1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Diyet yaparken neye inanalım?
Diyet yaparken neye inanalım?

Diyet yaparken neye inanalım?

Diyetisyen Güneş Aksüs, diyet bilgilerinin güveniliği hakkında uzmanlara sordu

A+A-

Diyetisyen Güneş AKSÜS 

Her gün beslenme hakkında yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Tabii bazıları da kafamızı karıştırıyor. Diyet konularının bu kadar popüler olması iyi mi kötü mü bilemiyorum. Diğer bir taraftan seviniyorum, her gün diyetle ilgili bir polemik, daha da önemlisi sağlıklı beslenmeye dair yazılar bulmanız mümkün.

Bir kitapçıya gittiğinizde uzman olmayanların kitaplarını bir tarafa bırakırsak, onlarca beslenme ve diyet uzmanının kitabını bulabilirsiniz. Gebelikten kilo kontrolüne her çeşit kitap var. Burların arasında çok değerlileri de var. Eskiden bu uzmanlara ulaşmak çok zordu, zaten sayımız da azdı. Bunun yanında kafamızı karıştıranlar da var. Neye inanacağımızı şaşırıp kalıyoruz. Biz uzmanlar kendi aramızda toplandıkça konuşuyoruz, ne olacak böyle diye. Ben de iki değerli hocamla konuşurken onların bu durum hakkında fikirlerini sordum. Bakın neler anlattılar...

SAĞLIKLI BESLENMEDE TEHDİTLER VAR

Prof. Dr. Yasemin BEYHAN (Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Böl. Başk.):

21. yüzyılın bilimi olan beslenme bilimiyle ilgili, ülkemizde ve dünyada halen birçok yanlış algılama ve algılatma sorunları yaşanmaktadır. Bunun nedenlerinin başında beslenmenin cazip bir konu olması ve bazı ilginç önerilere halkın kolaylıkla inanması ve uygulaması gelmektedir. Yanlış algılama ve algılatmaların başında proteinden zengin, neredeyse sıfır karbonhidratlı besinler içeren diyetlerin önerilmesi ve bu önerilerin de insanlara cazip gelerek uygulanmasıdır. Evet bol proteinli bir diyetle ağırlık kaybı olmaktadır. Ancak uzun süreli bu tür diyetler, böbreklere protein moleküllerinin büyük olması ve protein artık maddelerinin (üre-ürik asit vb.) kanda birikerek böbreklerin yükünü artırması nedeniyle bir süre sonra böbrek yetmezliklerine kadar ilerleyen sağlık sorunlarına yol açar. Ayrıca kemik sağlığı da olumsuz yönde etkilenir.

Yine yanlış bir uygulama önerisi de, bol bol yağ tüketiminin zararsız; hatta yararlı olduğu vurgusunun yapılmasıdır. Sağlıklı beslenmede vücudumuzun gerek duyduğu enerjinin % 25-30 kadarı yağdan gelmelidir. Bu da günde görünür yağ olarak 30 gramı yani 3 yemek kaşığını geçmez. Tüketilen yağın cins ve miktarı belirtilmeden rastgele önerilen yağ tüketimi sonucunda kan yağlarında sağlıksız yükselmeler, özellikle doymuş yağlardan fazla tüketimin kan kolesterol düzeyini önemli ölçüde yükselterek kalp-damar sağlığı bozukluklarına yol açacağı göz ardı edilmektedir.

Sağlıklı beslenme önerilerinde biz beslenme ve diyetetik uzmanları, her zaman olduğu gibi bugün de tüketilen tüm besinlerin bir çeşitlilik içerisinde, miktar olarak yeterli, gerekli olan yiyeceklerin 3 ana ve tercihen 2-3 ara öğünde tüketilmesi, yiyeceklerin de bu öğünlere dağılımının dengeli olması, hijyenik ve besin değeri kalitesinin korunarak tüketilmesi önerilerine devam etmekteyiz. Bu tür olumsuz, hatta sağlığı tehdit edebilecek mesajların yaygınlaşmasında ve etkili olmasında medyanın rolü önemlidir. 

Halkı sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirme görevi sivil toplum örgütleri ve yaygın eğitimlerle eğitim kurumları ve ilgili bakanlıklara düşmektedir. Bunun yanı sıra medya da bu konularda bilgi kaynaklarını irdeleyerek güvenilir kanıta dayalı bilgilerin ve halk sağlığını koruyucu mesajların verilmesini sağlamalıdır.

HABERLER İNSANALARIN KAFASINI KARIŞTIRABİLİYOR

Prof Dr. Metin Saip SÜRÜCÜOĞLU (Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Böl. Başk.):

Bana göre en önce ne yersek yiyelim gıdanın güvenilirliği önemli. Günlük diyetlerimizde birçok hata yapılıyor hem medyanın hem de televizyonların etkisiyle insanlar birtakım yanlış inanç ve alışkanlıklar ediniyorlar. Bunları değiştirmek gerçekten çok zor.

Bildiğin gibi en başta bu sene ve önceki senelerin devamında gelen açık süt tartışması, besin destekleri, organik gıda tartışması, içeriği bilinmeyen zayıflatıcı ya da birçok hastalığa iyi geliyor diye satılan bitkisel kapsüller, yine zayıflatıcı bitkisel çay karışımları, buna benzer sıvı olarak satılan karışımlar, birkaç yıl önce tartışılan mısırdan elde edilen früktoz, ambalajlı ya da paketlenmiş besinleri tüketmeyin uyarıları, dondurulmuş ürünlere karşı görüşler, GDO'lu ürünler vb. konular ilk aklıma gelenler. 

Son günlerde diyabete iyi geliyor diye yoğurt ve limon suyu karışımı tüketin vb. Tüm bunlar insanların kafasını karıştırabiliyor. İşin uzmanına danışmalı ve bu konularda duyduğumuz her şeye inanmamalıyız.

Turuncu gerçek

Tatlı krizini yenmek için, tatlı yediğinde kriz geçmez, canın daha çok tatlı isteyebilir. Bu durumda protein ağırlıklı light tatlıları tercih edin. Örneğin light meyveli yoğurt veya light dondurma. Hem sakinleştirir hem mutlu eder. 

Diyet itirafı 

Diyet tatlı yaptığımda, içine bol bol bal veya pekmez koyuyorum ama arkadaşlarıma tatlandırıcı koydum diyorum. O kadarcık şeyden bir şey olmaz ki!

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.