1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Devlet bizi hasta ediyor!
Devlet bizi hasta ediyor!

Devlet bizi hasta ediyor!

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Sahir, son zamanlarda kanser vakalarında yaşanan artışın sorumlusunun ülkeyi yönetenler olduğunu kaydetti.

A+A-

Sılay Taşkan

Sürdürülebilir çevrenin vaatlerden öteye gidemediği, ekolojik tahribatın hat safhaya ulaştığı ülkemizde, doğaya verilen zarar, insanlara hastalık olarak dönüyor

Yeni Bakış’a çevre politikalarını değerlendiren ve gelinen durumun vahametini anlatan Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir,  dünya ülkelerinde çevrenin politika üretilirken en üst sıralarda yer aldığını ancak bu durumun KKTC için geçerli olduğunu söylemenin mümkün olmadığını kaydetti.

Santrallerde kömür kullanımında oransal bir artış yaşandığına, bunun da havayı kirlettiğine dikkat çeken Sahir, kirlenen havayı temizleyecek, havadaki oksijeni dengeleyecek ormanların giderek azaldığını vurguladı.

Sahir, orantısız gübre ve biyotoksik kullanımı nedeniyle yiyip içtiklerimizin korkunç miktarlarda kanserojen barındırdığına işaret ederek, ülkede 2 bin ton zirai ilaç kullanıldığını kaydetti.

Geri dönüşüm sorununun hala çözülememesinin de yetkililerin vizyonsuzluğundan kaynaklandığını belirten Sahir, “Şimdi de yakma tesislerinden bahsediyoruz.  Oysaki dünya yakma tesislerinden uzaklaşmaya çalışıyor, biz kurmayı düşünüyoruz. Bunlar her şeyi ile kanserojen maddelerin su yüzüne çıkmasına sebeptir” diye konuştu.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, ülkedeki çevre politikalarını eleştirdi. KKTC’de insan sağlığının dikkate alınmadığını ifade eden Sahir, son zamanlarda kanser vakalarında yaşanan artışın da sorumlusunun devlet yetkilileri olduğunu kaydetti. Teknecik Santrali’nin yanı sıra, ülkede yok olan ormanlık alanlar için bir çaba sarf edilmediğini belirten Sahir, gübre kullanımındaki orantısızlığa da dikkat çekti. Sahir, ülke olarak git gide geriye doğru gidildiğini savunarak “Yakında kömüre döneceğiz” dedi.

 “Orantısız gübre kullanılıyor”

Teknecik Santrali’nin faaliyete geçmesiyle birlikte farklı hatalıkların türediğini kaydeden Sahir, ilk zamanlarda üstüne düşülmeyen çevre sorunları ile birlikte şu anda sağlık ve çevre alanında çok daha kötüye gidildiğine işaret etti. “Git gide kömüre dönüyoruz” diyen Sahir, “Kazan dairelerine yasal düzenlemeler yaparak geri adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu tür şeyleri sağlığı göz önünde bulundurarak azaltmak gerekiyor. Orantısız gübre kullanılmaktadır. 2 bin tonu aşkın ilaç kullanılıyor. Bu, korkunç bir miktardır” şeklinde konuştu.

“Hala atıklar için geri dönüşümle baş edemedik”

Şu anda çok fazla çöp türetildiğini dile getiren Doğan Sahir, bu atıklarla hala baş edilemediğini söyledi. Katı atık, sınai atıklar gibi atıkların geri dönüşümü için bir sistem geliştirilmediğini belirten Sahir, “Şimdi de yakma tesislerinden bahsediyoruz.  Oysaki dünya yakma tesislerinde uzaklaşmaya çalışıyor, biz kurmayı düşünüyoruz. Bunlar her şeyi ile kanserojen maddelerin su yüzüne çıkmasına sebeptir” diye konuştu.  

“Ormanlık alanımız yok denecek kadar az”

Çevre politikalarına bakıldığında yine sorumsuzluk nedeniyle ülkedeki ormanlık alanların oldukça azaldığını söyleyen Sahir, şunları söyledi:

“Ülkemizde ormanlık alanımız çok az. Yüzde 30 olması gerekirken bu oran yüzde 10’un altındadır. Oksijen ihtiyacımız var, havanın kirliliğini çekiyoruz. Kontrolsüzlükler nedeniyle ortaya kötü oksijenler çıkıyor. Oysaki yeterli miktarda ormanlık alanımız olsa ağaçlar o pis havayı silkeler ve temiz hava sağlar. Temiz bir oksijen solumamızı sağlar. Eğer ormanlık alanlar yeterli genişlikte olsaydı, Lefkoşa’da 40 dereceyi bulan sıcaklık, 32 dereceye kadar düşerdi.”

“Yeni hükümette iyi niyet olursa aşılabilir”

Yeni kurulan hükümetin çevre politikalarına bakıldığında yazılanlarla çizilenler arasında çok fark olduğunu kaydeden Sahir, “Geçmiş hükümetlerde de bunu gördük ve biz de belki yardımcı oluruz diye dahil olmaya çalıştık. Ama yine de bir şey başarılamadı. Bunları yapabilmek için karşınızda bilgi sahibi olan insanların olması gerekiyor. Geçmişte yapılamayanları şu anda belki hükümetimiz yapar. Tabi bunlara bizim de yardımımız olması lazım. Hep birlikte bunları yapmalıyız yeter ki niyet olsun” dedi.

Hükümetin ciddi sakatlıklarla doğduğunu söyleyen Sahir, “Örneğin Çevre ile Bayındırlık yan yana. Ancak bu iki bakanlığın bir arada olması çeşitli sakıncaları da beraberinde getiriyor. Örneğin Bayındırlık Bakanlığı iskan amaçlı icraatlarda bulunacağında, Çevre Bakanlığı’nın onu denetlemesi gerekir. Yani biri bir şeyler yaparken diğerinin de onu engellemesi söz konusudur. Burada çok fazla çelişki var...” açıklamalarında bulundu.

Kaynak: Yeni Bakış

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.