1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Dikkat bayramınız zehir olmasın!
Dikkat bayramınız zehir olmasın!

Dikkat bayramınız zehir olmasın!

Bayramlarda aile ziyaretleri, kalabalık sofralar, piknik ve mangal alışkanlıklarımız arasında yer alırken, Diyetisyen Seher Seçkin özel günlerde besin tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti

A+A-

Bayram denilince aklımıza, büyüklerimiz, bayram ziyaretleri, harçlıklar, bayram eğlenceleri ve tabii ki lezzetli uzun süren, bol kahkahalı bayram sofraları gelir. Bu bayram sofraları birbirinden lezzetli yiyecekleri içerir. Fakat bayram ve diğer özel günlerde yapılan en büyük yanlışlardan biri, vücudumuzun gereksiniminden fazla besin tüketmektir. Bu nedenle bayramlarda beslenmeye özen gösterilmesi gerekirken Diyetisyen Seher Seçkin, özellikle, ramazan ayı boyunca oruç tutan kişilerin, beslenme düzenlerinde yaptıkları farklılıklardan dolayı, normal beslenme düzenlerine geçtiklerinde, aşırı besin tüketimi ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Fazla miktarda tüketilen besinlerin hazımsızlık ve kabızlık gibi problemlere yol açtığını kaydeden Seçkin, Star Kıbrıs’a yaptığı açıklamada bayramda nasıl beslenilmesi gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu. 
Diyetisyen Seçkin’den bayramda beslenme önerileri: 

*Çoğu aile için bayramın ilk günü demek, uzun süren, lezzetli kahvaltılar demektir. Güne peynir, yumurta, domates, salatalık gibi söğüş sebzeler, ızgara sebze ve tam tahıllı ekmek ile başlayınız. Kahvaltıda yumurta yemek sizi tok tutar ve gün içerisinde zararlı yiyeceklere karşı eğiliminizi engeller. Kahvaltıda kızartılmış yiyecekler ve işlenmiş et (sucuk, pastırma, sosis, salam) tüketmemeye özen gösteriniz. 

*Besinler iyi çiğnenmeli ve yavaş yenilmelidir. 

*Oruç tutarken, normalden daha az öğün tüketmekten dolayı yavaşlayan metabolizmanızı tekrar hızlandırmak için büyük porsiyonlar yerine, daha sık ve küçük porsiyonlar tüketmelisiniz. Günde 3-6 öğün tüketilmesi önerilmektedir. 

*Sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Hem yaz aylarında olduğumuzdan hem de, oruç tutan kişilerde azalan sıvı tüketimi, bayram süresi ve sonrasında arttırılmalıdır. Gazlı içecekler, çay, kahve veya meyve suyu içmek, su tüketimini azaltır. Sıvı tüketiminizi, yeşil çay, bitki çayı ve doğal maden suyu ile sağlayabilirsiniz. Günde 2 şişe doğal maden suyu içerek, günlük mineral ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Yüksek tansiyon sorunu olanların yeşil çay ve doğal maden suyu tüketmemesi önerilmektedir. Günlük 1.5-2 litre su tüketilmelidir. 

*Çay ve kahve tüketirken şekersiz tüketmeye özen gösteriniz. 

*Oruç tutulan süre içerisinde, azalan fiziksel aktivitenizi, bayram süresi ve sonrasında arttırmalıyız. Asansör yerine merdiven kullanarak, yüzme veya doğa yürüyüşleri yaparak fiziksel aktiviteyi arttırmak mümkündür. 

*Diyabetliler, yüksek tansiyona sahip kişiler, kalp rahatsızlığı yaşayanlar ve diğer kronik hastalıklara sahip olan kişiler, bayramda da beslenme düzenlerine dikkat edip, değiştirmemeye özen göstermeliler. 

*Yemeklerinizi hazırlarken yağ seçimine dikkat edilmelidir. Ayçiçek veya mısırözü yağı, vücutta inflamasyona arttırıp, ödeme neden olabilir. Bunu önlemek adına, zeytinyağı tercih edilmesi önerilmektedir. 

*Yemekleri lezzetlendirmek için tuz yerine çeşitli baharatlar (kekik, nane, pul biber, biberiye…) kullanmayı tercih ediniz. 

*Ramazan boyu süresince, gece yemek yeme alışkanlığını, bayramda ve sonrasında devam ettirmemelisiniz. Yatmadan 3 saat önce yemek yemeyi sonlandırmak gerekir. Yatmadan hemen önce yemek yemek, hazımsızlık, reflü ve gaz problemlerine neden olabilir. Bunun yanında uyku kalitesini düşürecektir. Ramazan süresince, sahura kalkmak, uyku düzenini bozduğundan, bayram süresince uyku düzenini ve kalitesini korumak ve arttırmak için yatmadan önceki son ara öğünde doğru besinler tercih edilmelidir. Kiraz, süt, yoğurt, muz, badem, kabak çekirdeği ve ceviz gibi triptofandan zengini besinler uyku hormonu olan melatonini arttırdığı için yatmadan 2-3 saat önceki ara öğünde rahatlıkla tüketilebilir. 

*Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünlerini yarım yağlı tercih ediniz. 

*Kırmızı et yerine hindi, tavuk veya balık gibi beyaz et tercih ederek doymuş yağ tüketiminizi azaltabilirsiniz. 

*Mangal yaparken, etlerinizin önceden marinelenmiş olması ve kömür ile et arasında 15 cm mesafe bırakılması, kanserojen madde oluşumunu azaltır. 

*Dışarıda yemek yerken kızartma yerine ızgara tercih edilmelidir. Köfte, adana gibi fazla yağ içeren etler yerine şiş, biftek ve pirzola gibi gözle görülen yağları ayırabileceğiniz etler tüketiniz.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.