1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Devleti önce siz tanıyın!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Devleti önce siz tanıyın!

A+A-

KKTC’nin resmen tanınabilmesi, uluslararası siyasetin çok ciddi bir başarısı olur… Mevcut koşullarda “BM” seviyesinde, “olması gerektiği gibi” bir tanınma ihtimalinin “sıfırın altında” olasılığı bulunduğunu söylemek yanlış olmaz.

Ama, birden çok devletin tanıyıp, Türkiye kadar da olsa ilişkiye girmesi mümkün değil mi? Mümkündür!

Önce bunu istemek lazım… Şu anda veya geçmişte “isteyen” hiç olmadı.

KKTC, tanınmak ya da tanıtılmak amacıyla ilan edilmedi. Maç kazanma hedefi yoktu… Maçı idare etmek ve hiç bitmemesi için sürekli uyalamak hedefi vardı… Hala bu hedef değişmedi …

KKTC’nin veya Kıbrıslı Türklerin, tarihin hiç bir döneminde “bağımsız devlet” talebi de olmadı.

“Hayır oldu” diyen, ya da “demiş olanları” hatırlayan var mı?

Yani KKTC’nin bağımsız bir devlet olması için uğraş veren bir Allah kulu siyasetçi ya da devlet büyüğü bilen var mı?

Yoktur…

Slogan atmanın anlamı yok… Rumlar gibi “sahte” sıfatıyla da uğraşmanın değeri yok.

Israrla ve inatla Kıbrıs sorununun çözümünden başka çaremiz olmadığını da hatırlatıp; o güne kadar neler yapılabileceğine çok kısa bir şekilde bakalım.

“O gün” derken, “çözüm günü” demek istediğimi de ekleyeyim…

“Kendi içimize bakalım, kendi evimizi düzeltelim” gibi söylemler bana anlamsız gelen şeyler… Elbette kendi içimize bakacağız… Değil devlet, muhtarlık ya da belediye de olsak, kendi evimizin önü temiz olmalı; işimiz bulunmalı, okullarımız – konutlarımız – yollarımız mutlaka hayatımızda yerini almalı…

Benim derdim, “devlet” konusu…

Evi temizlemekten çok, “devlet” olduğumuza kendimiz ne kadar inanıyoruz ona bakalım!

Mesela çok aradım, dünyada “ben devletim” deyip de, başka bir devletin ulusal bayramlarını kutlayan bulamadım.

“Kutlamayalım” demiyorum… Sakın yanlış da anlaşılmasın…

Ama, bu ne perhiz bu ne lahana turşusuna getiriyorum…

Amerika, İsrail’in askeri bütçesinin neredeyse yüzde 75’ini, genel bütçesinin de yüzde 60’a yakınını sağlıyor ama örneğin İsrail Merkez Bankası Başkanı Amerikalı değil… (Tam tersine, Amerikan Merkez Bankası Başkanı bir Yahudi)…

İsraillilere kimse propaganda yapmak zorunda da kalmıyor…

İsrail silahlı kuvvetler komutanı da Amerikan askeri değil…

“Bizim ulusal bağımız var” diyeceksiniz… Haklısınız… Ama o zaman “ulusal birleşme” neden istemiyorsunuz da bir birimizi kandırıyoruz?

Neyse, örnekler daha çok sıralanabilir… Hepimiz biliyoruz… “Alt yönetim” o kadar!

Neden bunları yazdığıma geleyim…

KKTC’nin devlet olmadığı inancı, devleti yönetmek için siyasete soyunanların tümünün de mutlak inancıdır… Yani Derviş bey, İrsen bey, Özkan bey benden farklı düşünemez… Dışa vurulan “yalandır – propagandadır”… Gerçekte kimse inanmadığı için, her şey “laçka” olmaya mahkumdur…

Sahip çıkanı yoktur…

“Nasıl olsa biz yönetmiyoruz”un herkes farkındadır… “Aptal değiller” ya!

Öyle olunca da, iktidara gelip nemalanmak dışında bir hedef oluşmamaktadır…

İşte bu nedenle de “çözüm” kaçınılmazdır…

Çözüm, herkes için farklı hedefler içerebilir…

Benim için, en doğrusu “1960’a geri dönüş”tür… Ama, iki bölgeli iki toplumlu federasyon da kabulümdür…

Sizin için?

Ayrı ve bağımsız devlet mi?

Hayal bile değil! Siz de biliyorsunuz!

Türkiye’ye ilhak; Taksim hedefi!

Şu anda hayal ötesi dahi olamaz…

Peki, neden birbirimizi kandırıyoruz?

Düşünmek lazım!

Ve çözümü her zamankinden daha çok istemek… Hangi çözüm?

En kötü ihtimalle “federal” olanından! Ama, tek devlet, tek dış temsiliyet, tek vatandaşlık! Bilmem anlatabildim mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.