1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Denktaş'a büyük geçmiş olsun
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Denktaş'a büyük geçmiş olsun

A+A-

Milli Mücadele Liderimiz Rauf Denktaş’a büyük geçmiş olsun.

Nihayet dün o kükremeyi yeniden işittik.

Milli dava  söz konusu olunca daha fazla beklemeden  TAK ajansımıza açıklama yaptı.

O açıklamayı bu köşede yayınlamadan edemedim.

Gözümüz aydın olsun.

Devamı gelecektir.

Şimdi O’nun tam desteğine ihtiyacımız vardır.

İşte  o açıklama:

“Lefkoşa, 28 Haziran 11 (T.AK.): Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “Kıbrıs meselesi parayla hesaplanamayacak kadar önemli” diyerek, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’in açıklamalarına tepki gösterdi.

Denktaş konuyla ilgili yazılı açıklamasında, “Çok para harcamış olmalarının sebebi kendilerinin taraf tutması suretiyle Kıbrıs meselesini uzatmaları ve hala eşitliğe gelmemeleridir” dedi.

“Acaba insan kayıplarının, çoluk çocuğun geleceklerinin karartılmış olmasının, ortadan kaldırılan Türk köylerinin-ki bunlar UNFCYP gözetiminde yaşanmıştır- hesabını yaptılar mı” diye soran Denktaş,  “Bunları düşünmeden böyle bir beyanat yapması Sayın Downer’in Kıbrıs meselesinin çok dışında olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Denktaş, Kıbrıs meselesinin parayla hesaplanamayacak kadar önemli bir mesele olduğuna işaret ederek, ilgilileri bu konuda hassas davranmaya davet etti.”

Ben de Downer’e  BM tarafından görevlendirilen, ORTEGA tarafından hazırlanan  1963 Kıbrıs Raporunu okumasını salık veririm.

O raporda Rumun ve BM’nin insanlık dışı davranışlarının bilânçosu vardır. 

***

DEVLET YAPIMIZDAN SÜREKLİ EROZYON!

AB son olarak KKTC Telekomünikasyon alt yapısını geliştirme bahanesi ile Brüksel’de ihaleye çıktı.

Araştırınca bunun “Kıbrıs (Rum)Cumhuriyeti” bağını bulduk.

Yani AB’nin muhatabı Kıbrıs Cumhuriyeti’ni gasbeden ve onu “Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ne” çevirenler.

İhale  AB üyesi “Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti” üstünden “Kuzey Kıbrıs amaçları “için yapılmış.

Tıpkı KKTC’yi yıkıp ortadan kaldırmak için AB’nin bazı sivil kitle örgütlerine para yardımı yaptıkları gibi.İzlenen yol aynı.

"Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti” üzerinden yılan zehiri…

Zaten AB temsilcisi de bir Rum…

Bu girişten sonra bastığımız zeminin nasıl sallandığını işaret etmek istiyorum.

Yıllarca dış temas ve dış yardımlar için  direndik.

Yapılacak temas ve yardımlar direk olarak KKTC’ye yapılmalıdır dedik.

Hatta birçok yardımı Rum otoritesinin üstünden geçirmek istedikleri için almadık.

Ne acı ki şimdilerde bu hassas nokta üzerinde duran yok.

Öncelikle AB,KKTC’de istediği gibi at oynatıyor.

Hedefi KKTC olan Sivil Kitle Örgütlerine,Rum Yönetimi üstünden para akıtıyor.

Buna bazı köy muhtarlıkları da dahildir.

Uyduruk projelerle KKTC’den kopmaları teşvik edilmektedir.

Nice köyler,Milli Mücadeleyi unutarak tavla teslim olmaya başladılar.

Bunun nedeni de “AB örtüsüdür”.

İşte Telekomünikasyon  alt yapısı için yapılmasına izin verilen yardım.

Oysa Anavatan Türkiye bunun kat be kat yardım yapmaktadır.

Beşparmak dağlarını delerek tünel inşa ederek Kuzey sahillerine ulaşma kararı veren Türkiye üç kuruşluk Telekomünikasyon yardımını mı esirgeyecekti?

Ama sıra GaziMağusa limanı ile aşamalı olarak  Maraş’a geldi.Mülkiyeden sınıf arkadaşım,Türkiye Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış, ara bölgede konferans vermiş.

Gelişini gidişini haber alamadık.

Belki de o konferansa katılır birkaç da soru sorardım.

Çünkü konuşması ödünler kokmaktadır.

Bazı haberleri pekiştiren bu Konferans,güya işletmediğimiz limanla(?),açamadığımız Maraş’ı amalgame ederek yumuşatılmış adım atmayı ve Türk limanlarını Ruma açmayı  kapsıyor…

Öyle mi?

Öyle ise erozyon daha büyük boyutlarda sürecektir.

Maraş’taki Evkaf malları(Buna kişisel Vakıf malları da dahil)dikkate alınmadan  Ruma iade, tarihi ters yüz etmek olacaktır.

Yunanistan’ın ve Kıbrıs Rumunun en zayıf döneminde, tapusu bize ait toprakları  Ruma vermek,Türkiye limanlarını da Ruma açarak AB üyelik kapısının hafifce aralanmasını sağlamak işe yarayacak mı?

Türkiye AB ile Kıbrıs konusunu harman yapmaya devam edecek mi?

Erozyon dediğim budur.İşgâlci Rum,yıllarca, sabırla  bekleyerek ambargoyu Bankalara,dış yardımlara,hatta dış temaslara yayarak sonuca gitmektedir.

Bu tutum zayıf bir Yunanistan’a, güçlü Türkiye’ye rağmen sürdürülmektedir.

Yani kendini kabul ettirme ve KKTC’yi dışlama,Cemaat statüsüne itme oyunu sürdürmek demektir.

Buraya nereden geldik?

Geçmişte üzerine titrediğimiz gerçekleri artık küçümseyen ve her adımda Ruma hak veren bir yapı oluşturulmaktadır.

Bu bir yerde CTP’nin eseridir de.

”Her şart altında olursa olsun Birleşik Kıbrıs’a”  kadar uzanan bu politika,bize pahalıya mal olmuş,egemenlik hakkımızın tecavüze uğramasına kadar varmıştır.

Şimdi de adada “Kıbrıs(Rum) Cumhuriyeti” vardır,ancak adadaki iki “Cemaat” arasında anlamazlık sürmektedir” denerek geçmiş haklarımız ayaklar altında çiğnenmektedir.

Türkiye milyonlarca Euroluk yardım yaparken, üç kuruşluk AB parasına değiyor mu bu? 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.