Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Dönmek…

A+A-

Sene 1974…

Savaş sonrası…

Ne günümüz ne geleceğimiz belli.

Gidecektik ama ne zaman?

Önceden gidebilmiş abim üniversitenin sekreteriyle görüştü.

“Bekletin biraz” dedi.

“Savaş var, mağdur, hadi bir ay daha bekleyelim” dedi.

Bir ay sonra Mandirga basları ile kuzeye geçtim.

Kamyonun kasasındaydım.

Giderken aradaki delikten süratle geçen ağaçlara bakıyordum.

Bir daha bu ağaçları göremem diyordum.

Çok acıydı.

Bir yanda sevinç, bir yanda hüzün...

Bilinmezeydi o yolculuk.

Dönüşü olmayabilirdi.

Nitekim sınırı geçince rahatladım ama rahatlık bir yere kadardı.

Tekrar karanlık başladı.

Ve birkaç gün sonra mecburen, beklemeden, hazırlık bile yapamadan feribot.

Mersin, Konya, Ankara…

Ankara’da birkaç gün öğrenci işleri...

Sonra İstanbul.

Minareleri bol İstanbul git git bitmezdi.

Bu nasıl bir şehirdi ki otogara ulaşamıyorduk.

Geldiğimizde gecenin bilmem kaçıydı.

Kardeşlerim gelip almasalardı kaybolurdum orada.

Alışık olmadığım bir yaşama girmiştim.

Apartmanlar, ağaçsız meydanlar, kalabalık ve bir sürü araba ile otobüsler.

Sırf gürültüydü orası.

Otobüsten indiğimde ilk sorum: “Ne zaman döneceğiz?”

Böyle başlamıştı İstanbul.

Dönmek üzerine başlamıştı maceram.

Bir gün mutlaka olacaktı.

“Belki fasariyalar biter, Baf’a döneriz ” derdim.

Ve ilk tatile geliş o yılın yaz aylarındaydı.

 Omorfo hep meyve bahçeleri ile doluydu.

Suyu boldu.

Oluk oluk akıtırlardı evleklerden sulama diye.

Bereketliydi toprak.

Babama bahçe vermişlerdi puanları karşılığında.

Bahçeyi birkaç yıl sulamıştık.

Zordu.

Gecesi var, gündüzü vardı bunun.

Sonra bahçeyi ondan aldılar daha hatırlı birisine verdiler.

Sorun olmadı benim için.

Bunlar hep sanaldı.

Dönecektim Kıbrıs’a ve Baf’a yerleşecektim ille ki.

Sorun değildi o yüzden alınan evin güzel olması.

Mobilyası olmuş, olmamış ne fark ederdi ki hep senin olmazsa derdim.

Gel zaman git zaman.

İstanbul gittiğim yıl kötüydü.

Kalabalıktı.

Yolları pisti.

Çamurdu.

Bir de kaostu.

Ha bu yıl ha gelecek yıl derken bir ömür kadar zaman geçti.

Ve dün sabah Mağusa’da uyandım.

Yıllardan sonra ilk defa dönüş bileti almadan geldiğim Kıbrıs’ta güneşin doğuşunu gördüm.

Baflıların arasındayım.

Yürüdüğüm yollar çöp koksa, çukur olsa da…

41 yıldır uzak kaldığım Baf’a en yakın noktadayım

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.