1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Du bakali n'olacak? (Dur bakalım daha neler olacak?)
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Du bakali n'olacak? (Dur bakalım daha neler olacak?)

A+A-

Maraş’ı çözmek için şart mart yok!!!

Daha Kıbrıs sorununu çözeceğiz…

Hem de böyle, apansız, bir gece Türkiye medyası’ndan haber alıp şaşıracağız gibi geliyor bana… Haberde, Kıbrıs sorunu tarihe karıştı diyecek.

Olsa keşke de, öyle de olsa...

***

Gecenin bir vakti, internet medyası üzerinden Maraş’ın sahiplerine verileceğini, ancak idaresinin ve güvenliğinin Kıbrıs’ın kuzeyi tarafından sağlanması için gerekli uzlaşıya varıldığı haberini aldık.

2012’de Derviş Eroğlu ve o dönemki özel temsilcisinin, birlikte gerçekleştirdikleri bir gözlem gezisini de içeren çalışmalar sonrasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (Kıbrıs Cumhuriyeti)’nin de bu hali ile Maraş konusunda uzlaşmaya sıcak baktığı açıklandı. Hatta Maraş’ta çok miktarda mülkü ve yatırımı bulunan Lordos isimli şirketin sahiplerinin de mülklerini geri almak istediği, yönetimin ve güvenliğin de kimler tarafından sağlanacağı konusu ile ilgilenmediğini söylediğini öğrendik.

Çok geçmeden, eski özel temsilciden de bu konuda doğrulama geldi: Maraş açılımını bu hali ile destekliyormuş. Cumhurbaşkanı Eroğlu da, bu hali ile Maraş meselesini çözmekte sakınca bulmuyormuş. Duyduk, gördük anladık!

Arzuladığımız gibi bütünlüklü olmasa da, parça bütünün içindedir deyip teselli olabiliriz.

Bu iyi haber.

Devamında Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, zaten bir süredir dillendirmekte olduğu bir konuyu yeniden gündeme taşıyarak, artık Kıbrıs’ta çözümün zamanının geldiğini tekrarladı.

Bunu az sonra anlatırım…

***

İlginçtir, Başbakan yardımcısı Serdar Denktaş’tan da Kıbrıs sorunu hakkında yorum geldi. Denktaş, ''O toprakları vatan yapabilmek için beraber ölmeyi becerdik, o topraklarda kurulan devleti ayakta tutmayı beceremedik'' dedi. Devamında, Kıbrıslı Türklerin yaşamakta olduğu kültürel, siyasal, ekonomik, yurt içi, yurt dışı, Türkiye ile ve dünya ile ilişkiler konusunu daha önce hiç yaşamamışçasına, görmemişçesine, sorunun halkta yarattığı engelleri de bilmezden gelen  yorumlarda bulunarak, Dünya'ya , BM ve AB’ye meydan okuyabilmenin gerekliliğinden bahsetti.

Bunu da az sonra anlatırım…

***

Kıbrıs sorununda yine civcivli bir döneme girmekte olduğumuz kesin.

Önümüzdeki kısa süreç içerisinde, anlatılanlar ve yaşanmakta olanlardan gözlemleyebildiklerimiz bizi yanıltmıyorsa, yeni bir referanduma doğru gidilecek.

Gelin görün ki, Kıbrıs’ın güneyini  tümüyle bir kenara bırakarak, avuç içi kadar kendi devletimize ve kendi devletimizde olup bitenlere belirsizlik, karamsarlık, Kıbrıs sorunun çözümü meselesinde aklı karıştırılmışlar dışında hiçbir şey yansıtmıyor. Gerçeklerin, doğru stratejik planlamanın, geleceği güzel şekillendirmek için ihtiyaçlarımızın neler olabileceği konusunda aklı iyice karıştırılmış bir toplum…

Çok değil daha birkaç yıl önce, bir karış toprak vermeyeceğini söyleyen kişi, Cumhurbaşkanı seçilerek, iki bölgeli, iki toplumlu, federal bir devleti müzakere ediyor. Çözümün acil ihtiyaç olduğundan bahsediyor. Oysa kendis,i birkaç yıl öncesine kadar 20 Temmuz 1974 ile Kıbrıs’ta barışın huzurun ve refahın tesis edilmiş olduğunu anlatan kişi idi.

Bakınız, kendisi Maraş’ı sahipleine açmayı bile kabul etmişe benziyor bu durumda.

***

Öte yandan 2004 Annan Planı referandumunda, "Evet" diyememesini, Kıbrıs davası için ömrünü tüketmiş olan babasına ihanet edememekle açıklayan ve partilileiri için bu konuda hiçbir yönlendirici öngörüde bulunmayacağını, partisinin hem evet hem de hayır demek isteyenleri kucaklayabileceğini anlatan Serdar Denktaş, şimdi sıklıkla Anavatan ve taksim politikası üzerinden prim sağlamaya, Kıbrıs’ın böünmüşlüğünün en iyi çözüm olabileceği anlatımlarını sunmakta.

Ne Serdar Denktaş'ın, ne de Derviş Eroğlu'nun Kıbrıs sorunu konusundaki duruşları  güven vaat eder netlikte olmamıştır dersek fırtına yaratmış olmayız herhalde.

***

Öte yandan Cumhurbaşkanı eski özel temsilcisi de Kıbrıs sorunu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin konuya bakışı hakkında mümkün olduğunca az konuşan bir bilir kişi.  Hatta,  kendilerine  mikrofon uzatıldığı zamanda, soruları kısıtlı cümleler ile yanıtlayan, düşüncesi hakkında soru işaretlerimizin sürmesine yol açan bir hareketin lideri kendisi... Oysa görüyoruz ki aynı kişi, o gün de Kıbrıs sorunun çözümünde, “Gobal mal paylaşımı” mantığı ile adım atılmasında sakınca görmemiş ve bu gün de aynı fikrinin devam ettiğini de dün medya aracılığıile paylaşmış.

***

Demek ki, göstergeler Kıbrıs sorunu hakkında bir çözüm arayışının hızlanabileceğine işaret ediyor.

Geçmişte imkansız gibi göründüğü halde, Derviş Eroğlu da Kıbrıs sorununda BM ve AB kriterlerinde bir çözümün sağlanması yönünde hareket edeceğini açıklıyor. Hatta kendisini Talat ile kıyaslayıp “O da çözememişti” diyerek, neredeyse çözümü sağlayamama ihtimali üzerinden kamuoyunda günah çıkartıyor.

Serdar Bey ise, siyaset sahnesindeki yerini, Rahmetli Cumhurbaşkanı R.R.Denktaş gibi konumlandırmak için kolları sıvamışa benziyor.

Bu durum ise yeniden üç ileri iki geri görüntüsü yaratmaya hazırlanıldığı izlenimi 

Mevcut hükümetin büyük ortağı Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin bakışı da ortada. Bu amaçla Dış İşleri Bakanlığı’nı istemekten taviz vermeyen Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Maraş açılımı hakkında ortaya çıkan haberlerle ilgili sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.

Aziz Nesin misali: DU BAKALİ  N’OLACAK?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.