1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Din konusu ‘patlama’ noktasında!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Din konusu ‘patlama’ noktasında!

A+A-

Sorun aslında yeni değil;

Bu ülkede yıllardan beridir her yaz tatili geldiğinde bir Kur’an kursu tartışması yaşanır.

Bir kısım insan Kur’an kurslarının olmasından yana tavır koyarken, bir kısım insan da bunu bağnazlık olarak nitelendirir ve Kıbrıs Türkünün laikliğinden bahseder.

Bir aile çocuğunun Kur’an kursu almasında sakınca görmüyorsa bu onun en doğal hakkıdır ve eğer bu kurslar birilerini perde gerisinden yürüttüğü bir harekat değilse ve bunların arkasında çeşitli tarikatlar yoksa ne sakıncası olabilir ki?

Yok bir aile çocuğunu normal okullarda okutmaktan kaçar ve illa ki sadece Kur’an kursu derse işte orada bir sakatlık ver demektir.

En son tartışma konumuz İlahiyat Fakültesi ile Haspolat Meslek Lisesi’ne dönem ortasında açılan ilahiyat bölümü oldu.

Bir kere eğitim yılının ortasında böyle bir bölümün açılması bize de biraz şaibeli geldi.

Pek ala ki bunun hazırlıkları şimdi başlayabilir ama şimdi değil, önümüzdeki sene içinde kayıt müracaatı yapılacağı duyurulabilir, hatta bu konuda sendikalar ile bu işin uzmanlarından da görüş istenebilirdi.

Ama bakanlık ve tabi ki hükümet bu işi oldu da bittiye getirince, olanlar oldu ve tepki veren kesim haklı duruma yükseldi.

Geçtiğimiz hafta içinde Ercan’a gelen bilmem kaç paket Kur’an-ı Kerim tartışmasına tanıklık yaptık.

İnanın ki gelen kolinin içinde Kur’an-ı Kerim değil de İncil olsaydı, buna tepki gösterenler bu kadar işi abartmayacaklardı.

Hatta herkes tarafından da bilinmektedir ki KKTC’de özellikle kırsalda bazıları ellerinde İncil’le gezip Hristiyanlık propagandası yapar ama buna ne devlet ne de sendikalar ses çıkarmazdı şimdiye kadar.

Din konusu artık patlama noktasına gelmiştir.

Sağ duya en fazla ihtiyacımız olduğu bir dönemde, aksine karanlık bir ülke huzurun bozmak, insanları birbirine düşürmek için büyük bir gayret sarf etmektedir.

Bunda ne gibi çıkarları olacak şimdilik bilinmez ama, hayli de başarılı olduklarını çok rahatlıkla söyleyebiliriz.

Dün sabah Sümeyra İskender adlı lise öğrencisi kız Mağusa Devlet Hastanesi’ne kulak rahatsızlığından ötürü gider.

Sırası gelince de ilgili doktor Arif Ersoy ilgilenir kendisi ile.

Bu hanım kızımız baş örtülüdür ve zaten olayın patlak vermesi de baş örtüsü ile ilgilidir.

Yine dün sabah biz AS TV’de canlı yayında CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu ile program yaparken kızın babasından örgendik patlak veren olayı.

Demelerine göre, kız baş örtülü olarak gitmiş doktorun karşısına ve doktor kendisine büyük hakaretler etmiş.

Daha sonra kızın yengesi Havva hanım bağlandı, o da sarf edilen sözleri söylemedi ama biz anladık ki bu doktor, ‘bir b.ka yaramaz o şeyi başından çıkar’ diye hitap etmiş.

Şimdi benim de kızıma ya da eşime böyle bir hitap şeklinde bulunsa biri kan beynime sıçrar ve o anda ne yapacağımı kimse kestiremez.

Biz de bizim yapabileceğimiz tek şeyi yaparak Dr. Arif Ersoy’u aradık ve kendisine sorduk, böyle bir hakarette bulundu mu diye…

Olayı bize aktarması aynen şöyle oldu;

“Kız geldi, kulağından rahatsız olduğun söyledi, ben de ona baş örtüsünü çıkarmasını istedim, o da kabul etmeyince baş örtüsünü çıkarmadan teşhis koyamayacağımı söyledim, sonra devreye yanındaki hanım girdi ve kız o zaman baş örtüsünü çıkardı ben de tedavisini yapıp gönderdim…”

Sonra Mağusa Devlet Hastanesi Başhekimi Erdal Özcenk ile de görüştük.

O da elinde bu konuda bir şikayet mektubu olduğunu ve her iki tarafla konuyu görüşeceğini, ancak hastanenin sevilen doktorlarından birisi olan Arif beyin böyle hakaret dolu sözlerde bulunmasına imkan ve ihtimal olduğunu söyledi.

Sonra anladık ki olay iyice büyümüş.

İşe aileler karışmış, polislik olmuşlar.

Belki de taraflar anlaşacak ve olay kapanıp gidecek…

Ama inanın ki bu olay ne ilk olacak ne de son!

Demek istediğimiz şudur;

Bilinçli ya da bilinçsiz olarak hemen her kesimden birileri hiç gerek yokken tansiyonun yükselmesi için elinden geleni ardına koymuyor.

Bunların sorumlusu da aslında herkes, bunu içinde sendikaları da kastediyorum, muhalefet ve iktidarı da hatta bazı basın yayın organlar ile meslektaşları da…

Hep birlikte el birliği yaptık ve büyük bir basınçla ateşin üstünde kaynayan düdüklü tencereyi patlatmak için birbirimizle yarışıyoruz.

Din ve inançlar konusu ile ibadet, dünyanın bir çok medeni ülkesinde artık konuşulmaz ve konuşanlar ayıplanırken, biz de niçin benzine ateşle yaklaşıyoruz, bir bilen var mı acaba?

gunun-fotograf_.20111220001249.jpg

MESAJ KUTUSU     

Sayın Tümgeneral Mehmet DAYSAL, beyaz van araç ile bazı sivil giyimli kişiler yılbaşında Beyaz Ev’de balo olacağını ve bu nedenle esnaftan çekilişe koymak için malzeme istediği yönünde şikayetler geliyor. Böyle bir şey mümkün mü acaba?

Sayın Osman KORAHAN, Eti Teşebbüsleri’nde üç yönetici emekli oldukları halde buradan da yüksek maaş çekiyormuş. Personel arasında büyük huzursuzluk var konuya duyarlılığınız bekleniyor.

Sayın Ersin TATAR, trafik cezasını 15 gün içinde ödemeyen bir vatandaş on altıncı günde bu parayı yüzde yüz katlamalı ödemek zorunda kalıyor. Böyle bir faiz ülkenin hangi yasasına dayanılarak uygulanıyor bir araştırırsanız çok sayıda mağdur kişiye ilaç olacaksınız.

Sayın Turgay AVCI, dün mecliste yaptığınız konuşmada bazı uyuşturucu maddeleri tanımanız için meclise getirmelerini istemişsiniz. Aman ha hep böyle başlar bu meretler. Hiç tanımayın daha iyi.

Sayın Kenan AKIN, dün meclis yemekhanesinde Ahmet Zengin, Mustafa Gökmen ve Ejder Aslanbaba ile yemekte buluşmuş ve fiskoslaşırken görülmüşsünüz. Yine bir haltlar karıştırıyorsunuz ya kokusu lakında çıkar elbette…

Sayın İzzet İZCAN, hem Talat’ı istemiyorsunuz hem de Eroğlu’nu. Peki Kıbrıs korunun çözmek için önerdiğiniz bir isim var mı? Bari onu söyleyin de bir çaresine baksınlar. Ama KKTC kimlik kartı olmasına dikkat edin olur mu?

Sayın Özay ÖYKÜN, Karpaz’da devletin olmadığını yeni mi anladınız acaba? Aslında sizin bölgede Devlet içinde başka bir devlet var ki o da en tehlikelisi ve kötüsü. Belediyenin borçları ödenmeden vekilli yok ona göre.

Sayın Tahsin MERTEKÇİ, dört gözle erken genel seçimleri beklediğiniz artık bilmeyen kimse yok. Buna bir de partinizin yükselişte olduğu eklenince şansınız büyük. Ama biraz da bölge halkını ziyaret etmeniz gerekiyor. Tabi ki kendi bölgenizden aday olacaksanız.

Sayın Mehmet BARIŞSEVER, felaketin ne zaman nereden geleceği hiç belli değil ama gördüğümüz kadarıyla bunu kafasına takan şimdilik tek bir kişi bile yok. Tabi ki sizden başka. Allah bize o günleri bir daha göstermesin inşallah.

Sayın Tamer GARİP, gördüğümüz kadarıyla şu film işi sizi epeyce sarmışa benziyor. Her geçen gün biraz daha imajınızı bu mesleğe uyguluyorsunuz. Ama unutmamak gerek ki bizim ülkede bu işten ekmek yemek çok zor. Onun için keskin bir usturayı hep yanınızda taşımakta yarar var.

Sayın Ata TEPE, havuz kazası bir süre daha sizi etkileyeceğe benziyor. Şimdi de tansiyon sorununuz olduğunuzu öğrendik. Ne kadar az mangal o kadar az hastalık demektir. Hormonsuz ve organik bitki ve meyvelere sarılma zamanı geldi değil mi?

Sayın Talip ATALAY, dün Lefkoşa Sanayi bölgesindeki işçiler yolumu kesti ve bölgeye küçük de olsa bir camii yapılmasını istediler. Biz de bu konudaki topu sizin kucağınıza atıyoruz.

Sayın Dr. Arif ERSOY, dünkü talihsiz olay sonrasında sizi meslektaşlarınıza sordum, kimseden olumsuz bir şey duymadım. Ama siz yine de söz konusu kızımızla bir görüşüp gönlünü alsanız diyoruz.

Sayın Kazım ESKİDEMİR, dün gün boyunca sizin ile temasa geçmek istedim, telefon açtım mesaj gönderdim ama bir türlü ulaşamadım. Beyaz Ev’in müdürü olarak sadece birkaç soru soracaktım hepsi o kadar!

Sayın İbrahim ALTINER, Kıt-Reb başkanlığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Hasan Karlıtaş çıtayı epey yükseltti, işiniz epey zor ama sizin hakkınızda da güzel şeyler duyduk hep. Başaracağınızdan hiç kuşkumuz yok.

Sayın Ferdi Sabit SOYER, Tatlısu’daki aşure etkinliğinde okunan ilahileri dinlerken bir ara kendinizden geçtiğiniz ve mest olduğunuz gözlemlenmiş. Bu arada bölge halkı sizi aralarında görmekten epey mutlu oldu, ara sıra bu ziyaretleri yapmakta yarar var.   

Sayın Emir ERSOY, Girne milletvekili adaylığı için artık karar aşamasında olduğunuz söyleniyor. Devletin yapısın iyi bilen bir kişi olarak kapayın gözünüzü ve kararınız olumul yönde kullanın. Kaybedecek neyiniz var ki?

Sayın Şahap AŞIKOĞLU, sizi hiç bu kadar sessiz ve sakin görmemiştik. Elimde çok özel yemek ve tatlı tarifleri var bir ara mutlaka buluşmamız lazım.

Sayın Süleyman ERGÜÇLÜ, öyle tarihe karışmış yazılarla geri çekilmek olmaz. Hector ailesi büyük bir ihanete uğradığını ve sizden de gerekli desteği görmediğinden şikayetçi. İnsan bir hafta sonu olsun ziyaretlerine gider.

 

Günün Fıkrası : Eşeğin makbuzu

Nuh’un gemisinde, tufan çok sürmüş ve gemideki hayvanların sayısı artmaya başlamış. Bunun üzerine Nuh bütün erkeklerin şeyini makbuz karşılığı toplamış ,daha sonra tekrar vereceğim demiş
Daha sonra dişi maymun erkek maymunla dalga geçmeye başlamış. Sürekli hadi gel sevişelim diyormuş.Bir kaç gün sürekli böyle söylemeye devam etmiş. Buna erkek maymun çok bozuluyormuş.
Yine bir gün dişi maymun hadi gel sevişelim demiş. Bunun üzerine erkek maymun Nuh şeylerimizi verince ben sana soracağım demiş.
Dişi maymun ‘niye’ diye sormuş. Erkek maymunda cebinden bir makbuz çıkarıp şöyle demiş;
-Bak eşeğin makbuzunu çaldım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.