1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Dönerciler, dürümcüler, kıldan, tüyden işler…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Dönerciler, dürümcüler, kıldan, tüyden işler…

A+A-

“Bazen” der dururum.

Dilimin ucuna gelenleri “yazayım” derim…

Yazmam…

Yazamam.

Çoğu, can sıkıcıdır.

Çoğu, yazmasam da olur…

Birinin adını zikretmen gerekir mesela…

Ayıp olur…

Bir olaydan bahsedeceğim; olayı herkes bilir, kimden bahsettiğim anlaşılır, vazgeçerim.

 Çok kızmış olurum mesela…

O kızgınlıkla küfür ermek gelir içimden.

Tam “a… “derim…

Yazıyı orada bitiririm.

 Yaşam da böyledir.

Ne iş yapayım diye ilkokuldan başladı seferim.

Havadaki bulutlara bakarak hayal kurardım.

Bulutlardan kendime iş seçerdim.

İş çok iyi olmalı, getirisi doldurmalı diye çıkarken yola, bazen iflasa sürüklenebiliriz.

Memleket meselesi de hep aynı hikâye.

Öyle yapsaydım daha iyi olur demişimdir çoğu zaman…

Ama yaptıklarımın çoğu tam tersi olmuştur.

Bin pişman olurum yapılan yanlışlardan sonra.

Çünkü zaman, olayın içindeyken göremediğin yanlışları, gösterir.

Yanlış dediklerime bakmayın.

Bozuk saatin en azından günde iki sefer doğru gösterdiği gibi…

Yanlış sandıklarım da bazen doğru çıkar.

Ki o artık başka bir şey.

 Bir arkadaşımla beraberdik geçen günlerde.

Oturmuş ondan bundan bahsediyorduk.

Seçimlerden.

RTE, Pansilvanya, Obama…

Derken Çatalca, Kilyos, 3.köprü, havaalanı rezaleti…

Derken Kıbrıs meselesi...

Kıbrıs ona yabancıydı…

Hiç bilmediği bir şeydi.

Hiç okumamış tahsili boyu, bizim de okullarda okumadığımız gibi Kıbrıs tarihini.

Sonradan zaten gereği yoktu.

TC gazetelerinde gördüğü kadardı bilgisi.

Bilmezmiş oranın ayrı bir ülke olduğunu.

Bir vilayet sanırmış düne kadar KKTC’yi.

Ve oradaki TC askerini ve yerleşikleri doğal karşılıyormuş…

“Ne olmuş yani” dedi, “orada da lahmacun zihniyeti varsa”…

Hele çiğ köftecileri, dürümcüleri, tantunicileri ve bilhassa hamsili pilavcıları anlamadığımızı bir türlü anlayamadı.

Ha orası, ha burasıydı ona göre.

Ona 1974 öncesinde gelen sanatçıların saptamalarından bahsettim.

Sanırım Türkan Şoray veya onunla gelen ekipten birisiydi söyleyen.

-Ne güzel demişti, o kadar yoldan geçtik, geldik ve bizim gibi Türkçe konuşan, bizim gibi düşünen bir kasaba gördük.

Hem çok şaşırmış hem mutlu olmuştu.

Ta içimize kadar gelip asker çıkartan ülkenin sahipleri, yani vatandaşları, hangi ülkeye geldiklerini bilemiyorlardı.

Bugün meclislerinde yani TC Meclisinde Kıbrıs’ı bilmeyenler olabilir.

“Bazen” der dururum.

Dilimin ucuna gelenleri “yazayım” derim…

Yazmam…

Yazamam.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.