1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. DP-UG Konsepti ve CTP-BG Konsepti…
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

DP-UG Konsepti ve CTP-BG Konsepti…

A+A-

Dün, yazıyı gönderme sınırına geldiğimizde gelen son haber, Serdar Denktaş’ın bir açıklamasıydı: “DP-UG Konseptini konuşuyoruz…”

Siyaset, satranç gibidir, lâfını çok kullanırım… Kaç hamle ilerisini öngörebilirseniz, o kadar başarılı olursunuz… Çünkü sahnedeki aktörler (ya da aktrisler) hiçbir zaman sizin yaptığınız bir hamleyi, karşılıksız bırakmazlar… Elbette ki siz de karşıtlarınızınkileri, karşı hamlelerle göğüslersiniz… Satrançtaki gibi bütün koşulları hesaba katmadan hamle yaparsanız, üç hamle sonra mat olmanıza şaşılmaz! Bunun siyasetteki anlamı, karşıtınızın kapasitesini, küçümsememek ve doğru bilgilere sahip olmak demektir. Bizim siyasetimizde çok sık yapılan hata, temennilerinizle gerçeği birbirine karıştırmadır. Çünkü sonuçta bu iş, istediğiniz kadar objektif koşullarla yapılır deyiniz, insan faktörünün, iradenin bu kadar belirleyici olduğu bir alanda, subjektivite çok önemlidir. Sadede gelirsek, toplumsal ve siyasal yaşamı belirleyen sayısız objektivite arasından; en çoğunu ya da en belirleyici olanlarını beynine nakşedebilenler başarılı olur genellikle… Her kritik aşamada, yanlış seçeneği seçip, kaybedince de kazananı suçlayan çok siyasetçi ve siyaset oyunu gördüm ben…

Bence “Sekizler” İrsen Küçük’ün “Acele seçim” hamlesini görememişlerdi! Sonra bir süre çığrıştılar ama sonra doğru hamleyi yapıyorlar… O da onların bu hamlesini hesaba katabilmiş değil sanırım. Serdar Denktaş açısından bakınca da aynı şeyi söyleyebilirim… İnsan duygularından soyutlanamıyor ama bu oyun duygularla değil, mantıkla oynanan bir oyun… Filânca isim vakti zamanında şöyle etmiş; feşmekânca’ya filanca gıcıkmış… Bu günün koşullarında yapılacak en doğru işi yapıyor eğer sadece “konuşmakla” kalmazsa…

CTP-BG’den sonra, DP-UG belki de siyaset dünyamızda çok istenen, karşılıklı yumuşama ve birbirini anlama konseptinin gelişmesine de bir katkıdır!

Öte yandan, DP’nin seçime on milletvekili ile girmesinin, seçim sonucuna katkısı ne olur acaba? Yani öteki partilere ve genel siyaset sahnemize katkısı ne olur böyle bir birlikteliğin? Lefkoşa ve Mağusa’da şartların tamamıyla değişeceğini şimdiden söyleyebiliriz. Kâşif ve Taçoy gibi örgütçü geleneği olan iki milletvekili, bu iki seçim bölgesinde bütün dengeleri değiştirebilirler. İyi bildiğim Karpaz’da da bir takım şeyler değişir. Başka dengelerde, bir seçim olur… Güzelyurt’ta, DP’nin milletvekili çıkarma şansı, çok artar… Bir süredir orada çalıştığım için, siyasi kulislerinin bir kısmına tanık olduğum Girne’de de köprülerin altından çok sular akabilir…

İlk bakışta, sağın bölünmesinin en çok CTP’nin işine yarayacağı kesin gibi görünüyor ama biliyorsunuz, doğru “göreceli”dir… UG konsepti ile çok daha güçlü bir bir biçimde seçime girecek olan DP-UG nerelerde milletvekili sayısını arttırır? Daha da mühimi, alacağı milletvekillerini, “kimden çalar?” UBP’den deyip geçmeyin… Oyları aşağı çeker ama çalacağı milletvekilleri, ikinci olacak olan partidendir! Birinci gelecek olanın, işine bile gelir! Seçim yasasını, oyların bölünme sürecini, milletvekili seçiminin nasıl belirlendiğini bilen, ne demek istediğimi anlamış olmalıdırlar!

Bu bakımdan, “CTP’nin işine gelir” zanneyleyip, yan gelinmemeli… Her ilçede ilk parti olmanın koşulları aranmalı… UBP’nin birinci parti olacağı her seçim bölgesinde, DP-UG, CTP’nin aleyhinedir… Şimdiden uyaralım…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.