1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Devletin tepesinde ‘yetki’ krizi!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Devletin tepesinde ‘yetki’ krizi!

A+A-

Önceki günkü Kıbrıs Gazetesi’nin sürmanşetinde verilen Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun hükümet konusundaki olumsuz açıklamaları, parti içinde için için kanayan yaranın aslında dışa vurumuydu.

Ya da isterseniz buna, ‘kılıçlar çekildi’ de diyebilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bu açıklamada kendi genel başkanlığından sonra parti içinde disiplinin kalmadığını söyleyerek, Başbakan Küçük’ü otoriteyi sağlayamamakla suçladı.

Bu komuoyunda erken seçim mesajları olarak yorumlandı.

Sonra dün de yine basında Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Kudret Özersay’ın Rum Yönetimi’ne yaptığı çağrı yayınlandı.

Özersay’ın BRT’ye yaptığı açıklama ise hükümeti çileden çıkardı.

Hele de önceki gün Ankara’da yapılan üst düzey toplantıda Özersay’ın KKTC’yi temsil ettiğinin açıklanması bardağı taşıran son damla oldu.

Bu sadece Rumların uluslar arası sularda doğalgaz ve petrol arama girişimlerine bir cevap değil, aynı zamanda UBP içindeki iç savaşın da başladığının bir göstergesi oldu.

Bunu da nereden çıkardığımı haklı olarak sorabilirsiniz.


Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün dün bir basın toplantısı düzenleyerek bu konudaki son gelişmeleri anlattı.

Anlattı ama bununla yetinmeyip, satır aralarında zehir zemberek göndermelerde de bulundu.

Sadece Güney Kıbrıs’a değil aynı zamanda Saray’a da göndermelerde bulundu.

Ankara’daki toplantıda KKTC’yi Özersay’ın temsil etmediğini, bakanlık müsteşarı Aytuğ Prümer’in başkanlığındaki heyetin temsil ettiğini söyleyerek, heyetteki isimleri bir kez daha açıkladı.

Bu heyetin de içinde Kudret Özersay yoktu!

Ve yetki konusunda da şu cümle konulan son koktaydı;

“Konunun önemine binaen, kamuoyunun bu konuda doğru bir şekilde bilgilendirilmesi büyük önem arz etmekte olup, hükümetimizce yetkilendirilen makamlar kamuoyunu düzenli bir şekilde bilgilendirmeye devam edecektir. Bunun dışında yetkisiz şahıslar tarafından yapılan açıklamalara ve yorumlara kamuoyunun itibar etmemesi önemle rica olunur”


Bu açıklamadan sonra artık kimse parmağının arkasına saklanamaz.

Özgürgün çok net bir şekilde Kudret Özersay’ın dün basında çıkan açıklamalarına tepki koymuş ve kendisini yetkisiz ilan etmiştir.

Bir diğer anlamıyla bu konuda yetkinin Saray’da değil, hükümette olduğunun altını çizmiştir.

Yani Hükümet-Saray savaşlarının ilk raundu da böylelikle başlamıştır.

Zaten uzun bir süredir gündemde olan ama açıkça ilan edilmeyen savaş ilan edilmiş ve Saray’a ‘hodri meydan’ çekilmiştir!

Ve dolayısıyla şimdi gözler, bu açıklamaya cevap vermesi beklenen Saray’a çevrilmiştir

 

Halil Orun teşekkür etti

İskele Belediye Başkanı Halil Orun, dünkü “Vah İskelem vah’ başlıklı yazımızdan dolayı telefon açarak teşekkür etti.

Yazdıklarımızın tümüne katıldığını söyleyen Orun, belediye olarak bölgenin tüm birimlerine tüm imkanlarını seferber ettiklerini ifade etti.

Siyasilere ve basına da sitem eden Halil Orun, bölgenin ağır sorunlarının bulunduğunu ama yeteri kadar ilgi görmediklerini kaydetti.

 

Siyasilerin tiyatroya ilgisizliği!

Ülke tiyatroda çok özel günler yaşıyor.

Türkiye’nin önde gelen tiyatro grupları büyük emekler vererek hazırladıkları oyunlarını sanatseverlere sunuyorlar ve her gösteri de tek bir boş koltuk olmadan gerçekleşiyor.

Açılış gününde plaketler verildi ve Cumhurbaşkanı Eroğlu, Bakan Saner ve Başkan Bulutoğluları dışında kimse katılmadı.

Daha sonra ki oyunlara onlar da katılmadı.

Ama onları her gece bir masa başında kadeh tokuştururken görmek de hiş hoş bir görüntü oluşturmuyor.

Oysa birkaç oyun seyretseler öğrenecek o kadar çok şeyleri var ki!

gunun-foto_raf_.20110917015956.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Süleyman GÖKTAŞ, dün Salamis Bay Otel’de hakem semineri öncesi konuşmalarda bakanı temsil ettiğinizi söyleyerek son konuşmacı olmak istemiş ve minik bir protokol krizi yaşatmışsınız. Dua edin de Hasan Sertoğlu olayı fazla büyütmedi, zira bir skandal yaşanabilirdi.

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, Bakanlar Kurulu karari ile vatandaş yapılan kişilerin hangi özellikleri nedeniyle vatandaş yapıldığını listeler halinde açıklarsanız, hem kamuoyunun merakını giderirsiniz hem de kavga dövüş olmaz. Lütfen biraz daha şeffaflık

Sayın Mehmet CANGİL, önce 44 yaşındaki damadınızı, son olarak da küçük kızınızı istihdam ederek ailenin sırtını baştan aşağıya devlete dayamışsınız. Ha keşke bir tanecik de sizin partinizden olmayan bir genci devlete  soksaydınız. Vicdanen biraz rahat olurdunuz.

Sayın Halil İbrahim AKÇA, Lefke’de özel eğitim isteyen çocuklara eğitim vermek üzere ülkeye getirilen Ömer ismindeki beyefendinin kulağını çekmekte yarar görüyoruz. Son günlerde şikayetler yoğunlaşıyor, bizden iletmesi

Sayın Çetin UĞURAL, gardiyan terfileri konusunda daha neyi beklediğiniz soruluyor? Yönetim kurulu üyeleri tamam olduğuna göre artık karar vermeniz gerekmiyor mu?

Sayın Mehmet DOLMACI, çeşitli lüks otellerde bazı sözde mankenlerin pazarlandığı yönünde ciddi ihbarlar alıyoruz. Bu konuda otel yöneticilerini uyarmanız isteniyor çünkü onların ruhu bile duymadan yapıyorlar bu işi

Sayın Mehmet AVCI, motosiklet kullanıcılarının ‘miğfer’ kullanmaları konusundaki açıklamanız ‘hayırdır savaşa mı gidiyoruz’ yorumlarına yol açtı. Şuna ‘kask’ deyin de vatandaş tedirgin olmasın. Zaten savaş tamtamları çalıyor, millet tedirgin.

Sayın Ersin TATAR, birileri ısrarla genel başkan adayı olacağınızı kasıtlı olarak yaymaya çalışıyor ve bunun altında bir iş var gibi görülüyor. Çıkın ortaya ve bir açıklama yaparak son noktayı koyun lütfen

Sayın Mustafa AKINCI, tiyatro festivalinde hiçbir oyunu kaçırmayarak yeni nesil siyasilere de örnek oluyorsunuz diyecektik ama onlar hiç salona uğramıyor ki. Bu konuda genç siyasileri biraz teşvik etmeniz gerekiyor, kendi partilileriniz dahil

Sayın Ferdi Sabit SOYER, dün Lefkoşa’ya gelirken aracınız bozulmuş ve uzun bir süre yolda mahsur kalmışsınız. Artık bazı şeyleri değiştirmenin zamanı gelmedi mi? Yok paraya kıymam diyorsanız o da sizin bileceğiniz bir iş tabi ki

Sayın Mehmet TANCER, Gaziantep ziyaretinden sonra olası bir Turizm Bakanlığı yönünde yine spekülasyonlar yapılmaya başlandı. Turizme son günlerdeki ilginizin nedeni merak ediliyor. Ufukta bir ışık var mı acaba?

Sayın Mehmet ÇAĞLAR, senin erkek Golden Retriver bir türlü çiftleşmek istemiyormuş doğru mu?  Acaba hormonlarında bir aksilik mi var diye düşünmeye başladık. İyi bir üroloğa gösterseniz diyoruz.

Sayın Hayri ORÇAN, partili olmayınca partili bakanlar da festival açılışına ilgi göstermedi değil mi? Siz yatın kalkın Bakan Çavuşoğlu’na dua edin. O da olmasa festival açılışına gölge düşecekti.

Sayın Tijen APAKGÜN, fotoğraf çekmekte ne yazık ki turizmdeki kadar başarılı değilsiniz. Otomatik makineyle de çekemezseniz en azından bari bir bilene verin makineyi de tarihi enstanteneleri heba etmeyin

Sayın İsmail BOZKURT, Karpaz gezinizde kolokas üretiminin durma noktasına geldiğini görünce hayretler içinde kalmışsınız. Dua edin ki ülkenin her yerinden molohiya fışkırıyor. Kıbrıslılık kolay kolay ölmez merak etmeyin siz

Sayın Bülent ŞENSOY, dükkanınızın vitrinine o tabelayı astınız ya artık isteseniz de dükkanı satamazsınız. O kadar vergi kalemini gören hiç esnaf olur mu? Girne Kapısı’nda maydanoz satın daha kazançlı çıkarsınız.

Sayın Süleyman ERGÜÇLÜ, oğlunuz Ziya’nın düğünü için davetiye dağıtmaya başlamışsınız bile. Eh artık torun olma zamanı çoktan geldi de geçiyor değil mi? Pepe bakalım bu işe ne diyecek?

Sayın Güven ARIKLI, dün yaşlı bir bayan aradı dün saatlerce kapınızda beklemiş ama Başbakan ile görüştürmemişsiniz. Lütfen yaşlı ve özürlü vatandaşa öncelik verip hayır dualarını alınız.

Sayın Erdal BARUT, Esentepe’den izinsiz kuyu kazanlar için ihbarlar gelmeye başladı. Tamam orası sonuçta dağ başı ama başında da sizin gibi iyi bir yöneticisi var değil mi?

Sayın Dilek BULUT, grip aşısı satışında patlama yaşandığı söyleniyor. İğne yaparken eliniz de çok hafif olunca özellikle korkak baylar sıraya giriyor değil mi? Kolay gelsin diyoruz

Sayın Sermed EMİN, Düzova’da bayraklar sizden sorulur biliyorduk ama bu sıralar gökyüzüne bakmıyorsunuz sanırız. Köyün bayrakları bayrak olmaktan çıkmak üzereler

 

Günün Fıkrası : Birikim

Balaylarını geçirmek için bir sahil oteline gelmişlerdi..

Gelişlerinin dördüncü gününün sabahı idi.. 20 yaşlarındaki gelin, yeni bir sevişme seansına hazırlanmakta olan 70'leri yaşamakta olan yeni damat eşine adeta yalvardı; "Ne olur, birazcık izin ver de nefes alıp kendime geleyim!.."
Sonra sessizce odanın kapısından sıyrılıp, üzerindeki sabahlıkla otelin kahvaltı salonuna inip bir kahve ısmarladı..
Bu çifte her sabah kahvaltıda servis yapan garson kız, genç gelinin bu perişan halinden meraklanıp, şaşkın şaşkın sordu: "Sizin gibi genç ve güzel bir kız, nasıl böyle perişan hale gelir.. Gözlerinizin altı mosmor, haliniz perişan!..
Ne oldu size böyle!?.." "Ahhh!.." çekti içten ve derinden genç kız, "Ahhh!.. nasıl da aldatıldım, hiç sorma!.. Evlenmeden önce bana 50 yıldır biriktirdiğini söylemişti!.. Ben de bankada para biriktirmiş sanmıştım!..
Meğerse onun birikimi başka imiş!?.."

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.