1. YAZARLAR

  2. Harun Denizkan

  3. DP’li Belediye Başkanları her an istifa edebilir
Harun Denizkan

Harun Denizkan

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

DP’li Belediye Başkanları her an istifa edebilir

A+A-

Demokrat Parti’nin dört Belediye başkanı dün akşam Girne’de bir yemekli toplantıda bir araya geldiler. Yenierenköy Belediye Başkanı Özay Öykün, Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçam, Esentepe Belediye Başkanı Erdal Barut ve Mehmetçik Belediye Başkanı Beyazıt Adalıer. Toplantının amacı; DP’li dört Belediye Başkanı’nın pertilerinde kalıp kalmayacakları konusunda karar vermekti. Edinilen bilgilere göre; DP’li dört Belediye başkanı dün akşamki toplantıdan önce DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’la bir toplantı yaptılar ve  sorunlarını anlattılar. Gelen bilgilere göre; Türkiye Cumhuriyeti yardım heyeti DP’li Belediye başkanlarına baskı yaptığı yönünde. Demokrat Parti’nin politikaları yardım heyetinin başında bulunanlar ile bağdaşmıyor. DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın açıklamaları sürekli olarak rahatsızlık yaratıyor. DP’li Belediyeler TC yardım heyetinin katkılarından faydalanmama korkusu yaşıyorlar. Dört Belediye Başkanı bu durumu Serdar Denktaş’a aktardı ancak Serdar Denktaş’ın onlara cevabı net oldu. Denktaş “Ben Parti politikamı TC yardım heyetine göre değiştiremem” dediği öğrenildi. Dün akşam  durum değerlendirmesi yapan DP’li dört Belediye başkanı istifa konusunda her hangi bir açıklama yapmadılar, ancak istifaları an meselesi.

UBP YENİ BOĞAZİÇİ ÖRGÜTÜ İSYANLARDA

İstihdamlar yapılmadan UBP örgütlerinde yaşanan rahatsızlıklar belli ki birilerinin başını ağrıtacak. Örgüt başkanlarının haberi olmadan istihdam edilecek kişilerin belirlenmesi örgütlerde büyük bir rahatsızlık yarattı. Üstelik işe alınacak olan kişilerin UBP ile alakası olmadığından, UBP’li örgütleri isyan ettirdi. Edindiğimiz bilgilere göre; Yeni Boğaziçi UBP örgütü şu sıralar darmadağın CTP’li olan Kuşaf ailesinden birinin istihdam edileceği söyleniyor. UBP Örgüt Başkanı Savaş Mercan ve bir çok UBP’li bu durumdan rahatsız. Kuşaf ailesi son yapılan belediye seçimlerinde CTP’li Cemal Biren’i destekledi deniyor.

ÇALUDA’NIN İSTİFSINI İSTEYECEKLER

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB- TEK) yeni yönetim  kurulu üyesi Akın Cellatoğlu, UBP Güzelyurt ilçesini ayağa kaldırdı. UBP Güzelyurt İlçesi bu akşam olağanüstü toplanıyor. Toplantının amacı KIB- TEK yönetim kuruluna atanan Akın Cellatoğlu’nun derhal görevden alınması. Eğer Cellatoğlu görevden alınmazsa ilçe başkanı Ahmet Çaluda’nın istifası istenecek. UBP Güzelyurt ilçe yönetimi kararlı, ya Cellatoğlu ya da Çaluda. Edinilen bilgilere göre; Çaluda’nın yerine seçilecek olan ilçe başkanı da hazır ancak bu akşam yapılacak olan tolantının seyrine göre karar verilecek. Bilindiği gibi; UBP’liler Akın Cellatoğlu’nu CTP’li diye KIB- TEK yönetiminde istemiyorlar. Ahmet Çaluda’nın isteği ile göreve getirilen Cellatoğlu bakalım görevden alınacak mı? Dün Ankara’dan gelen Çaluda bu durum karşısında ne yapacak çok merak ediliyor.

TATAR TARAFSIZ KALDI AMA BULUTOĞLULARI TARABZON’U TUTTU

Maliye Bakanı Ersin Tatar ile Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları dün akşam Çetinkaya Spor kulübünde birlikte maç seyrettiler. Her ikiside hasta Beşiktaşlı ama Türkiye liginin son maçında Beşiktaşlı olmanın bir avantajı yoktu. Fenerbahçe veya Trabzonspor şampiyon olacaktı. O bakımdan her ikiside iki takım arasında tercih yapması gerekirdi. Tatar dün akşamki maçlarda tarafsız olduğunu söylerken, Bulutoğluları Trabzonsporu destekliyordu. Neticede Fenerbahçe şampiyon olurken, Bulutoğluları Trabzonspor’un şampiyonluğu kaybetmesine üzüldü.

GÜNGÖR ÇÖPLÜĞÜ ÇOK BAŞ AĞRITACAK

Dikmen çöplüğünden biranönce kurtulalım derken  başımıza Güngör çöplüğünü derdini aldık. Olaya bir an önce AB yardımını alalım gerisi allah kerim mantığıyla bakan bazı bürokratlarla, “ benim üniversitemin başından bu sorun gitsin bana ne memleketten” zihniyetindeki bazı bilim insanlarının yanlış yönlendirmesi görünen o ki hükümeti zorda bıraktı. Oysa bu konu zor karar verilecek, öyle karmaşık bir konu değil.

Düz mantıkla düşünelim, bizim ülkemiz bir İtalya bir Almanya değil, oralarda evlerde işyerlerinde çöpleri ayrıştırarak topladıkları gibi her ev ve işyerinde bir de çöp öğütme cihazı var.  Çöplerin yüzde 90’dan fazlası da geri dönüşümde değerlenir.YA BİZDE ? biz hala daha en geri kalmış çöp toplama ve depolamadayız. Bizim İtalya’nın yarısı kadar bile olabilmemiz için 100 milyon euronun üzerinde yatırım gerekiyor. Belediyelerin çöp toplama araçları falan bu rakamın dışında. Bu durumda AB den alacağınız 6.5 milyon euroluk yardımın ne faydası olacak ? Memleketin ve bir üniversitemizin başındaki bela memleketin ve başka bir üniversitemizin başına taşınacak. Bir zaman sonra Dikmen den değil Güngör den dumanlar Mesaryayı saracak .Yarım buçuk işlerden medet umarak çok hatalar yapıldı ama belli ki ders alınamadı...

Güngör çöplüğü konusunda daha epey kalem oynatacağız bu belli de benim anlayamadığım Karpaza iğne düşşe ayağa kalkan çevreci sivil toplum örgütleri (ki kalksınlar kalkmasınlar demiyorum) bu konuda sus pus oldular.Ortaya bilimsel görüş de koyamıyorlar hareket de edemiyorlar. Yoksa “ dert benim başımdan gitsin de nere giderse gitsin hastalığına mı yakalandılar???

Anlaşılan odur ki; Güngör Çöplüğü çevreci gönüllü örgütler için de önemli bir sınav teşkil edecek

FON KORUMACILIĞINDA YOLUN SONUNA GELİNDİ

Yerli üretimi koruyalım diyerek halkın en çok tükettiği gida ürünlerine limitlerin üzerinde fon konması, böylece Güney Kıbrıs’a uzayıp giden arac konvoyları ile insanların Güneyden alışverişe teşvik edilmesi sadece TC li bakanlarla bürokratları değil halkı da rahatsız etmeye başladı.

Başlarda ithalatçı, üretici çıkar kavgası gibi görünen konu, rakamlar ortaya sayılıp döküldükçe halkın da ilgisini çekmeye başladı.  Böylelikle Arap ülkelerine ve son zamanlarda Türkiye’ye ucuz hellim satıp ihracat yapalım diyerek üreticiye kilo başına 3.5 TL prim verildiğini, devletin elindeki Süt Kurumu ve Koop Süt vasıtasıyla hatta üreticnin bizzat kendisinin verdiği rakamlarla hellimin maliyetinin 6.5 TL olduğunu şimdi artık sokaktaki vatandaş da öğrendi. Hellimin zaten kendi özelliğinden dolayı kilodaki yüzde 20 sinin su olduğu zaten biliniyordu. şimdi artık halk soruyor; madem bu hellimin kilosunu 6.5 tl ye mal ediyorsunuz halka niye 13 – 14 – hatta 15 lira kilosu satıyorsunuz ???

“ İnsaf dinin yarısı” derler ya o hesap. Yurt dışına 3.5 TL teşvik primi alarak 10 lira kilosu sattığınız Hellimi veya diğer ürünleri halka da ayni fiyatla

niye satmıyorsunuz ki ? o nedenle yerli üretici kendini sorgulamalı ve bu olayda halkı yanına alamıyacağını bilmeli. İthalattaki girdi maliyetlerinin yüksekliği, yaratılan istihdam, yüksek asgari ücretin maliyetleri olumsuz etkilediği gibi gerekçeler sadece üretici için değil ülkede ithalat yapan da turizmle uğraşan da kısaca iş yapan herkes için de geçerlidir ---

Devlet yerli üretimi teşvik etmek istiyorsa, iç tüketimi artıracak şekilde reklam tanıtım giderlerini karşılamalı, üretim standartlarını artırmalarına yardım etmeli, dış pazar bulmalarına yardımcı olmalı, bu alanlarda kafa yorulmalı. Yoksa özellikle tarım ürünleri üretimi bu koruma fonları yüzünden birbirine bağlı yürümüyor. Süte teşvik var diye herkes oraya akın edince kesimlik hayvan bulamayan kasaplar, eti fahiş fiyata yiyen vatandaşlar, darbelenen restorant sektörü zincirleme olumsuzluklar yaratılıyor. işte bu nedenle fon korumacılığında artık yolun sonuna gelindi diyoruz ---

TURİZMDEN İYİ SİNYALLER GELİYOR

Geçen yıl yaşanan KTHY şokunu turizmciler bu yıl kazanca dönüştürecek atılımlar peşinde. Ercan a sefer yapan özel hava yolu şirketlerinin sayısı bir anda 6 ya çıkınca rekabet ortamı turizmcilere yaradı. Şirketler arttıkca pazarlama alanları da genişledi. Örneğin bugüne kadar pek girilmeyen İran kapısı iyice açıldı. Daha şimdiden İranlı turistleri fazlaca görmeye başladık. Hafta sonları gruplar halinde Dereboyuna gelip yemek yiyenler, mağazaları dolaşanlar var. Almanya da zaten var olan potansiyel iyice artırılıyor. İtalya geçen yıl Karpaza akmıştı bu yıl Girne yi de dolduracak. Dimağ Çağıner, Salih Oscar yanında bir dolu genç girişimci kolları sıvadı. Ali Polatkan da boş durmuyor..Bütün iş turizmi yönetenlerin turizmcilerle doğru iletişim kurabilmeleri ve “turizme doğru teşvikler” sağlamalarıdır. Turizme sağlanacak doğru teşvik yerini bulduğunda bundan sadece kısıtlı bir zümre değil nerdeyse memleketin tümü yararlanacak, yaşanan ekonomik durgunluğu, nakit sıkıntısını, gençlerin işssizliğini, esnafın parasızlığını ancak ve yalnız turizmle kapatabilirsiniz...

SİYASETTE GÜZEL ÖRNEKLER ÇOĞALIYOR

Evet siyasette çekişmeler, kırgınlıklar, transferler,  seçimler derken ara ara iyi örnekler de yaşanıyor. Yeni atanan Bakan Aliçetin’in makam arabası yerine kendi arabasını kullanması, Maliye Bakanı Tatar’ın her hafta sonunu üreten sektörlerin arasında geçirerek bu ziyaretleri haber yaptırıp basına göndermesi böylece insanlara da tanıtma fırsatı doğurması, kabinedeki tek bayan Bakan Ünverdi’nin öğle yemeklerini Sarayönü lokantalarında vatandaşla yan yana alması, son zamanların yi örnekleri..Bunların çoğalması hepimizin arzusu..

Bu arada iyi örneklerden söz açmışken, çok siyasetin içinde olmasa da UBP Lefkoşa Belediye Meclis Üyesi Ali Çınar’ın iki oğlunu birden askere yollaması da iyi bir örnek, herkes bir asker yolu gözlerken Çınar’ın 2 oğlu içinde hafta sonlarını iple çekecek.  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum