1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Dibe batıyorlar
Dibe batıyorlar

Dibe batıyorlar

Süt imalatçıları ihracatta yaşanan sıkıntı nedeni ile üretimin tamını alamıyor, her gün tonlarca süt, üreticinin elinde kalıyor, bozulan sütler tanker tanker çöplüğe boşaltılıyor. Hayvan üreticisi, iç piyasada da pazar bulamıyor.

A+A-

Duygu Alan

Pazar sıkıntısı, devletten alacakların tahsil edilememesi, yüksek girdi maliyetleri ve kuraklık derken ciddi sıkıntı yaşayan hayvan üreticileri, içerisinde bulunduğu mali krizden çıkmak için çözüm arıyor.

Batma noktasına gelen hayvan üreticileri, alacaklarının bir an önce ödenmesini, Pazar, kuraklık, mazot ve bala sorununun aşılması için de acil çözüm üretilmesini istiyor.

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, sektörde yaşanan sorunları Havadis’e anlattı.

“Çiğ süt pazarı çöktü”

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları, çiğ sütün pazarlanmasında yaklaşık 5 aydır ciddi sıkıntı yaşandığını kaydetti.

Üretilen sütün yüzde 70’inin Türkiye’ye ve Arap ülkelerine pazarlandığını, yüzde 30’unun ise iç piyasada satıldığını kaydeden Naimoğulları, Türkiye’de süt fiyatlarının düşmesi, ülkeye yapılan süt ve süt ürünleri ihracatı sebebi ile üreticinin süt fiyatlarını aşağıya çekmesine karşın ne iç piyasada ne de dış piyasada üretimlerine pazar bulduklarını açıkladı.

Naimoğulları, ithal ürünler konusunda bir düzenleme yapılmaması ve yeni pazarların bulunmaması halinde üreticilerin birçoğunun iflas edeceğini belirtti.

Naimoğulları, “Yeni imalatçılara KKTC’de fabrika açma izni verilmelidir. Özellikle hellimin tescilinde küçükbaş hayvan sütünü arttırmaya çalıştık ama fiyatı yüksek diye birçok imalatçı bunu almaktan kaçınmakta 1.16 TL seviyesindeki inek sütünü tercih etmektedir. Bu da hem Hellim’in tesciline hem de üreticiye ciddi zarar vermektedir. Üreticinin elinde her gün için tonlarca süt kalmaktadır” dedi.

“Ramazan ayı üreticiyi daha da zorlayacak”

Mustafa Naimoğulları, Haziran ayının Ramazan ayı olması nedeni ile üretimin pazarlanmasında yaşanan sıkıntının daha da katlanacağını ve satışın dibe vuracağını belirtti.

Naimoğulları, bu yıl yaşanan sıkıntıların önümüzdeki yıl da yaşanmaması için Ramazan’dan sonra Aralık ayına kadar üretilecek sütün doğru planlanması gerektiğini kaydetti.

Mustafa Naimoğulları, bu maksatla Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği öncülüğünde SÜTEK ve SÜİB ile 4-5 Haziran’da bir çalıştay yapılacağını. Bu çalıştaya Türkiye’den profesör ve uzmanların da davet edildiğini söyledi.

Naimoğulları, çalıştay sonucunda çıkacak olan raporu uygulanması noktasında, bakanlığa ileteceklerini belirtti.

Naimoğulları, süt imalatçılarına da çağrıda bulunarak, “Ramazan ayında sütü almaktan kaçınmayın. Biz nasıl imalatçıya yardımcı olduysak imalatçılar da özellikle küçükbaş hayvan sütünü alarak işlemek için gayret sarfetsinler. Sektörde kırılma olursa acısını tüm sektör çekecektir” dedi.

“Renkli Mazot Yasası hayata geçirilmelidir”

Mustafa Naimoğulları, Renkli Mazot Yasası’nın da bir an önce görüşülerek Meclis’ten geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Naimoğulları, “Bize söylenen Mart -Nisan ayında yasanın hayata geçecekti. Ancak hükümet bozuldu, bütçe olmadığı söylendi ve bu yasa bekletildi. Öte yandan biz yasanın yürürlüğe girmesi ile mazot fiyatının yarı yarıya düşmesini beklerken yeni gelen hükümet 17 kuruş daha zam yaptı” dedi.

Mazot konusunda üreticinin ciddi sorun yaşadığını söyleyen Naimoğulları, “Maliye ve Ulaştırma Bakanlıkları bir de seyrüseferi kaldırıp, bu bedeli mazotun üstüne eklemek istemektedir. Ancak bilinmelidir ki bahçedeki su motorunun, traktörün seyrüsferleri yoktur. Nasıl olur da bunu üreticinin üstüne yıkacaklar.  Bunu ilgili bakanlara da ilettim ve bana konuyu değerlendireceklerini ifade ettiler. Bizim talebimiz, derhal Renkli Mazot Yasası hayata geçirilmeli.  Girdi maliyetleri düşürülmelidir” diye konuştu.

“Bala ithali izni derhal açılmalı”

Kuraklık nedeni ile bala konusunda da bu yıl sıkıntı yaşandığını ifade eden Mustafa Naimoğulları, 50 bin ton balaya ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Naimoğulları, şunları söyledi: “Tarım Bakanlığı, balanın yurtdışından gelmesini yasaklamıştır. Ancak ülkede ciddi bir kuraklık yaşanıyor ve çıkacak bala, ihtiyacı karşılamaya yetmez. Biz zaten çiftçinin ürettiği balanın tümünü almaya hazır olduğumuzu ortaya koymuştuk. Şimdi balanın gelişinin yasaklaması ile piyasadaki bala fiyatları müthiş arttı. Bir saman bala 80-100 TL, sano bala 100-130 TL arasında satılıyor. Hem balalar küçülüyor hem de fiyat yükselmektedir. Hayvan üreticisinin bu fiyatlarda bala alacak gücü yoktur. Bugün 50 bin ton civarında balaya ihtiyaç vardır ve ithal izinleri derhal açılmalıdır. Öte yandan 2014 yılında bala üzerinde 18 kuruş kuraklık desteği verilmişti. Bugünkü hükümetin de bala üzerinde kuraklık desteğini açıklaması gerekmektedir.”

“Bir hafta içinde ödemeler yapılmalı”

Mustafa Naimoğulları, 26 milyon TL küçükbaş hayvan başı desteği, 6 milyon TL mazot desteği ve

Toplam 30 milyon TL olan 3 dönem süt bedeli olmak üzere üreticinin devletten bugün itibari ile toplamda 62 milyon TL alacağı bulunduğunu kaydetti.

Naimoğulları, “Süt bedellerinin en az 10 milyon TL’si, mazot desteğinin tümü ve küçükbaş hayvan başı destek ödemelerinin derhal yapılması gereklidir. Artık mali protokol de hükümetin bahanesi olamaz. Bir hafta içinde bu destekler ödenmeli aksi halde tepkiler büyüyecektir” dedi.

sut.jpg

“Su üreticiye 2 TL altında satılmalı”

Mustafa Naimoğulları, yılın kurak geçmesine bağlı olarak bu yıl yer altı kaynaklarının beslenemediğini, mevcut suların tuzlandığını ve üreticinin hayvanlarına içirecek su bulmakta ciddi sıkıntı yaşadığını belirtti.

Üreticinin gözünün kulağının Türkiye’den gelen suda olduğunu söyleyen Naimoğulları, bu suyun tarım amaçlı kullanılmasına ilişkin sürecin derhal tamamlanıp, suyun üreticiye 2 TL altında bir fiyata verilmesini istedi.

Suyun üreticiye 2 TL üzerinde satılması halinde büyük isyan çıkacağını söyleyen Naimoğulları, şunları kaydetti: “Türkiye’den gelen su üreticiye 3.5-4 TL’ye satılırsa ortaya çok ciddi bir maliyet çıkar ve üretici bu fiyata suyu satın alamaz. Bu suyun fiyatı maksimum 2 TL olmalıdır. Bu konuda da sorumluluk belediyelerde ve bakanlıktadır. Su, 2 TL aşağısında bir fiyata ve 15-20 gün içerisinde üreticiye verilmelidir.  Sürecin uzaması halinde birçok bölgede çok sayıda hayvan susuzluk nedeni ile telef olacaktır. Aksi durumda isyan çıkacak.”

“Gerekirse kavga da ederiz”

Mustafa Naimoğulları, Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği’nin her zaman önceliğinin diyalog ve uzlaşıdan yana olduğunu ancak gerektiği yerde üretimin devamı için kavga da edebileceğini söyledi.

Naimoğulları, “Bizim işimiz siyaset değil, sorun gidermektir. Ancak gerekirse kavga da ederiz. Hükümet iş yapacaksa bir an önce yapsın aksi durumda sektördeki en büyük üretici birliğinin tepkilerine maruz kalacaktır” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.