1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Demokrat ve adil bir Alman’ın isyanı…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrat ve adil bir Alman’ın isyanı…

A+A-

1961 yılında açılan, ancak mali nedenlerden dolayı 1999’da kapatılan “Lefkoşa Goethe Enstitüsü” 14 Haziran 2011’de “Kıbrıs Goethe Enstitüsü” olarak Kıbrıslıların yaşamında yeniden hayat buldu. Ne ki, Enstitü’nün bir kutlamaya vesile olan açılışında sergilenen ayrımcı tavırlar, yalnızca davetli Türkleri değil, orada bulunan adil ve demokrat Almanları da üzdü. Emekli Alman Büyükelçisi’nin eşi olan gazeteci Bayan Heidimarie Blanksentein, üzüntüsünü yazıya dökmekten ve kamuoyuna sunulmak üzere bize iletmekten çekinmedi. Demokrasi, eşitlik ve adalet adına son derece etkileyici vurgulamalar içeren satırlarını bana o günkü davete katılan Türk dostları aracılığıyla ulaştıran Bayan Heidimarie Blanksetein’in uygar cesaretini gönülden kutlarım. Dünyamızda böylesine erdemli insanlar olduğu sürece, Kıbrıs Türk halkına reva görülen ayrımcılıklar mutlaka yeri geldiğinde bir insanlık ayıbı olarak, o ayrımcılığı yapanların yüzüne vurulacaktır. Bayan gazetecinin, Enstitü’nün açılışında edindiği üzücü gözlemlerini Alman medyası aracılığıyla Alman kamuoyuna da duyuracağından kuşkum yoktur. Aşağıda Bayan Blankestein’in mektubunu sunuyorum:
  
“Kıbrıs Cumhuriyeti Devlet Başkanı Christofias, tüm dünyaya yayılmış Goethe Enstitüleri zincirinin Başkanı Prof. Klaus-Dieter Lehmann, Alman Büyükelçisi Dr. Gottfried Zeitz, Almanya Dışişlerinde görevli Devlet Bakanı Cornelia Pieper ve Alman milletvekili Prof. Dr. Grütters tarafından ‘bölünmüş Ada üzerindeki Kıbrıs sivil toplumlarının birbirlerine yakınlaşma süreci için açık-seçik bir işaret…’ konusunda bir saat boyunca nutuk çekildi.
  
Binanın yeri, Rumca ve Türkçe konuşan iki toplumun arasında, Birleşmiş Milletler’in kontrolü altında bulunan tampon bölgededir. Konuşmacılara göre binanın sadece bu konumu bile Kıbrıs’taki özel görevlerin ağırlık noktası için ideal sembol durumundadır.
  
‘Sembol’ mü dediler? İşte bunun üzerinde durmak gerekir. Binanın bahçesine iki giriş vardır. Bir tanesi Rum tarafından, diğeri ise Türk tarafından. Davetli konukları karşılamak için resmi karşılama komitesi sadece Rum tarafındaki giriş kapısında durdu. Türk tarafından gelen az sayıdaki konuklar içeriye sanki arka kapıdan girmiş gibi oldular. Ya da Rum tarafındaki giriş kapısını kullanmaya zorlandılar. Niye bu resmi kabul komitesi her iki girişin ortasında durmadı?
  
O gün orada, Kıbrıs’ta kimin hakim olduğuna, Goethe Enstitüsü’nde kimin sözünün geçtiğine ve kimin diğerini baskı altına alıp kendi giriş kapısına zorladığına tanık olduk. Bu konuda işaret edilen Rum tarafıydı.
Elbette kimileri bunun çok önemli olmadığını ileri sürebilir. Ancak Türk-Rum ilişkileri 1960’tan beri böyle devam etmektedir.  Türkçe konuşan vatandaşlar sanki insan değilmiş ya da yokmuş gibi sayılırlar. Ve bütün bunlara, Alman politikacılar da seve seve ortak olurlar.
  
Böylece bu yeni Goethe Enstitüsü’nün ilk sembol olma şansı da boşa harcanmış oldu.
  
Devlet Bakanı Cornelia Pieper’in programında ‘Ada’nın her iki tarafındaki sivil toplum temsilcileri ile görüşmeler’ vardı. Böylesi bir yaklaşım kulağa hoş gelir. Fakat Pieper Kıbrıs Türk tarafında kimlerle görüştü?
  
Denir ki, ‘devlet organizasyonları dışındaki Kıbrıslı Türk NGO’larla buluştu.’ Peki de neden Türk tarafında da halkın özgür iradesiyle seçilen temsilcilerle değil? Neden sadece Kıbrıs Rum hükümeti ile görüştü?
  
Yanıt, her zaman olduğu gibi yine basmakalıp: ‘Kıbrıs Türk hükümeti uluslararası düzeyde tanınmadığından.’ Ama neden tanınmıyor? Neden Avrupa hükümetleri 1963’ten beri gözlerini gerçekler karşısında kapatmaktadırlar? Neden Kosova ve ihtilal devleti, Güney Sudan tanınıyor da, Kuzey Kıbrıs tanınmıyor?
  
Goethe Enstitüsü yeni yöneticisi Bjoern Luley’in Kıbrıs Rum uzlaşmaz tutumu karşısında nasıl bir davranış içerisine girerek icraat yapacağını merakla bekliyoruz. Umarım yeni yönetici beraberinde biraz da cesaret getirmiştir.
  
Heidimarie Blankenstein, Haziran 2011-Kıbrıs”


Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.