1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Döviz canavarlaşırken…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Döviz canavarlaşırken…

A+A-

2011, ekonomik sıkıntılarımızın alabildiğine büyüdüğü bir yıl olarak anımsanacak. Ama asıl kötü olan, 2012’nin 2011’i aratacağına ilişkin belirtiler ve bu konudaki uzman uyarıları.
Şapkamızı önümüze koyup ciddiyetle düşünmemiz gerek…
  
2011’in son günlerine doğru döviz kurlarında baş gösteren şahlanış ürpertiyle izlenen bir olumsuzluk. Para birimimiz TL olsa da, dövize endeksli ekonomik etkinliklerimiz ve özellikle dış alımlar, TL’nin satın alma gücünü aşağıya çekecektir. Ekonomimizin saç ayaklarından biri olan emlak sektörünün bunalımları büyüyecek. Çünkü emlak sektörü dövize endeksli çalışır. Özellikle sterline…
  
Dövizin yükselişini önleyen başlıca mekanizma TC Merkez Bankası’nın piyasaya müdahaleleridir. Oysa 2011’in son haftasında TC Merkez Bankası’ndan da döviz konusunda alarm geldiği görüldü. Rezerv 82.7 milyar dolara gerileyince, TC Merkez Bankası dolar satış rakamını küçülttü. Piyasaya yeterli döviz sürülemezse, kurlar şahlanışa geçer…
  
Geçen haftanın içinde doların 1.90 TL’yi görmesi üzerine, TC Merkez Bankası dolar ihale miktarını 1 milyar 350 milyon dolara çıkardı. Buna karşın Merkez, gelen tekliflerin sadece 50 milyon dolarlık kısmını karşılayabileceğini açıkladı.
  
82.7 milyar dolarlık rezerv, Türkiye’nin 6 aylık ithalâtını karşılayamayacak olan tehlikeli noktanın kırılması anlamına geliyor.
  
Tehlike çanları işte burada çalıyor. Ülkenin elzem ithalâtı mı düşünülecek, yoksa piyasanın etkin denetimi mi?
    *      *      *
  
KKTC ise belirsizlikler denizinin ortasında çırpınan küçük bir ülke. 2011’in sonuna yaklaşılırken Maliye Bakanı Ersin Tatar, kamu görevlileriyle emeklilerine yüzde 3 maaş artışı verileceğini, eşel mobilin de geri getirileceğini açıklamıştı.
  
Bu açıklamaya dudak bükenlerimiz çok oldu. Maaşları bile ödemekte zorlanan ve bütçesinin yüzde 80’inden fazlasını maaşlara harcayan bir hükümet, vaat ettiklerinin kaynağını nereden bulacak?
  
Kaldı ki, bozuk ekonominin fırtınaları içinde savrulanlar yalnızca kamunun bordrolarına bağlı olanlar değil. Bu ülkenin özel sektör kesimi de var. Onların yaşam pahalılığıyla mücadelesi nasıl sağlanacak?
  
Esnafımızın 13’üncü maaşın verilmesini nasıl dört gözle beklediğini hep birlikte gördük. Bordroluların cebine para girebilirse çarşı da bundan nemalanabilir…
  
Ama çarşımızı kahreden bir başka olumsuzluk, yılsonu maaşlarını cebine koyan yüzlerce kişinin Güney çarşısına akın etmiş olması…
  
Dövizin bu olağanüstü yükselmesine karşın Güney’deki alışverişin hâlâ neden bu kadar revaçta olduğu beni düşündüren bir konudur. Dövizin yükselişine karşın bizim çarşımız fiyatlarda yine de Güney çarşısına rekabet edemiyor mu? Yoksa Güney’e yönelik bu akın bir fantezi midir? Ekonomik sorunlarımıza çözüm aranırken bu soruların sağlıklı yanıtlarının da verilmesi gerekir kanısındayım.
    *     *     *
  
Gözlemlediğim bir şey daha var. Nakit sıkıntısı yüzünden çarşıdaki esnafımızın bir kısmı kredi kartlı satışları durdurmaya başladı. Bu durum çarşımızdaki dengeleri küçük esnaf aleyhine daha bir bozmakta. Çünkü tüketici, bu durumda kredi kartını kabul eden büyük alışveriş merkezlerini daha fazla tercih eder oluyor. Dahası, Güney Kıbrıs’ta kredi kartını reddeden hiçbir dükkân yok!..     
  
Çarşımızdaki durgunluktan ve insanlarımızda baş gösteren alışveriş fobisinden söz ederken, belirsizlik sendromunun bir başka ilginç göstergesi daha var. O da bankalarımızdaki mevduatların artmış olması. Son resmi açıklamalarda toplam mevduatımız 8 buçuk milyar TL olarak gösterildi. Nüfusumuza oranla güzel bir birikimdir bu…
  
Bunun açıklanması hiç de zor değildir aslında... Geleceğinden emin olamayan ve daha büyük krizlerden korkan insanlarımız, “ne olur, ne olmaz” düşüncesiyle, paralarını harcamaktansa bankada tutmayı tercih ediyor.
  
Ekonomimize güven gelirse “yedek akçe” olarak tutulan paraların da çarşıya akması ve ekonomimizin çarklarının çalışmaya başlaması sağlanmış olacaktır.    

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum