1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Dersimizi çalışamamışız…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Dersimizi çalışamamışız…

A+A-

Kaç sene geçti üstünden bilmiyorum.

Hangi tarihten başlamalı saymaya.

1958 mi desem, yoksa 1963 mü…

Bir tarih vermeli ama hangisini bilemiyorum.

Biz diyelim ki bu tarih 1960.

Hani yine görüşmeler vardı ya o tarihte de.

Gerçi biz değildik masada, bizim için görüşen, ama yine de orada bizi ilgilendiren bir masa vardı..

Görüşüyorlardı.

Neticede görüşmeydi adı…

1960’tan bugüne 51 yıl eder.

Doğduğumda İngiliz vatandaşıydım…

Görüşmelerle Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edildi.

İngilizliliğim bir müddet daha devam etse de neticede Kıbrıs vatandaşı oldum.

Şimdilerde isteyen her Türkçe konuşan Kıbrıslı, TC de olabilir.

Okyanusta bir teknecik gibi görünsek de demek ki var bir hikmetimiz.

Ki gelen de vatandaş yapar bizi, giden de.

Neyse diyelim.

Ve geleyim konuya.

“Alın gidin ve bizi kendimizle bırakın” dedikçe daha da sıkı sarılıyorlar üstümüze.. Koruyacaklar diye.

“Sağolun, biz ufak ufak kendi işimizi görsek”, diyoruz..

“Olmaz”, diyorlar,” çünkü biz iş yapamayacakmışız.

“Kardeşim biz iş yaparız veya yapmayız, bırakın da bir deneyelim” diyoruz..

Ona da, “hayır” diyorlar…

Bir kısır döngüdür burada yaşatılan, bizlere.

 Bir işe el atıyorsun elinden işin alınıyor.

Kalırsın yaya.

Başkaları kapmış gidiyorlar işlerimizi.

Geçen gün baktım berberler yollara dökülmüşler, bağırıyorlar, “Perşembe günleri berberler yine kapansın ”  diyerek.

Aradı gözlerim ilaç niyetine bir tane.

Bulamadım…

Yok.

Bir tane Kıbrıslı berber göremedim aralarında.

Düşündüm de, gerçi benim sünnetçim de olan İbrahim dayı hayatta yoktu ama Baf’ta iken tıraş olduğum çoğu berberler hala hayatta.

Güler Adami mesela, hayatta.

Ulubatlı da öyle.

Peki neden onlar yoktu bu berberlerin arasında?

Eminin Türkiye’den bu kadar çok berber gelmemiş olsaydı, bizim yerli berberlerimiz işlerinden olmayacaklardı.

Olmayacakları bırak mağdur duruma düşmeyeceklerdi.

Çoğu esnaf ve zanaatkara bakıyorum çalışmıyorlar .

Çalışamıyorlar çünkü yerlerini kapmış Anadolu’dan gelenler.

 Üzülüyorum.

51 yıl demiştim görüşmeler başlayalı, yanlış olmasın tarih…

İnsanlar birbirlerine soruyor, neden çözüm olmuyor ve biz de nereye gideceğimizi bilmiyoruz? diye…

Halktır bunu soran .

Ancak televizyonda konuşanlarla, politikacıların çoğu başka bir şeyler söylüyorlar…

“Dersimizi çalışsaydık Türkiye bize kızmayacaktı”…

Ders çalışmak ne ki?

Okul mu Kıbrıs’ın kuzeyi?

Biz hala mezun olamadık mı o kadar okumuşumuz varken?

Bir zamanlar Türkiye’ye yol gösteren okumuşlarımız nerelere gittiler ki ders çalışamadığımızdan bahsediyor bunlar.?

Düşündüm bulamadım cevabını.

Kaç sene geçti üstünden bilmiyorum.

Hani tarihten başlamalı saymaya bilmediğim gibi..

1958 mi desem buna yoksa 1963 mü…

Bildiğim bir şey varsa, yetkili yetkisiz kişiler,  51 yıl sonrasında bile hala, “Dersten bahsediyorlarsa ortada kötü niyet var.

“Bırakın” diyoruz, bırakmıyorlar.

“Git” diyoruz, “Olmaz” diyorlar.

Bizimkiler de hala ödev yapmadık diye dövünüyorlar.

 

Günün Karikatürü:

1.20111121231314.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.