1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. DEMEK Kİ ÖZLEMİŞİM…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

DEMEK Kİ ÖZLEMİŞİM…

A+A-

Birkaç gün mola veren karakış yeniden başladı İstanbul’da.

Gerçi hafta sonuna doğru az ısınacak, yağışlar ara verecek dense de yaşadığım anlara bakarım.

 Sabırla beklemek yazı.

Nasılsa gelecek deyip psikolojik olarak rahat hissetmek kendini.

Bir yere kadardır o da.

Ancak insan bir an gelir ki…

Hani elinde ne varsa fırlatıp atarsın.

İşte tam o andır fıttırma saati.

Sizde de öyle mi bilmemem.

Ama gördüğüm çoğu kişide vardır bu…

Tam bitecekken isyan etmektir.

Sabrın taştığı anlardır finale yakın zaman.

Kazaların çoğu zaten eve yaklaşıldığı anlarda değil mi?

Bilirsin yol uzun.

Koşsan da bitmeyecek, yavaşça gidersin.

Mola da verirsin çorba çay içersin.

Fakat son yarım saat…

Gözlerin kapansa da, uyku diye basarsın gaza ve kaza.

Yol demişken aklıma Aksaray Pozantı geldi.

Hem öğrenciliğimde otobüsle, hem daha sonraları araba ile çok geçtim o yoldan.

Otoyolun bitmek üzere olduğu yıldı en son geçtiğim.

İlk defa traktör görmüştüm sol şeritte geri geri giden ve ilk defa şahit olmuştum yine sol şeritte eşek arabası ile köylüye.

Biraz dikkatsiz olsaydım, ya eşek gidecekti, ya eşeklik yapan köylü ile ben.

Tertemiz bir su akar Pozantı’nın çeşmelerinden.

Yol kenarında pırıl pırıl bir dere var.

Orada oturup gitmek istemez insan gördü mü doğayı.

Ve havanın oksijeni bağlar oraya.

Ancak yol bitmeli.

Yol bitmemişse hedefine varamazsın.

Sonra dağlar gelir karşına.

Toros dağları.

Akdeniz’i Anadolu’nun kurağından ayıran bir sınırdır onlar.

 Tepeleri denize doğru geçince görürsün memleketi…

Artık kendini orada hissedersin.

Kokusu bile başkadır nedense.

Hele düzlüğe inip narenciye bahçelerine ellerini sürerek geçerken bambaşka olursun.

Derin bir solukla Omorfo’dasın.

Ve bir anda kendini bandabuliyada kahve içerken bulursun.

“Özlem iyi de, özlediklerin değişmişse” diye takılmışlardı bir zaman.

“Kıbrıs çok değişti gelsen de bulamazsın hayalindekini” demişlerdi.

“Arkadaşlarının çoğu gitmişler. Zaten toprağım dediğin de güneyde kalmış.

Sen ise hala Baf’ın Vikla’sında hissedersin kendini.

Sanki vardığında limanın kokusu seni bekliyor olacak.

O bile değişti.

Hele bomboş tarlaların villa ve otellerle doldurulması…

Ya Kral mezarlıklarına girişin paralı yapılması.”

Sırtımdan birileri buzluktan çıkartılmış su döküyor gibi.

Çok soğuk.

Özlemişim yazı.

Buhar çıkarmış gibi görünen asfaltı.

Ve kulaklarına kadar doluşan yaz sineklerini…

 Özlemişim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.