Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

DHENİA CAMİ…

A+A-

Lefkoşa’ya lise bitene kadar birkaç kere gitmiştim.

Biri maç, diğeri fuar içindi…

Bir seferinde akrabalarımda birkaç gün kalmış, çarşıyı falan gezmiştim.

Hepsi de yaya olarak.

O dönemde de şimdiki gibi şehir içi toplu taşımacılık yoktu.

Yürü babam yürü.

Git git, bitmez.

Nasıl şeherdi bu…

Ne kadar da büyüktü.

Baf desen iki adımlık.

En uzun mesafe Muallo’dan Aşağı Baf’a.

O da bilemedin 2 kilometre…

Babutsa toplamaya giderdik kendi bahçemizden.

O zaman da Rum kesimi vardı şimdi olduğu gibi.

Rum kesimine geçmek cesaret isterdi.

Ya kaçırırlarsa.

Ya vururlarsa.

Ne bir saldırı gördüm onlardan, ne de bir kaçırma.

Oluyordu böyle olaylar ama hepsi de muammaydı.

Sonralarda öğrendik ki kaybolan bir Rum’u faşist Rumlar kaçırıp öldürmüş olabilir…

Veya tam tersi Türkü Türkler ortadan kaldırmışlardır.

Her neyse.

Diyeceğim o ki…

Bilmek için gidip görmek şart değil.

Lafı buraya getirecektim döndüm dolaştım.

Okumakla da insan bilebilir.

Mesela Ankara’nın Türkiye Cumhuriyeti başşehri olduğunu daha ilkokuldan bilirdim.

Okuttular.

İstanbul’un Osmanlı başşehri, Türkiye’nin en büyük kenti olduğunu, okuduk.

Bilirdik Toros Dağları’nın Türkiye’nin güneyinde yer aldığını.

Bilmem nereden başlayıp nerede sonlandığını okutmuşlardı yine.

Mesela Ege’de zeybeklerin, Erzurum’da Dadaşların varlığını ezberletmişlerdi.

Ege Denizi’nde birçok adanın Yunanistan’a verildiğini, bundan dolayı Türkiye’nin çok kızgın olduğunu da bilirdik üstelik kızardık da Avrupa ülkelerine.

Adana’nın pamuğunu, Konya’nın Mevlana’sını, Sivas’ın Kangal’ını, Kayseri’nin pastırmasını hep okutmuşlardı.

Ama bugüne, daha doğrusu birkaç gün öncesine kadar Lefkoşa’nın Rum kesiminde Dhenia diye bir köy, o köyün içinde 18.Yüzyıldan kalma bir cami, o caminin adının da Denya Cami’si olduğunu bilmezdim.

Ta ki birkaç faşist Rum genç restore edilen caminin duvarlarını yıktı ve ben de öğrenmiş oldum.

Bu belki benim ayıbımdı, belki de başka ülkelerin değerlerini okutup kendi değerlerimizi bizden saklayanların.

 Şimdi haberlere bakıyorum…

O benim bilmediğim camiye zarar verildiğini Lefkoşa’daki işgal görevlerini yerine getiren Hataylı kardeşlerim de duymuşlar…

Ve anında olayı sanki üstlerine vazifeymiş gibi Hataylılar Kardeşlik Dayanışma ve Kültür Derneği olarak kınamışlar.

Üstelik bizzat kendi vatandaşlarınca delinmiş, yıkılmış koskoca Beşparmak Dağları ve diğer bozdukları bitirdikleri kaynaklar dururken.

Yazı mı?

Bitmedi ama yer bitti…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.