1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Denetimli serbestliğe halk desteği
Denetimli serbestliğe halk desteği

Denetimli serbestliğe halk desteği

Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasa Önerisi’ne çoğu vatandaş destek verip “geç bile kalındı” derken, bazı vatandaşlar ise yasanın bir yararı olmayacağı görüşünde.

A+A-

Özge Kizir

Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasa Önerisinin geçici ve özel bir komitede görüşülmesine ilişkin tezkerenin oybirliğiyle onaylanmasının ardından Haberal Kıbrıslı gazetesine değerlendirmede bulunan vatandaşlar, atılan adımın doğru olduğunu, fakat ülkedeki uyuşturucu konusunda geç kalındığını vurguladılar.

Uyuşturucu kullanıcılarının cezaevinde ıslah olmadığı gibi, başka suçlara da meyledebileceğini savunan vatandaşlar, cezalandırmayla uyuşturucu kullanımının önüne geçilemeyeceğini, denetimin şart olduğunu vurguladılar.

Canan Özdağ: “Şimdiki gençleri kaybetmek üzereyiz”

“Geç kalınmış bir uygulama olacak. Bunun daha önce yapılması gerekiyordu. Çoğu çocuk aile sorunları ve maddi yetersizliklerden dolayı bu tür zararlı alışkanlıklara eğilim gösteriyor. Yaşanan bu durum hem aile, hem çocuk için büyük bir darbedir. Bu tür olaylara ne yazık ki tanık oluyorum. Özellikle Surlariçi’nde sürekli denetimlerin yapılması gerekiyor. Tek çözüm olarak rehabilitasyon merkezlerini görmek yanlış olur. Hem polisin, hem de ailelerin bu konuda destek olması gerekiyor. Yalnızca Meclis’ten geçen yasalarla bu durumun önüne geçemeyiz. Şimdiki gençleri kaybetmek üzereyiz.”

Mehmet Şükrü Kaptan: “Yapılan en doğru adım olarak görüyorum”

“Yapılan en doğru adım olarak görüyorum. Yapılması gereken de buydu. Benim kendi alanım da budur. Psikoloji eğitimi almıştım. Yani uyuşturucu bağımlılarına hapis cezası vermek bir çözüm yolu değildir. Cezalandırmayla bunun önüne geçilemez düşüncesindeyim. O kişiye daha çok işkence çektirirsiniz. Böyle olunca zaten durum artarak devam edecektir. Yasanın bir an önce geçirilmesini yürekten destekliyorum.
“Belli bir eğitim geçmesi ve alanında uzman olması gerekmektedir”

Sadece yasalarla değil bir işbirliği içerisinde bu iş yürütülmelidir. Bununla beraber konferanslarla da bu durum desteklenmelidir. Rehabilitasyon merkezinde çalışacak olan kişilerin de belli bir eğitim geçmesi ve alanında uzman olması gerekmektedir. Çünkü yapılacak olan tedavi, uzun zaman alan bir tedavidir. Yaşanan her türlü olaya, karşısındaki kişinin farkında olarak anlayışla yaklaşması gerekiyor.”

Ayşe Ertanın: “Geç bile kalınmış bir uygulamadır”

“Şu an alınan kararın kesinlikle doğru bir karar olduğuna inanıyorum. Bağımlıya hapis cezası verilmesi zaten o kişiyi tedaviden çok daha kötü edecektir. Belki de orada daha fazla suç eğilimine girecektir. Geç bile kalınmış bir uygulamadır. Bu konuda sadece yasaların değil ailelerin, polislerin ve okulların bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor.”

Enver Lefkonuklu: “Asıl konu, bu işi yöneten kişilerdir”

“Atılan bu adım bence doğru bir uygulama değildir. Uyuşturucu veya madde bağımlıları her ne kadar rehabilitasyon merkezine gönderilse de asıl konu bu işi asıl yapan ve yöneten kişilerdir. Bu işi yürüten kişilere bir çözüm getirilmesi gerekiyor. Bu tür zararlı alışkanlıkları nerden kazanıyorlar, bunları kim yapıyor ve yöneten kişiler kim? Öncelikle bu sorunlara çözüm üretilmesi gerekiyor. Kişi rehabilitasyon merkezine gittiğinde belki de tamamen iyileşmiş olarak topluma kazandırılamayacak. Rehabilitasyon çözüm yolu değildir.”

Erdinç İncekalan: “Caydırıcı faaliyetler yapılmalı”

“Doğru bir adım olduğu düşüncesindeyim. Ne yazık ki uyuşturucu ve madde bağımlılığına her ne kadar hapis cezası verilse de hapishaneden çıktıktan sonra suç işlemeye devam etmektedir. Bu konuda en önemli faktör arkadaş çevresidir. Aile sorunları veya maddi yetersizlikleri yaşayan kişi, arkadaş ısrarından etkilenerek bu tür kötü olaylara başlayabiliyor. Bu konu ile ilgili ülkede caydırıcı faaliyetler yapılması gerekiyor. Ne yazık ki ülkemizde bağımlılık çok küçük yaşlara düştü.”

Gülhan Demir: “Uyuşturucu veya sigara gibi zararlı maddelerin kullanımı çok küçük yaşlara düştü”

“Doğru bir uygulama olacağını düşünmüyorum. Peki tedavi sonuç vermediğinde ne olacak? Bir anneyim kızımı okula götürürken bile endişe içinde götürüyorum. Çünkü uyuşturucu veya sigara gibi zararlı maddelerin kullanımı çok küçük yaşlara düştü. Üç çocuk annesiyim ve yaşadığım yerde ne yazık ki denetim yapılmıyor. Küçük çocukların ellerinde daha şimdiden sigaralar görüyorum. Özellikle okullarda bu tür konularda öğrencileri bilinçlendirecek çalışmalar yapılması gerekiyor. Her ne kadar biz aileler ilgilensek de günün büyük bir kısmını okulda ve arkadaşlarıyla vakit geçiriyor. Bu konuda sadece aileler değil okullara, polislere ve devlete büyük bir görev düşüyor.” 

Derya Dinç: “Tedavi görmeleri topluma kazandırma açısından daha önemlidir”

“Doğru bir uygulama olduğuna inanıyorum. Hapis cezası verilen uyuşturucu ve madde bağımlılarına verilen ceza sonucunda daha da kötü durumlarla karşılaşılabilir. Tedavi görmeleri topluma kazandırma açısından daha önemlidir.”

Mehmet Kaplan: “Aile, çocuklarının hareketlerine, arkadaşlarına, bulunduğu ortama dikkat etmesi gerekiyor”

“Yapılan doğru bir adımdır, fakat bu yapan kişinin niyetiyle alakalı bir durumdur. Bu nedenle de burada en büyük görev anne ve babalara düşmektedir. Çocuklarının hareketlerine, arkadaşlarına, bulunduğu ortama ve ne yemek yiyip içtiğine dikkat etmesi gerekiyor. Birçok çocuk, ailesindeki huzursuzluk nedeniyle bu tür kötü alışkanlıklar kazanıyor. Çocukları kötü alışkanlıklara itmeyelim.”

Ali Kaya: “Devlet, bütün çocukları kontrol edemez”

“Uyuşturucu kullanımı çevre ile alakalı bir sorundur. Devlet gelip de bütün çocukları takip edecek bir yapıda değildir. Aileler bu konuda çok dikkatli olmalıdır. ‘Al parayı da git al olmamalıdır. Bu konuda ne yazık ki geç kalınmışlık vardır. Okul çevresinde denetim olması gerekiyor. Dışta devlet, içte ailedir. Rehabilitasyon merkezi gerçekten de bu konuda önemlidir. Kişilerin yargılanmak yerine topluma kazandırılması gerekiyor. Kavga, şiddet ve toplumdan soyutlama yoluyla bir yere varamayız. Vatana ve millete hayırlı evlatlar yetiştirmemiz gerekiyor.”

Özlem Mifru: “Kişiler hapis cezası yerine topluma kazandırılmalıdır”

“Yapılan yasal düzenlemeyi destekliyorum. Kişilere hapis cezası vermek yerine topluma kazandırılmalıdır. Bu tür olayların arkadaş çevresi nedeniyle yaygınlaşmasına inanmaktayım. Anne ve babaların çocuklarına sahip çıkmaları gerekiyor. Çünkü ailede sorunların olması çocukların suç eğilimini daha fazla artırıyor. Çocuklarımıza karşı ilgili olalım. Bununla beraber okullarda çocukların gözlemlenmesi gerekiyor. Ne yazık ki okullarımızda denetim yapılmıyor.”

Ayşe Mifru: “Sigara içen öğrencilerin ellerinden sigarayı almakla olay bitmiyor”

“Bana göre hapis cezası gibi yaptırımlar kişilerin toplumdan soyutlanmasına neden oluyor. Rehabilitasyon merkezlerinde tedavi edilerek topluma kazandırılması gerektiğini düşünmekteyim. Bu konuda denetim yapılmıyor. En basiti sigara içen öğrencilerin ellerinden sigarayı almakla olay bitmiyor. Bunun zararlarının kendisine anlatılması ve caydırıcı cezaların verilmesi gerekiyor.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.