1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Deneyimli bir büyüğü müzden “çapraz oy” analizi…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Deneyimli bir büyüğü müzden “çapraz oy” analizi…

A+A-

 

  Tuğrul Hilmi Berkay ülkemizin yetiştirdiği efsane bürokratlardan ve sendikacılardan biri. Telekomünikasyon dalındaki uzmanlığını yurt dışındaki sıkı eğitimlerde aldığı diplomalarla kanıtlayan Berkay’ın bürokratlığı Kıbrıs ortaklık cumhuriyetinde başlar. 1963 olaylarından sonra onu Kıbrıs Türk telekomünikasyonunun ve Bayrak Radyo TV’sinin kurucu çekirdek kadrosunda görürüz. Türk sendikal hareketinin başlamasında da tetikleyici rol oynayanlardan biri. TÜRK – SEN’in kurucusu merhum Necati Taşkın’ın sağ kolu olmuş, gaybubetlerinde Taşkın’ın başkanlığına vekâlet etmiştir. Bürokrat ve sendika lideri olarak yığınla dış ziyarete ve temasa katılmış, görgü ve birikimini artırmıştır. Gündemin önemli maddesi çapraz oy konusunda ondan gelen bir analizi dikkatle ve etkilenerek okudum. Okurlarımla da paylaşmakta yarar görüyorum. Çünkü tam anlamıyla bilinç, görgü ve tecrübe konuşuyor:   

   “Sayın Tolgay; konu çapraz oy konusu! Yani Kıbrıs sorununu çözdük; bir nokta hariç. Çapraz oy sorununu da çözersek bu iş tamam! 

   Oysa ne kadar da unutkanız! Karşımızdaki insanları ve onların temsilcilerinin ve siyasilerinin bir Kıbrıslı Türk’ün dönüşümlü cumhurbaşkanlığını dahi çok gördüklerini hemen unutmuş görünüyoruz. Adamlar bir defa yukardan aşağıya ırkçı!. İflah olmazlar. Makarios daha 1964 yılında safkan bir Rum hükümeti kurduklarını, Kıbrıslı Türklerin hükümette, Temsilciler Meclisi’nde ve dairelerde artık bulunmadıklarını, bu nedenle kötü bir anlaşmaya imza atmaktansa, o zamanki statükonun devamının evla olduğunu söyleyebilmekteydi. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda Cumhurbaşkanı bir Rum, Cumhurbaşkanı Yardımcısı da bir Türk idi. Peki Başkanın yardımcısına saygısı ne idi? İyi hatırlayınız; kuruluştan kısa bir süre sonra Rum Cumhurbaşkanı Makarios Evrihu’da 1963 olaylarının mesajını üstü kapalı bir şekilde ilan etmekteydi.

   Bu kısa girişten sonra şunu söylemek istiyorum: Benim oyumla seçilmemiş bir Cumhurbaşkanı beni nasıl temsil eder; bunu da pek anlamış değilim. O dönemde bir AID programıyla ABD’de bulunduğum sırada Johns Town’da bir radyo söyleşisinde de bunu dile getirmiştim.

   Kısacası benim vatandaşı olacağım bir ülkenin cumhurbaşkanına karşı seçme hakkımın olması gerektiğine inanırım. Bunun diğer unsurun da hakkı olacağı gerçeği göz ardı edilemez. İşte bu noktada çapraz oy kullanımı günün konusu oluyor.

   Doğru ya da yanlış, görüşüm özetle şudur: Dönüşümlü başkanlık seçiminden önce her iki halk kendi aralarında yapacakları ön seçimlerle 2 Rum, 2 Türk adayı belirlerler. Bu seçimin ilk bacağıdır. İkinci ve son seçimde bu dört aday adayından 1 Rum ve 1 de Türk dönüşümlü başkan çapraz oyla seçilir. Acaba siz ne dersiniz?

   Her şeye rağmen başa dönüp bir kıyaslama yapmak isterim: Daha 1960’lı yıllarda ABD’de Afrika kökenlilere karşı özellikle güney eyaletlerde şiddetli bir ayrımcılık vardı. O dönemde siyahi lider Martin Luther King  ‘Benim bir hayalim var (I have a dream)’ diyerek, ırkçılığın ortadan kalkacağını umuyordu. Ancak umduğunu göremeden bir suikaste kurban gitti. Kadere bakınız ki, o rüyası gerçek oldu ve bir Afrika kökenli Barack Obama dünyaya hükmeden bir devletin başkanlığına seçildi.

   Acaba derim, Kıbrıs’ta her şeye rağmen bu günkü ırkçı ayrımcılık sona erecek mi?  Rumların bir Türk’ün APOEL formasıyla o takımda oynamasına tahammül edemeyeceğini düşünürsek, bunun imkânsız olacağı zannedilse de, umut kesilmez.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.