai karar için ne düşündüğünü de belli etmişti! Siyaseten, tanıdıklarımıza, “sakın istinafa gitmeyin be arkadaşlar” dedik! “Geçen her gün, mevcut başkanın durumunu daha geriye götürür”! Gittiler! Mosmor, geri geldiler… Çünkü, üst mahkeme de alt mahkemenin kararını onayladı! Yetinmedi, alt mahkemenin yetkisizliği konusundaki iddiayı da reddetti!

Şimdi, Sayın Küçük’ün avukatı, gene istinafa gideceklerini, 10 günde kurultay kararının durdurulmasını istediklerini, bunun için de 6 hafta zamanları olduğunu söylüyor! Bir defa onuncu günde kurultay toplanmadığı anda, on birinci gün mahkeme kararlarına uymamış konuma gelecekler! Bu kararın iptali ancak yüksek mahkemede olacağına göre, on günden önce davayı açıp, görüşüp, on gün şartını iptal ettirmeleri gerekir! Yoksa her hal ve kârda, uygulamakla yükümlüdürler. “Benim bu karara itirazım var, onun için uymayacağım” diye bir gerekçe, hukuki değildir! Yüksek mahkeme iptal edene kadar, karar karardır! Kim vermiş kararı? Yüksek mahkemenin “yetkilidir” dediği Kaza Mahkemesi! Uyup uymama, isteğe bağlı değildir herhalde…

Bu, işin hukuksal yönü…

Siyasi tarafına gelince, mahkemenin “bitirilmemiş” diye karar verdiği bir kurultaya dayanarak; altı hafta müracaat için, birkaç ay karar için belki zaman kazanılabilir ama artık genel başkan demekte zorlandığımız (Çünkü ‘değildir” diye mahkeme kararı var artık!) sayın Küçük, ilk istinaf döneminden çok daha yoğun ve çok daha hızlı itibar kaybına uğrar! Bir defa daha mahkemeyi kaybederse de değil yeniden başkan olmak, siyaseti de bırakmak zorunda kalır! Soyadına yakışmaz…

Politik etik bakımından da derhal bugün kurultayı toplantıya çağırmanın dışında, hiçbir çıkış yolu görülmemektedir!

Yeter abi! Kendi delegene git… Kararı yargıçlar değil, delegelerin versin… Doğal olanı da budur… Bu mal-mülk kavgası değil ki! Siyaset… Mahkeme değil, parti karar vermeli… Düşün ki istinafı da bir daha kaybedersen, aday bile olamazsın ondan sonra…

Okur, “sana ne arkadaş?” diyebilir!

Evet… Başka bir partinin iç meselesinden, bize ne? Daha da uzatmak, İrsen Bey’e zarar verecekse versin, kendi kararı… Hükümette onlar olmasalar, hiç! Bize ne düşer ki? Bize ne? Ama parti içi kavga, bir yıldır ülkeye de zarar veriyor. Bunu kimse inkâr edemez…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.