1. YAZARLAR

  2. İpek Halim

  3. Dikkat, nefret pompalanıyor!
İpek Halim

İpek Halim

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Dikkat, nefret pompalanıyor!

A+A-


Bu hafta pek de okumadığım bir gazetenin pek de takip etmediğim bir yazarından elektronik posta aldım. O haftaki yazısını yollamış. Yazı Türkiyeli Türklerle Kıbrıslı Türkleri düşman etmek için maksimum bir çabayla kaleme alınmış. Empati kurmaktan, hoşgörüden, etkin iletişim kurmaktan, anlamaya çalışmaktan bilimsel veri kullanmaktan ve iyi niyetten oldukça yoksundu. Adeta nefret kusan bir tarzda yazılmış. Hiç beğenmedim! Ancak bu tarz söylemlerin artması nedeniyle bu konuya değinmenin önemli olduğunu düşünüyorum.

Yazıda KKTC farklı başlıklar altında incelenmeye alınmış. Çevre, sağlık, din, vergi... gibi. Bu konularda KKTC’yi eleştirirken de Türkiye’yi referans olarak almış. Dolaysıyla tüm metin KKTC ve TC kıyaslaması gibi de okunabilir. Güzel, doğru olan TC’dir. Ona benzemeyen KKTC’deki tüm diğer uygulamalar da kötü, başarısız, çirkin ve ucubedir.
Yazıda diyor ki Kuzey Kıbrıs’taki yerli kitlenin İslam dini ile hiçbir ilgisi yoktur. Ne oruç tutan ne de kurban kesen bulunur. Yazıdan direkt alıntı yapıyorum “Dinsel değerlerin küçümsendiği bu toplumda ahlak, iş sahibi olma, çalışma, üretme kavramları da yeşerememektedir”. Devam ediyorum alıntıya, “az vergi alındığı için içki ucuzdur. Herkes kumar oynar ve tembeldir...” Yazının en sonunda da üslup iyice kötüleşip, rastgele genellemeler yapmaya devam ediliyor.

Eleştiri yapmak, kötü bildiklerinizi dile getirmek önemli ve gereklidir. Ancak herkes kötüdür, kumar oynar demek çok ucuz bir söylem değil mi? Bunu kim araştırdı? Hangi bulgu bunu söylüyor? Herkes mi tembel, herkes mi ahlaksız, herkes mi tu kaka? Bu basmakalıp bir söylem değil mi? Dinin yorumlanması, uygulaması tek mi? Ve doğru olan da sadece senin bildiğin gibi olan mı? Ataistler iş sahibi olamıyorlar mı yani? Her ülkenin kendi özel tarihi kendi özel koşullarını oluşturmaz mı? Bunları anlamaya çalışmak, empati kurmak, araştırmak gerekmez mi? Diyelim ki “gerçekten” haklı bir yazı. O zaman da Kıbrıslı Türklere derdinizi okutmak veya etki yaratmak için daha farklı bir üslupta iletişim kurmanız gerekmez mi?

Belli ki gruplaşma, ayrışma, nefret uyandırma üzerine çalışılmış. Birlik ve birlikteliklerin kurulması oldukça zorlaşan günümüzde bunu yapmak çok acımasızca, bence. Benzer coğrafyalarda yaşayan farklı milletler, benzer hedefleri olan büyüklü küçüklü, birçok farklı şirket ve benzer yaşam tarzını savunan farklı ülkeler farklılıklarının çok daha fazla olmasına rağmen, farklı dili konuşup, farklı yemekleri yemelerine, çok farklı tarihi yaşamış olmalarına rağmen güçlenmek için birliktelik kuruyorlar. Benzerliklerini ön plana çıkarmak için iletişime başlıyorlar. Elbette farklılıkları vardır. Tıbkı Kıbrıslı ve Türkiyeli Türkler gibi ancak güçlü olmak için var olabilmek için ortak yanlarını vurguluyorlar. Hatta bazen birliktelik kurabilmek için yoktan bazı benzer vizyonlar yaratıp güçlenmeyi, çoğalmayı amaçlıyorlar. Biz de farklıyız. Bu farklılıkları görmeliyiz. Anlamaya çalışmalıyız. Belki eleştiririz de ama nefret etmek tarihi, coğrafi paylaşımlarımızı/aynılıklarımızı bir kalemde tamamen göz ardı etmek demektir ve bu bizi güçsüzleştirir. Yanlızlaştırır! Farklı ama birlikte olabilmek, etkin iletişim kurup, kendimizi diğerine anlatabilmek İşte esas amaç/hedef bu olmalıdır! İyi pazarlar...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.